1001 HATİM GELENEĞİ ERZURUM ÖRNEĞİ

/ 4 Ocak 2018 / 807 / yorumsuz
1001 HATİM GELENEĞİ ERZURUM ÖRNEĞİ

İslam dinini yaşama ve yaşatmada azimli olan milletimiz, tarihten gelen rolünü her dönem icra etmeye çalışmıştır. Memleketimizin her köflesinde Kur’an ve sünnet merkezli dinî hayat, maruf örf ile bütünleştiğinden hatta örflediğinden çok tabii olarak yaşanmakta-dır.

Dinî hayatın canlı olduğu vilayetlerimizden Erzurum ise ayrı bir özelliği barındırmaktadır. Yaklaşık olarak 500 yıldan beri devam eden 1001 hatim geleneği vilayetimize özgü bir durumdur. Dünya çapındaki hafızlarıyla meşhur olan illerimiz için bu durum belki de olması gerekeni yansıttığndandır ki, halkımız bu geleneği çok tabii olarak görmekte, yıldan yıla daha da genişlleterek ve gelişltirerek devam ettirmektedir. şöyle ki, bu güzel gelenek ilçelere ve hatta köy-lere kadar intikal etmişltir.

1001 hatim geleneğinin tarihi:  Erzurum’da devam eden 1001 hatim geleneğinin tarihi çok net olmamakla birlikte hicri945, miladi1533’e dayanmaktadır. Yavuz Sultan Selim ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde başladığı anlaşılan gelenek ilk defa Pir Ali Baba

isimli zat tarafından konulmuştur. Erzurum’un güneybatısında yer alan Dutçu (Tuzcu) Köyü’nde sakin olan Pir Ali Baba, dönemin mu-tasarrıfıdır. Âlim ve zahit olan bu zat “Eğer her yıl 1001 hatim oku-nursa Allah Teala bu memleketi felaketlerden, hususen zelzeleden korur.” diyerek halkı teşlvik etmiştir. Sabık Erzurum Müftüsü Sayın Yunus Kaya hocam, hocası ve Erzurum Müftüsü olan Muhammet Sadık Solakzade’den naklettiği bilgiye göre -Hoca bu bilgisini elin-deki bir evraka dayandırarak söylermişl- Pir Ali Baba 8 köyden 3 ta-nesini 1001 hatim okuyan hafızlara, diğer üç köyünü ise Abdurrah-man Gazi’yi ziyaret edenlere ikram edilmek üzere vakfetmişltir. Vak-fiyedeki zelzelenin özellikle zikredilmesi ise o dönemde Erzincan’da çok şiddetli bir depremin olmasına bağlanmıştır. Bu gelenek o ta-rihten itibaren I. Cihan Harbine kadar devam etmifltir. Harp y›llar›n-da meydana gelen baz› aksamalarla okutulamayan 1001 hatim bir süre sonra Erzurum Müftüsü Muhammet Sadık Solakzade ve o za-manın Erzurum Milletvekillerinden Mühirzâde Asım Efendi ile Zihni Bey tarafından yeniden okutulması için Mustafa Kemal Paşa’dan izin istihsal ettirerek tekrar başlanmıştır. (Konyalı, ibrahim Hakkı, Abideleri ve Kitabeleri ile Erzurum Tarihi, istanbul 1960, s. 345.)

Hâlen devam etmekte olan 1001 hatim geleneğinde hatim sayısı gi-derek artmaktadır. Örneğin 2009-2010 yılı içerisinde bir ayda oku-nan hatim sayısını il Müftümüz Sayın Yakup Arslan 12750 olarak açıkladılar.

Erzurum’dan etkilenen ilçelerden, özellikle hafızları çok olan Tortum ilçesi de yedi yıl aradan sonra 1001 hatim geleneğini 2675 hatimle yeniden başlatmıştır. Hatta Tortum’un Pehlivanlı kö-yü de bu geleneğe iştirak etmiştir. Tortum müftümüz Celal Büyük bundan sonra da bu güzel geleneği devam ettireceklerini belirtmiş-tir. Ayrıca bu y›l göreve bafllayan ‹spir Müftüsü Yavuz Koçak da önü-müzdeki y›l ispir ilçesinde 1001 hatim geleneğini başlatacaklarını bildirmiştir. Hatta bu yıl ispir’in Üzümbaşı köyünde de 1001 hatim okunmuştur. ilçede çok sayıda hafız olması nedeniyle bir deneme olarak bu yılki Kutlu Doğum haftası münasebetiyle 410 hatim okun-duğunu açıklamışltır. Bu amaçla önümüzdeki yıl 1001 hatim oku-mak için gerekli çalışmaları başlattıklarını belirtmiştir. Ayr›ca Pasin-ler ve Horasan ilçelerinde de zaman zaman 1001 hatim okunmakta-dır. Hatta Pasinler ilçesinin Altnbaşak (Kındığı) ve Ağcalar köyünde ve Horsan ilçesinin Harslı köyünde de bu gelenek yıllardır sürdürül-meye çalışlmaktadır. Ayrıca aslen Erzurumlu olan ya da öğrenimle-rini Erzurum’da yapmış bulunan pek çok müftü, vaiz ve din görevli-lerimiz, Türkiye’nin muhtelif yerlerine Erzurum’un 1001 hatim gele-neğini taşımışlardır.

1001 hatimin okunma şekli

1001 hatmin okunma zamanı, genelde 15 Aralık ile 15 Ocak arasıdır. Bu dönemden maksat eski yıl› hayırla, ibadetle, kullukla tamamla-yıp, yeni yıla da aynı duygu ve düşüncelerle girmektir.

Hatimler müftülğün tespit ettiği Dervişağa Camii, ihmal Camii, Gürcükapı Camii, Ayaspaşla Camii, Cennetzade Camii vb. belirli mer-kez camilerde okunur. Önceleri sipariş usulü hatimler 1001 hatime dâhil edilmeyip sadece camilerde okunanlarla hatim tamamlanırmış. Günümüzde camilerde okunana ilaveten dıflarşda okunan –Kur’an kurslarında– hatimler de katılmaktadır.

Hatimler sabah ve yatsı namazını müteakip bizzat camide okunur. Hatim okumaya iştirak edenlere önceleri Pir Ali Baba’nın vakfiyesin-den ikram ve ihsanda bulunulurmuş. Cumhuriyet döneminde bu vakfiyeler lağvedildiğinden, Solakzâde hazretleri şehrin esnafından ve eşrafından gerekli desteği alarak hatime iştirak edenlere ikram-da bulunmayı devam ettirmiştir. Günümüzde ise artık böyle bir şey söz konusu değldir. Sadece hatim okunan caminin bulunduğu ma-halle sakinleri ve esnaf bazen ikramda bulunurlar.

Hatim okunan camilerde hatmi yöneten bir yetkili hoca bulunur. Hatimler o yetkili hocanın nezaretinde okunur. Akabinde tilavet secdeleri eda edilir ve günlük hatim duası yapılır.

Camide hatim okuyamayanlar genelde mahfil altında oturarak tes-bihatta bulunurlar. Hatim boyunca yaptkkları tesbihatlar ve salât’u selamlar ile hatime iştirak etme düşüncesindedirler. Bu âdeti de So-lakzâde hazretleri bafllatmıltır.

Günün hatimleri tamamlanıp da dua yapılınca cemaat camiden da-ğılır. Zaman zaman caminin bulunduğu mahallenin eşraf›ndan olan zatlar cemaati sabah kahvaltısına davet ederler. Davete iştirak eden hocalar çeşitli konulardan sohbet eder, sorulara cevap verirler. Kah-valtıyı müteakip dağılırlar.

Belirli merkez camilerinde okunan hatimlere hafızlar ve diğer cami-lerin imam ve müezzinleri iştirak ederler. Dokuz yıllık imam-hatiplik dönemimde ben de bizzat bu hatimlere iştirak ettim. Hatimlere git-mek için gayret gösterilir, koşturulur. Hafızlğını yeni bitiren

gençler ve çocuklar büyükleri tarafından hatim okunan camilere getirilir. Kur’an okuması düzgün olan herkes iştirak edebilir. Zaman zaman bazı f›khi konular açıklanır, ayet meallerine atıfta bulunulur. ‹lmihal konuları anlatılır.

1001 hatim geleneğinin sosyal boyutu

Erzurum’da devam ettirilen 1001 hatim geleneğinin pek çok maddi ve manevi sonuçları vardır. Bunları bizim hakkıyla anlatmamız mümkün değildir. Ancak anlayıp hissettiklerimizi kısaca paylaşmak istiyoruz.

Hatim okumaya iştirak etmek insanda tarifi mümkün olmayan bir haz doğurur. Kutsî bir heyecan, içten bir samimiyet insanı adeta ku-şatır, mest eder. Bunun yannnda bir ay da olsa Kur’an’la hemhal ol-mayı, hafızlığı kuvvetlendirmeyi, Kur’an’ı az da olsa anlamayı sağlar. Hatta Erzurum’da çok sayıda hafızın yetişmesine bu geleneğin etki ettiğini düşünüyoruz.

Hafızlığını yeni bitiren çocuklar için bu gelenek bir eğitim semineri gibidir. Hatimlerin sonunda ihlâsları bir edayla okuma gayreti, Kur-ran hafızları dinleme keyfi, yapılan hataların bir hoca tarafından ne-zaketle düzeltilmesi kısaca yaşlışı, orta yaşlısı, genci, çocuk yaşta ha-fızları ile tam bir kaynaşma, tam bir muhabbet ve sevgi havası eser camilerde. Hatime iştirak eden yaşllıların vakur tavırları, ceplerinde getirdikleri şekerleri gençlere vermeleri nazik bir teşvikten öte, in-sana bir güven ve onur verir. Hele yafşlıların bazen eski hatıraları yâd etmeleri tarifi mümkün olmayan keyifli anlar yaflatır. Bu esnada bü-yük âlimlerden duydukları ilmî meseleleri nakletmeleri farkında ol-madan gençlerin islam kültürüyle yetişmelerini sağlamaktadır. 1001 hatim geleneği Erzurum’da bir okuldur. Eğitim ve öğretimin birlikte yürütüldüğü Peygamberî eğitimin bir numunesidir. Bu bir ruh hâlidir ki, yaşanır, anlatılamaz.

1001 hatimden beklenilen rahmet ve mağfiret her yönüyle hissedil-mektedir. Bir kubbe altında ibadet aşkı ve niyetiyle oturup kıraatte bulunan insanların gayreti görülmeye değerdir. ibadet vecdinin yüzlerden okunan huzur ve saadeti topluma bir huzur olarak yan-sır. Çünkü o bir aylık süre adeta bir neşe ve meserret süresidir.

Kur’an’la yoğrulma ânıdır.

Son cumada yapılan hatim merasimi ise çevre illerden, ilçelerden ve köylerden gelen vatandaşlarla Ulu Cami’de gerçekleştirilir. Vaaz-lar verilir, aşr-ı şerifler okunur. Tilavet secdeleriyle ilgili ayetler teker teker okunarak yeniden cemaatle birlikte secdeler yapılır. Tam bir bayram havası hâkim olur. Birlik ve vahdet ruhu yeniden canlanır, hatıralar yâd edilir, gözler yaşlarır, kalpler titrer, eller duada milleti-mize, memleketimize ve bütün islam âlemine dualar edilir. Bir da-haki yılın hasreti hemen töreni müteakip konuşlulmaya başlanır.

Kısaca 1001 hatim okuma geleneği dinî ve millî duyguların canlı tu-tulduğu, kulluk şuurunun ete kemiğe bürünmüş bir ruh hâlidir. Geçmişi rahmet ve hayırla yâd ederken, geleceği daha güzel bir şe-kilde inşa etme gayretidir. 1001 hatim, Allah kelamının dillerde te-rennüm edilerek gönüllere ve topluma dalga dalga yayılmasıdır. Hz. Peygamber’in 9 zilhicce (Mart) 632 yılı Cuma günü Veda Hutbe-si’nde buyurduğu, “Size iki emanet b›rakıyorum, onlara sımsıkı sarıl-dıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emanetler, Allah’ın kitabı Kur’an ve O’nun Peygamber’inin (s.a.s.) sünnetidir.” ifadelerinin yıl-lar sonra fiilî bir tatbikidir 1001 hatim.

(Pir Ali Baba’nın hayatı hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır.

 Ancak kabri merkeze bağlı Tepeköy ile Dutçu (Tuzcu) köyleri arasında Erzurum Ovasına nazır kendi adını taşıyanyan     Pir Ali Baba tepesi üzerinde bulunmaktadır.

Pir Ali Baba’nın özellikle vakfiyeleri ile ilgili bilgi için altdakidaki arşiv bilgilerine müracaat edilebilir.

H. 940, M.1533 tarihli vakfiyesi vardır. Bu tarihte Erzurum kadısı Mevlana Ahmedüddin vakfiyeyi

tanzim ve imza etmiştir. Bu vakfiye Tuzcu Köyü’nün hudutlarını ve Erzurum’un bazı

semtlerini göstermek itibariyle tarihi kıymeti vardır. Pir Ali Baba sofiyşoyundan bir zat olup asrının

mümtaz adamıdır. Vakfiyesinde şahit gösterdiği zatlar da kendisi gibi büyük insanlardır.

Hüseyini defteri vakfiyede Molla Veli dediği Pir Ali Baba, Yavuz Sultan Selim’in Erzurum’u aldığı

zaman Tuzcu Köyü’nde mutasarrıf olduğunu Erzurum ayanının şahadeti ile sabit olmuştur.

Ölümünden önce H. 940, M. 1533’te meşayih, ulemadan olan evlat ve halifelerine köyü vakfetmifltir.

Pir Ali Baba’nın bıraktığı vakıflarıyla ilgili, Başbakanlık Osmanlı arşivinde bu bilgilere ulaşıllmaktadır.

Evkaf-ı Hümayun mülhakatına tabi Erzurum’daki vakıflardan Pir Ali Baba

zaviyesi vakfı muhasebatı müfredatı. (BOA, EV. D.13299) Vakıf ferağ-terk ve intikalat rusumatıyla

-intikal vergileri- kâğıt baha ve kalemiyle miktarı (BOA, EV. d. 22651-22796), maarife alınacak evkaftan

Pir Ali Baba zaviyesi hayrat ve müberreatı gelirleri hakkında evkaf-ı münderice gelir kaynakları yok olmuş

vakıflar talimatına göre muamele edilmesi (BOA, MF, MKT, Dosya No: 98, Gömlek No: 90)

Pir Ali Baba zaviyeleri bedelatının zaviye sahibine mi maarife mi verileceğine

dair bir karar alınması isteği üzerine liva Nabilerinin başkanlığında oluşlturulan komisyonca

tahkikat yapılarak neticesinin bildirileceği (BOA, MV, Dosya no: 62 Gömlek No: 61.)                                                                        Araş.Yazar Dr. Zeki Koçak