BEDELLİ ASKERLİK YANLIŞTIR

/ 18 Temmuz 2018 / 78 / yorumsuz
BEDELLİ ASKERLİK YANLIŞTIR

Son günlerin en moda konusu bedelli askerliktir. Bedelli askerlik ne demek, ne zaman nasıl icat edilmiştir? 1856 Islahat Fermanı ile “Hıristiyan vatandaşlar isterse askerlik yapacaklar, istemezlerse onun yerine muayyen bir bedel ödeyeceklerdi.” Evet o tarihte Hıristiyanlar için çıkmıştı ama aradan yüz yıl geçti, nüfus değişti, neredeyse Hıristiyan kalmadı gibi. Ancak 1856’ların “askerlik yerine bir bedel” isteyen Hıristiyan ayrıcalığı yerini korudu.

Bu dönem de her nasılsa askerlik zamanı gelince, askere gitmemeyi beceren bazı ayrıcalıklı bahtlı yurttaşların beklentileri yerine gelsin diye bedelli askerlik yasası çıkarıldı, çıkarılacaktır. Bu dönem üstelik şehit cenazelerinin gelmeğe devam ettiği, bazılarının yaralanıp bir ömür boyu sakatlandığı zamanda yine bir bedelli tekrarını hep birlikte yaşamaktayız. Yani şimdi gerçekçi olmalı, bu nasıl bir iştir ki bazılarının canı ile kanı ile yaptığı bir görevi başka bazıları bir miktar para ile yapmış sayılıyor? Bunun en kestirme açıklaması, ölenin canının karşılığı bedelli askerlik için öngörülen miktarda ki para kadardır denilse bir abartı var mıdır? Yoktur.

Yazmayı ve konuşmayı bir meslek gibi sürdürenlerimiz sıkça askerliği “peygamber ocağı” olarak anlatmazlar mı? Hatta “Mehmetçik” sözünün, Hz. Muhammed’in adına atfen çıktığını vurgulamazlar mı? Asakiri mansure-i muhammediye adıyla birlikte bu Mehmetçik sözünün de ortaya çıktığını belirtmezler mi? Madem bu askerlik işi bu kadar önemlidir, bekamızın devamı için de tartışmasız bir vaziyettedir de o halde bu görevi niçin herkes yapmaz? Niye bazılarına madem paran yoktur gel canınla bu görevi yap derken başka bahtlı bazılarına da madem paran var, sen askerlik yapmasan da olur, biraz para ver bu görevini yapmış sayalım diye özel yasalar çıkarılır?

Askerliğin peygamber ocağı olması hep fakir fukara için mi geçerlidir? Zenginlerimizin, biti kanlı olanlarımızın peygamber ocağına karşı müstağni olması mı icap ediyor? Peygamber ocaklığı niye onlar için de geçerli olmuyor?

Bedelli askerlik uygulamasından toplanacak para öncelikle şehit ve gazilerin ailelerine sonra da askeri teknolojilerin geliştirilmesine kullanılacakmış. Her sözün kendine göre bir müşterisi bulunur. Bu tür açıklamaların da beğeneni, inanı olur. 1999’da ki deprem nedeniyle de çıkarılan bedelli askerlikten toplanan para ile öncelikle (Belki Bülent Ecevit’in aksanı ile ivedilikle) depremzedelerin yaralarının sarılması sağlanacaktı. Sarıldı mı? Hayır kimse duymadı, görmedi. Bedelli uygulaması için her dönemde bir bahane bulunuyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlardan dolayı da bahane bulmak zor olmuyor.

Şimdi bu bedelliden faydalanacak olanlar, normal askerlik yapanların yüzlerine nasıl bakacaklardır? Bir sıkıntı çekmeyecekler midir? Bak ben senden üstün olduğum için askere gitmek yerine para ödedim ama senin paran olmadığı için sen gittin mi diyeceklerdir. Ya da paranın lafı mı olur sen canınla bu görevini yaptın ben ise para ile sıvıştırdım diyerek utanacaklar mıdır? Keşke ikinci ihtimal olsa, hiç olmazsa utanmış olsalar. Utanmak insani bir meziyettir. Maalesef herkes de olmuyor.

Bedelli askerlik yasasını çıkaran milletvekilleri hiç sıkılmayacak mıdır? Askere gidenlerin, askere evlat uğurlayanların yüzlerine nasıl bakacaklardır? Özellikle şehit ailelerini, yaralı, gazi askerleri gördüklerinde ne diyeceklerdir? Biraz para kazanmayı becerseydiniz evladınızın akıbeti böyle olmayacaktı mı ya da artık o Hz. Peygambere komşu olmuştur, ne mutlu sizlere ki böyle evladınız var mı diyeceklerdir? Her iki seçenek de bir milletvekili için kötü değil midir?

İktidar partisi nasıl olsa beş yıllığına halk bize vekalet verdi, bu beş yıllık süre içinde halkın hassasiyetini yok sayan yasaları çıkarırız, beş yıl sonrasında da unutulur gider yeni olayların gölgesinde kalır diye hesap ediyorsa, kesinlikle bu hesap yanlıştır. Halk unutur mu unutmaz mı elbette bilinmez. Ama unutmayacak külli bir iradenin hep var olduğunu kimse aklından çıkarmamalıdır. Bu dünyadaki hesaptan kurtulmanın yolunu bulanların öbür tarafta da kurtulmanın yolunu bulacaklarının hiçbir garantisi yoktur.

Üstelik bedelliyi dört gözle bekleyenlerin çoğunluğu, vergi muafiyeti, hibe, kredi kolaylığı vb nedenlerle bu ülkenin imkanlarını sonuna kadar kullanırken sıra bu ülke için askerlik görevine gelince onu da fukaraya doğru atarak madem sen fakirsin, para kazanmayı beceremedin o halde sen git askerlik yap, öl veya sakatlan, benim işim var gücüm var demeye getirmesi son derece adaletsiz, incitici değil midir? İktidar sahipleri niye bedelli askerlik gibi bir yanlışta ısrar ederler? Böyle bir adaletsizlik yerine herkesi eşit tutan işlere yönelmeleri hayırla anılmaları için daha iyi bir seçim değil midir?