reklam

9 KASIM 1877 ŞEHRİ

/ 10 Kasım 2017 / 18 / yorumsuz
9 KASIM 1877 ŞEHRİ
reklam
                                                                                                 9 KASIM 1877 ŞEHRİ
Senelerden Miladi 1877, Rumi takvimle 1293, Şarkın ve Garbın afakını sarmış çelik zırhlı duvar. Meşhur 93 Harbi başlamış, Rus bir yumruk gibi Erzurum üzerine geliyor. Erzurum’u geçse beş koldan Anadolu’ya saldıracak. Tabyalar bu an için hazırlanmış, Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın omuzlarındaki apolet; çok ağır bir sorumluluğu ifade ediyor. Rus Edirne’yi geçse İstanbul düşecek, eğer Rus Erzurum’u geçerse, bütün Anadolu düşecek. Erzurum, derbend-i ehl-i imânın. Düşmemeli! Düşerse Anadolu’ya düşman dolacak. İstanbul’un hükmettiği coğrafya elden gidecek.
Erzurumlu teyakkuzda, bir yere gitmem. Burası benim vatanım, burada benim ocağım tütüyor diyor. Ocağını söndürmeye niyeti yok. Dolayısıyla, “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.” diyor.
8 Kasım Salı akşamı şehir, bir grup Ermeni’nin ihanetine uğruyor. Bu ihanetle iki ve üç nolu Aziziye Tabyası’na giren Rus askerleri, sayısı 1300 ile 1600 arasında olduğu tahmin edilen savaş yorgunu Mehmetlerimizi uykuda katlediyorlar. Bir nolu tabyanın komutanı Yarbay Bahri, durumdan haberdar oluyor. Mirliva Kaptan Mehmet Paşa, Ordu Komutanı ’nın emriyle, komutası altındaki birliklerle Rusların üzerine taarruz ediyor. Ama düşman çok, düşman kuvvetli, Türk ordusunun gücü az ve asker yorgun.
9 Kasım Çarşamba sabahı Ayaspaşa Camisi’nin minaresinden, Hafız Abdullah Efendi’nin okuduğu sala duyuluyor. Onu takiben diğer camilerden de peş peşe yükselen salalar, Erzurum semalarını titretiyor. Mücahit ruhlar Erzurum Ovası’na iniyor. Halk artık baskından haberdar. Ya şehri terk edecek ya da şehrini savunacak. Bu şehir bir kartal yuvası, nerde görülmüş kartalın yuvasını terk ettiği? Erkeği askerde olan şehrin halkı; kadındır, çocuktur, yaşlıdır, gazidir. Bu kutsal şehri savunmakta, bunlara düşmüştür.Eline; kazmasını,baltasını,sopasını,taşını alan ALLAH,ALLAH nidalarıyla, Top yekün tabyalara yürüdü ve Mehmetleriyle unutulmayacak,bir destan daha yazdı. Bu şehir Dadaş ocağıdır.Dadaşın Barında var savaş seyri, Dadaşın hasmı Çarlık ordusu. 1856 Savaşında Gâvur boğan,da bozguna uğrattığı düşman, yeniden dadaşın karşısındadır. Bu sefer kanlı bar Aziziye Tabyasında tutuluyor. Yurda kurban yiğitler, bar halkasına giriyorlar. Erzurumlu,dadaş bir şimşek çakar gibi, Çarlık Ordusunun üzerine tüm gücüyle hücum ederek, yüzyılların ardından gelen bir vakar ile erlik, yiğitlik destanını yazıyor.
Kahramanlığın ruhuna işlediği, örflü ve töreli vatan sever Dadaşlar ” Ben ezelden beridir hür yaşadım, Hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” Diyerek, yurduna alçakları uğratmamak için göğsünü siper etmişlerdir.
Bu gün kutladığımız bu zafer, şehrini savunurken aynı zamanda ülkesini de savunan, Erzurum halkına ve mehmetlere aittir. Bu zafer yaşadıkları şehre kendilerini ait his edenlerin, ve yaşadıkları şehri sevenlerin, tarihe bıraktıkları bir kahramanlık destanıdır. Bu destan ile Erzurum bir vatan, bir sevda olmuştur.
Aziz bir tepeden baktığımız destansı şehir, sana bakarken Türk tarih ve coğrafyasını 1945 metreden seyrediyor ve senin neden Mevla’ya emanet edildiğinin şuuruna; şüheda fışkıran bu toprakların üzerinde varıyoruz. Mücahit ruhların önünde al sancağımızı selamlayıp, bu şanlı sancaktaki nazlı hilal uğruna batan güneşleri, rahmetle anıyoruz.
Zaferimiz Kutlu Olsun!Ömer Yaşar ÖZGÖDEK

reklam

Tavsiye

Çanakkale Geçilmez