1894 YILINDA ERZURUM’UN HODİÇOR NAHİYESİNDE (SARIKONAKLAR KÖYÜ) ERMENİLERLE İLGİLİ OLARAK YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA

/ 25 Temmuz 2018 / 344 / yorumsuz
1894 YILINDA ERZURUM’UN HODİÇOR NAHİYESİNDE (SARIKONAKLAR KÖYÜ) ERMENİLERLE İLGİLİ OLARAK YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA

image001

Belgelerde Hodiçor Nahiyesi olarak bahsedilen yerin vaktiyle büyük bir Ermeni yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Geçmişin nahiyesi şimdilerde Sarıkonaklar köyü olarak bilinmektedir.

İspir’e 55 kilometre uzaklıktaki Sarıkonaklar köyü, Çoruh Havzası’nın Kaçkar Dağı’ndan sonraki en büyük zirvesi olan Soğanlı Dağı’nın eteklerine kurulmuş. Doğal güzellikleriyle ünlü köye adını veren konaklar ise iki – üç katlı taş evlerden oluşuyor. Yapılışı iki yüz yıl önceye dayanan kemerli pencereli evlerin bir bölümü aile pansiyonu olarak turizme kazandırılmış.[1]

Belgelerdeki ifadesiyle Lazistan yolu üzerinde bulunan Hodiçor nahiyesine iki bin tüfenk ve her nüfusa üç dörder yüzden mütecaviz fişek (mermi) getirildiği anlaşılmış. Ayrıca tahkikatte yüz elli dört Rusya Sürmelisi ve Martini tüfengi ile bin fişekin ortaya çıkarıldığı ifade edilmiş. Tahkikate gerek duyulması ise Ermeni Katolik cemaatinden Aleksan Efendi namına yazılmış ve on Ermeni’nin imza ve mühürlerinin bulunduğu bir mektubun ele geçirilmesi üzerine olmuş. Metupta Rusya’nın bir seneye kadar Erzurum’u zabt edeceği ve o vakte kadar sabredilmesi ve bu zamana kadar hazırlıklara devam edilmesi gerektiği yazılıymış.

İşte bunun üzerine bir başkomiser ve savcı gönderilerek sorgulama yapılmış. Sorgulamada Hodiçor’da yüz elli Rusya sürmelisi ve bir Martini Hanri ve bir Osmanlı kapaklısı ve bir Vinçester ki cem’an yüz elli üç aded tüfek ve bin sekiz yüz elli dokuz fişek olduğunu itiraf etmişler. Neden bu kadar silah bulunduruyorsunuz sorusuna da nahiyelerinin Trabzon vilayetine tabi Lazistan Sancağına karib (yakın) ve merkez vilayete uzak olması nedeniyle ve Lazistan Sancağında Tüylü ve Kırkyılanoğulları gibi meşhur eşkıyalar olduğunu bunların korkusundan silahlandıklarını ifade etmişler.

Ancak belgede bulunan yorumlardan Hodiçor’da bulunan silah ve cephanenin bunlarla sınırlı olmadığı ve aslında iki bin tüfenk ve iki yüz binden fazla fişek (mermi) olduğu yönünde değerlendirmeler olduğu anlaşılmaktadır.

Keza yine yapılan değerlendirmelerde bu kadar silah ve cephanenin eşkıya korkusuyla bulunduruluyor olduğu savunması 1500 nüfuslu nahiye için geçerli bir savunma olamayacağı şeklindedir.

Silahların temin edilme şekli de dikkat çekicidir. Hodiçorlu Ermenilerin genellikle fırıncı oldukları ve çalışmak için sıklıkla Rusya’ya gidip geldikleri ve her gidip gelenin gidiş gelişinde silah ve mermi getirdiği şeklindedir.

Soruşturmanın seyrinde bazı eksiklikler tesbit edilmiştir. Hatta yakalanan mektupta isimleri geçenlerin önce gözaltına alındığı ancak sonra bir kişinin fevri kararıyla serbest bırakılmış olması da şüpheli bulunarak Keskim kaymakamının da iştirakiyle savcı ve komiser tarafından yeniden soruşturma yapılması uygun bulunmuştur.

Neticede toplu bir isyan için hazırlık yapıldığı anlaşılmaktadır. Zaten belgenin tarihinden sonraki dönemlerde Anadolu’nun muhtelif yerlerinde Ermeni isyan hareketleri görülmüştür. Horiçorla ilgili olarak Pazaryolu’nu anlatan bir yazıda 1. Dünya Savaşı yıllarında Horiçor’da yaşanan Ermeni olaylarıyla ilgili önemli bilgiler bulunmaktadır.

1 Kasım 1914′ te Rusların doğu sınırlarımıza saldırısı ile 1. Cihan savaşına katılan Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşında kafkas cephesinde de savaşmak zorunda kaldı. Ancak Ruslar karşısında başarılı olunamadığı için Erzurum 16 Şubat 1916 günü Ruslar tarafından işgal edildi. Ruslar 20 Şubat 1916 tarihinde İspir’e ve 24 Şubat 1916 günü Pazaryolu’ nu girdi.

Ruslar Akbulut, Burçaklı Mahalleleriyle Gölyanı, Göztepe ve Gülçimen Köylerinde yüzlerce kadın ve erkeği türlü işkencelerle öldürdükleri gibi, Türk birliğinin yerini haber vermedikleri için Pazaryolu’ nda 65, kişiyi hunharca kurşuna dizmişlerdir.

Rusların işgali ile birlikte Rusya’ya kaçmış olan Ermeniler de dönerek Hodiçor (Sırakonaklar) ve Mohurgot köylerinde oturan Ermenilerle birleştiler. Bilhassa Çamlıkaya bölgesi başta olmak üzere bütün köylerde en gaddar, en İnsanlık dışı işkencelere başlamışlardır.

Bölünmesi planlanan güzel memleketimizden bir parça kaçıracaklarını ümit ederek Ruslara katılan Ermeniler, büyük hayaller peşinde koşmuş ve onlara zaferlerini sağlama yönünde yardım ve yatakçılığın her türlüsünü yapmakta kusur etmemişlerdir.

1917’de Rusya’da yaşanan Bolşevik İhtilanden sonra Rusların geri çekilmesiyle birlikte daha önce onlarla birlikte Osmanlıya karşı savaşan Ermeniler kurdukları alaylarla bu kez Osmanlıya karşı tek başlarına savaşmaya ve katliamlar yapmaya başladılar. Söz konusu Ermeni “Kasap Alayları” doğrudan doğruya taşnak komiteleri tarafından sevk ve idare ediliyordu. Liderleri, Ermenilerce general rütbesi verilen Antranik idi.[2]

Antranik aslen Şebinkarahisarlı olup, Van ve Bitlis taraflarındaki isyan hareketlerini de yönetmiş, Şebinkarahisar baskınına da liderlik etmiş kişidir. Birkaç defa da yurt dışına çıkıp tekrar Anadolu’ya gelmiştir.[3]

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Hüseyin Dağ, Zafer Şık, Ali Özgür, Ramazan Koç, Muhammed Özler, Haydar Egesel, Hafize Bozkurt, Rümeysa Odabaş’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

Arşiv Fon Kodu: A.}MKT.MHM. Dosya No: 729, Gömlek No: 9, Tarihi: 21 S 1312 (24 Ağustos 1894), Konusu: Ermenilere dağıtılmak üzere Pasinler’e bol miktarda silah ve muzır neşriyat gönderildiği.image002

Erzurum Vilayetine Şifre

7 Ağustos Sene 1310 (19 Ağustos 1894)

Lazistan üzerinde Hodiçor nahiyesine iki bin tüfenk ve her nüfusa üç dörder yüzden mütecaviz fişenk idhal olunduğu bi’t-tahkik anlaşılarak yüz elli dört Rusya Sürmelisi ve Martini tüfengi ile bin fişenk zahire ihraç edildiği ve meclis idare-i vilayet azasından ve Ermeni Katolik cemaatinden Aleksan Efendi namına on nefer Ermeni’nin imza ve mühürleriyle der-dest olunan mektub muhabere-i mefsedetkârâneyi Rusya’nın bir seneye kadar Erzurum’u zabt edeceği ve o vakte kadar sabır lazım geleceği yolunda bir takım tefevvuhat-ı hainaneyi (münasebetsiz hain sözler) havi olmasıyla merkumlardan der-dest edilen eşhasın (yakalanabilenler) merkez vilayete gönderildiği vilayet ser komiserliğinin iş’arınaatfen zabtiye nezaretinden bildirilmekle keyfiyyetin izahen iş’arı matlubdur (istenilmektedir).

İşaret-i âliye mucebinceimage003

Erzurum Vilayeti Adet 27

Huzur-ı Sâmi-i Cenâb-ı Sâdâret-penâhiye

Maruz-ı çaker kemineleridir

Şeref efzâ-yı fark-ı terkim ve tahrim olan fi 7 Ağustos Sene 1310 tarihli telgrafname-i sâmi-i cenâb-ı sâdâret-penâhilerinde Lazistan üzerinde Hodiçor nahiyesine iki bin tüfenk ve her nüfusa üçer dörder yüzden mütecaviz fişenk idhal olunduğu anlaşılarak yüz elli Rusya sürmelisi ve Hanri Martini tüfengi ile bin fişenk zahire ihraç eylediği ve meclis idare-i azasından ve Ermeni Katolik cemaatinden Aleksan Efendi namına on nefer Ermeni’nin imza ve mührüyle der-dest olunan (ele geçirilen) mektub muhabere-i mefsedetkârâneyi ve Rusya’nın bir seneye kadar Erzurum’u zabt edeceği ve o vakte kadar sabr lazım geleceği yolunda bir takım tefevvühat-ı (münasebetsiz sözler) hainaneyi havi olmağla mektub suretiyle merkumlardan der-dest olunan (yakalanan) eşhasın merkez vilayete gönderildiği hakkında vilayet serkomiseri sabık Kâzım Efendi tarafından zabtiye nezaret-i celilesine vukuu bulan ihbarın ifahen arz ve iş’arı emr ü irade buyurulmuş ve muma-ileyh Kâzım Efendi tarafından bu bu babda verilen takrirle zikr olunan Hodiçor nahiyesinin merbut olduğu Keskim kaim-makamlığı’ndan verilen malumat pek de kabil-i tevfik olamayub keyfiyyetin suret-i mükemmelede tahkikine lüzum ve icab gösterdiğine binaen kaim-makam kaza ile birleşerek icra-yı tahkikat etmek üzere adliye müddei-i umumi muavini ve müstantik ile muma-ileyh Kazım Efendinin nahiye-i mezkûreye i’zamları fi 11 Ağustos Sene 1310 tarihli telgrafname-i çakerânemle bi’l-istizan cevâben şeref tevarüd eden telgrafnâme-i sâmi-i cenâb-ı fehimânelerinde bu babda adliye nezaret-i celilesinden müddei-i umumiliğine ve zabtiye nezaret-i celilesinden de serkomiserliğe tebligat icra ettirildiği beyan-ı samisiyle tahkikat-ı lazımenin ifa ettirilmesi emr ü ferman buyurulmuş ve muma-ileyh nahiye-i mezkûreye ba’s ve i’zam kılınmış (gönderilmiş) idi. Avdetinde (vardığında) muma-ileyhima müddei-i umumi muavini ve müstantile kaim-makam-ı kazanın mühr ve imzaları ve fi 7 Eylül Sene 1310 tarihiyle verdikleri tahkikat fezlekesi nahiye-i mezkûre ahali-i mevcudesi umumen Katolik olub mikdar-ı hane ve nüfus ve hal ve sanatlarını ve mevki’lerinin ta’rifat-ı çoğrafyasını havi ve yedlerinde bulunan yüz elli Rusya sürmelisi ve bir Martini Hanri ve bir Osmanlı kapaklısı ve bir Vinçester ki cem’an yüz elli üç aded tüfenk ve bin sekiz yüz elli dokuz fişenkden ibaret olduğu halde komiser muma-ileyhin vucuduna kail (nakleden) olduğu iki bin tüfenk ve iki yüz binden mütecaviz fişenk sözü ve ahalinin kendisine sui-kasd zehabı (suikast düşünenler) komiser-i muma-ileyhin merhuma ve murahhasa vekilinden dolayı beyne’l-ahali tefrika (ayrılık) ve Arakin muma-ileyhin murahhas vekiline misafir olub ve taraftarlarından silah aramayub muhaliflerinden aranmasından toplamasından mütehassıl (husule gelen) şamatadan münbais olduğu (çıktığı) ve mevcud tüfenk ve fişenkler def’aten tedarik olunmayub ahali-i merkumanın ekserisi fırıncılıkla Rusya memalikine ve mahal-i saireye gidüb gelürken erbâb-ı iktidardan olanları her def’ada birer mikdar getürmüş (getirmiş) oldukları ve şu tüfenklerin bulundurulması bir güna su-i maksad ve mefsedete mübteni olub nahiye-i mezkûrenin Trabzon vilayetine tabi Lazistan Sancağına karib (yakın) ve merkez vilayete baiden bulunmak mezkûr Lazistan Sancağının Tüylü ve Kırkyılanoğulları gibi meşahir eşkıyanın çevelan-gahı olmak (eşkıyanın çirit atıyor olması) ve birkaç sene mukaddem bi’d-deftaat nahiyelerini basub katl ve ihrak ve gasb ve garat misillü ahval facia ika’ etmekden naşi mal ve canlarını muhafaza içün olduğunu ve bu eslihayı hiçbir vakitde ketm ve ahza etmeyüb suret-i alineyye de (açıklıkta) ve her kesan (kesin) gözleri önünde bulundurduklarını isticvaben (sorguda) ahali-i merkume ifade eylediklerini mezkur tüfenk ve fişenklerin bir güna sui-niyet ve fikr-i mefsedete (kötü niyet ve düşüncelere) müstenid olduğunu (dayandığını) isbat edecek delail ve emaret (delil ve emareler) tahkikaten dahi görülemediğini ve mikdar-ı nüfuslarına göre de istiksar edilecek derecede de olmadığını ve bahs olunan fesad-amiz (fesadın) mektebde Tiflis’de tertib ve tahrir olunduğu anlaşıldığı halde imzaları muharrer on şahıs başka başka mahallerde bulunmasından naşi tahkikat-ı mukteziyenin der-dest icra bulunduğunu muhtevi olmasıyla mezkûr dekayık-ı mevhur cenâb-ı sadâret-penâhileri buyurulmak üzere leffen takdim kılındı tafsilat-ı maruzadan rehin-i ilm-i âli-i hazret-i daver-i efhâmileri buyurulduğu cihetle iş bu fişenglik tahkikatinde ahali-i merkumenin maznuniyet (zanlarını) ve mes’uliyetini mucib esbab-ı delail gösterilmediğine ve cümlesinin kötülük olmağla beraber kar ve kesbce (çalışıp kazanmak) ve fırunculuk ve sair sanat içün mütemadiyen Rusya’ya ve diğer mahallere gidüb gelmekçe me’luf (alışılmış) ve mesgul olduklarının ve mevkialarının Lazistan üzerinde bulunarak eşkıyanın bunlara tasallut ve mazzarratından dolayı esbab-ı müdafaa ve muhafazaca ihtiyaç ve meçburiyetlerinin merkez vilayetçe de malumatına ve dahiliye nezaret-i celilesinin 27 Teşrin-i-evvel Sene 1307 tarihli ve şifreli telgrafnamesinin ahali yedinde bulunan esliha-i miriyenin istirdad ve cem’i hakkında evvelce tebliğ olunan kararın her tarafça icrasına dikkat ve i’tina ile bundan şimdilik yalnız hudud yolundaki mahaller ahalisinin istisnası ahiran şeref-sâdır olan emr-i ferman-ı hümayun-ı mülükâne hükm-i celilinden olarak icab eden mahallere malumat verilmekle vilayetçe de ber mantuk irade-i seniyye ifadeyi muktezası beyan ve iş’ar buyurulduğuna ve Erzurum vilayetinin İran ve Rusya hududlarında bulunmasına nazaran bu vilayetçe vaktiyle o misillü esliha toplanmamış olduğu gibi şimdilik zikr olunan yüz elli üç tüfenkle fişenklerin ahali-i merkume yedlerinden alınması filvaki’ (vaki hale göre) sabıkı misillü eşkıyanın tasallutuna hedef olacakları mütalaasına göre pek de münasib olamayacağı derkâr ve zat-ı maddenin dairece aliyyece tedkikat ve tatkikatı der-dest icra olunmağla husul-ı neticede keyfiyyetin arz ve iş’arına müsaraat olunacağı aşikârdır. Bâlâda ismi zikr olunan meclis idare azasından Aleksan Efendinin ahiran hulul-ı ecel mevuduyla vefat eylediği dahi berayı malumat maruzdur. Ol-babda emr ü ferman hazret-i men leh’ül emrindir. Fi 3 Cemaziye’l-evvel Sene 1312 ve fi 20 Teşrin-i-evvel Sene 1310 Bende Vali-i Vilayet Erzurum Es-Seyyid Binali Yaver-i Es-Seyyid İsmail Hakkı 1358image004

Bâb-ı Âlî Daire-i Sadâret-i Uzma Mektûbî Kalemi

Erzurum Vilayetinden Mevrud Şifreli Telgrafnamedir.

Cevap 7 Ağustos sene 1310 Vilayet Serkomiseri bazı tahkikat icrası içün geçende Keskim kazasına gitmişti. Ahalisi tahminen bin altı yüz zükûr Ermeni Katoliğinden ibaret  olan Hodiçor nahiyesindemurahhas vekilinden dolayı ahali-i merkume iki taraf olmuşlardır. Ahali-i merkume yedinde (elinde) yüzkırksekiz Rusya sürmelisi ve beş Martini Hanri ile yirmibin fişenk bulunduğuna dair istihsal edildiği (elde edilen) müfredat defterini (bir şeyin bütününü meydana getiren şeylerden her biri) kaim-makamlığa tevdi’ eylediği beyanıyla ahali-i merkumeden bazılarının İlksan Efendiye yazdıkları bir mektubun suretini beş adet tüfengi mustahsiben (yanına alarak) merkez vilayete celb kılınmış bulunduğu tahkikat-ı lazımenin serian ikmali yine kendisine havale olunmuşdu. Ol-babda verdiği evrak-ı tahkikiye alel-usul müddei-i umumiliğine tevdi olunmuşdur. Merkez vilayete celb olunan altı kişiden ikisinin oranın daire-i  adliyeye havalesinden mukaddem (sonra) polis komiserliği tarafından salıverildiği habishane me’muru tarafından haber verilmiştir. Ahali-i merkume tarafından kaza kaim-makamlığına verilen umumi istid’alarda dahi nezdlerinde bulunan yüzelli bukadar tüfengi i’tiraf ve bunları eşkıyanın tasallud ve teaddisinden can ve mal ve ırzlarını muhafaza içün lede’l-icab istimal eylediklerini ve mahal-i asayiş ve emniyet-i memleket bir güna hal ve hareketlerde bulunurlar ise devletçe her cezaya razı olacaklarını beyan ve taahhüd etmişlerdir. Serkomiserin ihbaren verdiği takrirde ise zahire çıkardım dediği yüzellibeş adet tüfenklerden yalnız beş tüfenk götürebildiğini ve küsuruyla kendisince kanaat hasıl olan ikibin tüfenk ile ikiyüzbin fişenk zahire ihracını kaim-makama bırakarak avdet eylediğini dahi beyan eylemiştir. Daire-i adliyeye tevdi’ olunan evrak üzerine muamelat-ı kanuniyenin icrası tabiidir. Şimdi bu meselede asıl muhtaç-ı mütalaa olan cihet Ermeni Katoliği olan nahiye-i mezkûre ahalisinin yedlerinde bulunduğunu mukırr (doğruyu söyleyen) ve mu’terif oldukları (itiraf ettikleri) yüzelli kadar silahın dermeyan edildikleri (ortaya koydukları) esbâb-ı şekavete göre toplanılıp toplanılmaması maddesi olduğu gibi Serkomiserin vücuduna kanaat edildiği beyan edildiği ikibin tüfenk dahi zahire çıkarılması kazayası (hükmü) olduğundan ve komiserin tahkikat-ı vakıayı sathı icra eylediği reviş-i halden (gidişattan) müsteban olduğu (anlaşıldığı) misillü merkez vilayete gönderilen altı kişiden ikisini hod-be-hod (kendi başına) salıvermesi dahi şayan-ı dikkat bulunduğundan şu halde ve işin gösterdiği renk ve surete nazaran daire-i adliyeden dahi müddedi-i umumi muavini ve müstantik ile Serkomiserin tekrar nahiye-i mezkûreye i’zamıyla kaim-makam-ı kaza ile birleşilerek birlikte tahkikatın ikmal ettirilmesi icab-ı hal ve maslahattan görülmekle bu suret nezd-i âli-i hazreti sadâret-penâhilerinde tensib buyurulur ise ol-vechile icra-yı icabının taraf-ı bendegâneme ve telgrafla müddei-i umumiliğe emr verdirilmesinin dahi adliye nezaret-i celilesine iş’arı babında. Fi 10 Ağustos Sene 1310 Vali Hakkı.

Araş.Yazar:Murat Dursun Tosun   Araştırmalarından Dolayı Hcamıza Teşekkür Ederiz.