Doğu Ekspresi Ve Turizme Katkısı

/ 15 Mart 2020 / 973 / yorumsuz
Doğu Ekspresi Ve Turizme Katkısı

Turizm dünyasında bir çok tur firması ile çalışan ve tur programı hazırlayan dadaş kızı İsmihan çelik ile Doğu Ekspresi ve Turizm konusunda söyleşi yaptık. Başarılı turizmci bizim için dört günlük kısa bir tur programı hazırladı.

İsmi han Hanım yılların deneyimine sahip bir turizmci ve özellikle Erzurumlu bir turizmci olarak Doğu Ekspresi ve turizme katkısını değerlendirir misiniz ?

Doğu ekspresi bir sosyal medya fenomeni olarak patlayan bir seyahat turizm örneğidir. Tarihi ve nostaljik bir ekspres, güzel manzaraların tadını çıkartmaya izin veren bir hızla, kadim kültürlerin izini taşıyan şehirlerden geçerek size unutulması zor inanılmaz bir yolculuk deneyimi kazandırıyor. İşimin gereği sık sık seyahate çıkan birisi olarak her türlü ulaşım aracını kullanmış birisi olarak şunu size temin ederim ki bu yolculuk fantastik bir etkiye sahip. Ama uzun süreli bir turizm aktivitesi olarak kalacağını pek sanmıyorum. Çünkü sosyal medyada peş peşe yapılan fotoğraf ve seyahat deneyimlerini paylaşanların reklamı yaptığı bir turizm yolculuğu, bir noktadan sonra bu ilgi sönecek ve başka alanlara kayacaktır. Doğu ekspresi iç turizm açısından ilgi görmekte dış turizme pek hitap etmiyor. Zaten demiryolu seyahatinin dünyadaki uygulamalarına baktığınız zaman kısa mesafeli bir yolculuk. Ülkemiz için uzun sayılabilir ama bu 24 saatlik yolculuk pek yabancı turistleri cezbetmez. Doğu ekspresinin Erzurum’da durma süresi birkaç saatle sınırlı şöyle kısa bir şehir turu atılarak geçirilebilecek bir iki saat pek turizm gelirine etki etmez. Belki Oltu tespih satanlar ile çağ kebapçıların cebine biraz para girebilir. Turizm mantığıyla düzenlenen bir tren seferi değil her ne kadar turistik doğu ekspresi seferi başlatılmışsa da bir turizmci gözüyle değil bir demiryolcu bürokrat bakış açısıyla düzenlenen bir tren seferi olmuş.

Peki bir turizmci bu seferi düzenleseydi nasıl bir fark olurdu?

Dediğim gibi bir trans Sibirya, Darüsselam Cape Town arası çalışan Afrika treni gibi uzun bir yol güzergahı değil bu bir taraftan dezavantaj diğer tarafta ise avantaj. Dezavantaj gezilecek şehir sayısı az, ve yolcuğun yarıya yakın süresi akşam ve gece karanlığına denk geliyor. Avantaj gezilecek şehir sayısı az iyi bir planlama ile gündüz saatlerinde keyifli bir yolculuk yapılıp manzaranın tadı çıkartılır akşam ve gece saatlerinde bir şehir istasyonunda konaklanıp o şehir daha iyi bir şekilde gezilir ve ertesi gün yolculuğa devam edilir. Gezilmesi gereken şehir istasyonlarında durulur ve doyurucu bir şehir turu yapılır. Böylece daha uzun süren bir turizm aktivitesi haline gelir ve bu seferlerin ömrü daha uzun olur. Diğer taraftan da şehirlerin ekonomisine katkı sağlar.

Doğu Ekspresinde yolculuk yapan birisi nasıl davranmalı?

Profesyonel bir seyyah turistik ekspresi değil normal Doğu Ekspresini tercih eder. Çünkü seyahat turizminde önemli olan yöre insanı ile tanışmak, onlarla konuşmak, yaşam tarzlarını, kültürlerini tanımaktır. Pulman denilen vagonlar bunun için ideal. Yataklı vagon daha rahat olmakla birlikte bir seyyaha fazla hitap etmez. Yataklı vagonla yolculuk yapıyorsanız her fırsatta ya yemekli vagona yada pulman vagonlarda boş bulduğu koltuklarda yolculuk yapmalı. Gerçi şimdi yataklı vagon normal ana hat seferlerinden, pulman ise Turistik seferlerden kalkmış durumda. Şimdi yukarıda sormuş olduğunuz soruya verdiğim cevapta dediğim gibi bir bürokrat bakış açısıyla hazırlanmış seferlerin en büyük hatası budur.

Doğu Ekspresinin en çok ekonomik katkı sağladığı şehir hangisidir ve bu şehri Erzurum ile mukayese edebilir misiniz?

Hiç şüphesiz Kars’tır. Bunda Ankara’dan gelen Ekspres için son istasyon, Ankara’ya giderken ise hareket istasyonu olması etkili. Ankara’dan Kars’a kadar yolculuk keyfini çıkaran bir turist Karsta bir iki gün geçirebiliyor. Uçakla, otobüsle veya trenle tekrar Ankara’ya yada gideceği yer neresi ise oraya gidiyor. Yada uçak ile Karsa gelen turist buraları gezdikten sonra Doğu Ekspresine binip Ankara’ya gidiyor. Yalnız şunu söylememiz lazım Kars turizm açısından hakikaten şanslı bir şehir. İlk önce şunu kabul edelim Kars halkı turizmin önemini kavramış durumda bu açıdan Erzurum’la mukayese edilemeyecek şekilde ilerideler. Ruslardan kalma taş binalar iyi muhafaza edilmiş ve bu binalar çok iyi değerlendiriliyor. Butik otel ve pansiyon olarak kullandıkları gibi, Restoran ve kafe olarak ta kullanıyorlar. Gastronomiyi turizmle buluşturmuşlar başta kaz eti olmak üzere yöresel mutfaklarını turistik bir değer haline getirmişler. Harika fantastik bir eski taş binada harika binlerce yıllık geleneği yansıtan yemeklerini konuklarına sunabiliyorlar. Bu alanda da Erzurum’dan çok ilerideler. Erzurum’da bu binaları yok etmişiz. Tarihi evlerimizin sayısı çok az, son dönemlerde birkaç evi kurtararak restore etmeyi başardık. Fakat bunları turizmin hizmetine sokamıyoruz. Şimdi bir düşünelim tarihi bir Erzurum evinde yöresel mutfağınızı şehri gezmeye gelenlere sunuyorsunuz ne kadar güzel olur değil mi? işte Karslılar bunu başarmış durumdalar. Tam olarak muhafaza edememiş olsalar da şehrin düzenli yapısı, kart postal manzaraları sunuyor ve buda şehrin gezilmesini keyifli hale getiriyor. Ama Erzurum bu keyiften sizi mahrum ediyor. Yıkmadık tahrip etmediğimiz köşe yok. Turistin almak istediği ürün sayısı Erzurum da az Karsı gezen kişi bal, kaşar, uzun elma gibi yöresel gıdalardan tutun kaz tüyünden yapılan hediyelik eşyalardan, Kars halısına kadar birçok eşyayı alabiliyor. Peki Erzurum’a gelen ne alacak. Sadece Oltu taşından yapılan tespihle bu olmaz, balımızı, peynirimizi, kuzey ilçelerimizin yabani meyvelerinden elde edilen ürünlerimizi, bardız kilimimiz, bakır işlemelerimizi turizmin hizmetine sunmamız lazım. Tarihi eser açısından Erzurum Kars’tan çok daha iyi durumda. Karsın ani harabeleri tam bir turistik cazibe merkezi ama Erzurum’unda birçok cazip gezme alanı var. Uzundere, yedi göller, tortum şelalesi, Narman kalyonu, Oltu gökkuşağı tepeleri var ama pazarlama ve tanıtım alanında başarılı değiliz. Çıldır gölü ile Ardahan’ı tanımayan yok, bizim kuş cennetimiz var tabyalar arasında neden bir safari gezisi yapmayalım, kayak merkezlerimizi daha etkin bir şekilde pazarlayarak aktiviteye dayalı turizm alanında başarılı olabiliriz. Şimdi Kars’ın turizm alanında başarısını sadece Doğu Ekspresine bağlamamız hatalı olur. Bana göre Doğu Ekspresinin fenomen olmasında Kars’ın büyük payı var.

Doğu Ekspresi güzergahında gezilmesini önereceğiniz istasyon hangisidir?

Ben Divriği’de en az bir gün geçirilmesini öneririm. Maden kasabası olan bu istasyonda Bir ara demiyolları hastanesi olarak kullanılan Abdurrahman ağa konağı, UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan ulu camisi, şifahanesi, kümbeti, kalesi ve Demiryolu hastanesi olarak kullanılan Aptullah Ağa konağı ile gerçekte tam bir kültür ve tarih merkezi olan bu kasabayı gezmeyi öneririm.

Son olarak profesyonel bir turizmci olarak bize bir Doğu Ekspresi tur programı hazırlar mısınız?

Efendim Kars başlangıçlı bir tur yapmak istersek şöyle bir tur düzenleyebiliriz.

  1. Gün

Uçakla Kars’a gelinir. Otelimize yerleşiriz Uçağımız sabah erken saatlerde inmişse eğer otelde içinde Kars kaşarı ve balı olan mükemmel bir kahvaltıyı yaparız. Ermenistan sınırımızı oluşturan Arpaçay’ın kıyısına kurulmuş 1001 kiliseli şehir olarak bilinen Ani Harabelerini gezmek üzere yola çıkarız. Volkanik renkli taşlarla yapılmış kiliseler ve Türklerin Anadolu’da inşa ettikleri ilk cami olan Emir Manuçehr Camisini Keseli kilise-Resimli Kilise-Büyük Katedral (Fethiye Camii)-Surlar- Aslanlı Kapı- Emir Manuçehr Camii gibi önemli eserleri gezip Selçuklu sarayını dışardan gördükten sonra Ani Harabelerindeki gezimizi sonlandırıyoruz. Unutmadan Ani harabelerinden fotoğraf çekmemek olmaz. Bu gezimizi tamamladığımızda zaman öğle ile ilkindi arasında bir vakti göstermektedir. Öğle yemeğimizi yemek üzere Çıldır Gölü’ne hareket ediyoruz. Çıldır balığı veya yöresel yemeklerden oluşan lezzetli bir yemek yedikten sonra buz tutmuş Çıldır Gölünde atlı kızaklarla bir tur atıyoruz. Bu esnada buz tutmuş gölün yüzeyinde oyuklar açarak sazan balığı avlamaya çalışan balıkçıları seyretme şansını yakalıyoruz. Artık hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştır. Kara yolu ile Kars’a hareket ediyoruz. Akşam yemeği için otelimize geliyoruz. Kaldığımız otele göre ya set menü yada açık büfe tarzında hazırlanmış yiyeceklerde oluşan yemeğimizi yiyoruz. Akşam yemeğinin ardından Kafkas gecesine katılmanızı tavsiye ederiz. İsterseniz Rus şehir planlamasının en nadide örneği olan sokaklarda bir gece gezintisi yapılarak şehrin kartpostal andıran görüntülerini fotoğraflayıp sosyal medya hesaplarımızda paylaşırız Daha sonra dinlenmek üzere odalarımıza çekiliriz.

  1. Gün

Kahvaltımızı otelde yaparak karayoluyla Sarıkamış’a doğru yola çıkarız. Sarıkamış hareketinde kaybettiğimiz 90 bin askerimizin anısına dikilen Allahuekber dağlarındaki şehitliğimizi ziyaret ederiz ve Sarıkamış kayak merkezine geçeriz. Kayak bilenler burada kayağın tadını çıkarırken bilmeyenlerde nefis manzarayı fotoğraflayabilirler. Öğle yemeğini Kars’ta yemek üzere Karayoluyla Kars’a döneriz. Meşhur kaz etinden yapılmış yemeğimizi otantik bir rus taş binasında hizmet gören kazevinde yedikten sonra kısa bir şehir turu atmaya çıkarız. Kars sokaklarının gece manzarası kadar gündüz manzarası da güzeldir. Ruslar tarafınca planlanan ızgara sistemi gündüz kendini daha iyi belli etmektedir. Rus işgali döneminde yapılan taş evleri gezeriz. Kars Kalesi ve Kümbet Camisi (12 havariler kilisesi), Kars Taşköprü, Ünlü şairlerimiz ‘den Namık Kemal’in bir dönem yaşadığı evi Rus Baltık mimarisinin en güzel örneklerin de biri olan ve katedral olarak inşa edilen Fetiye Camii’ni gezdikten sonra Rus Savaşlarının en önemli şahidi olan Kanlı Tabya’ ya ulaşırız. Rus baskını esnasında burada görev yapan bütün askerlerimizin şehit olması nedeniyle Kanlı Tabya ismini alan bu savaş kalıntısında açılan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesini ziyaret ederiz. Kars arkeoloji ve etnografya müzesini de gezip ziyaret ettikten sonra hediyelik eşyalarımızı alarak akşam yemeği için otelimize döneriz ve Kars âşık atışmalarını dinledikten sonra odalarımıza çekiliriz

  1. Gün

Erzurum’a gitmek üzere sabah Kars istasyonuna geliriz. Sabah kahvaltımızı yemekli vagonda yaparız. Birbirinden güzel enfes manzaraları seyrederek Allahuekber dağlarını geçeriz. Bu dağlarda 90 bin askerimizi şehit eden soğuğun acısını hissederek yol almaya devam eden ekspreste yeni yüzler tanır ve farklı yaşamlara kısa süreliğine tanıklık ederiz. Tarihi çoban dede köprüsünü geçtikten sonra kaplıcaları ile meşhur Pasinleri geçerek Erzurum’a geliriz. Öğle saatlerinde tarihi Erzurum istasyonundan Erzurum’a merhaba deriz. Lezzeti ile meşhur çağ kebabımızı ve kadayıf dolmamızı yer ve otelimize yerleşiriz. Hemen Erzurum şehir turuna başlarız. Şehrin en önemli tarihi eserleri bir arada olduğundan dolayı kısa süre içerisinde bu tarihi eserlerimizi gezeriz ,Erzurum kongresinin yapıldığı bina, Çifte Minareli medrese, Yakutiye medresesi, Erzurum kalesi ve içinde bulunan saat kulesi, Ulu cami ve üç kümbetleri gezeriz. Taşhan olarak bilinen Rüstem Paşa Sarayında Oltu taşı tespih ve hediyelik eşya alınır. Bir araç kiralayarak içinde 93 harbi kahramanı Nene hatunun kabrinin de olduğu Nene hatun milli parkı içerisinde olan tabyaları gezerek tekrar şehir merkezine geliriz. Şehrin güneyine düşen Palandöken dağlarında bulunan Abdurrahman Gazi türbesi ziyaret edilerek Palandöken kayak tesislerine gidilir ve burada isteyenler kayak yaparlar. Akşam yemeği yenilmek üzere Erzurum evlerine gidilir ve oradan Temelli kıraathanesinde aşık programlarına katılırız. Gece dinlenmek üzere otelimize gideriz.

  1. Gün

Otelimizde sabah kahvaltımızı yaparak kiraladığımız araçla sakin şehir unvanı kazanan Uzundere’ye gidilerek kasabayı ve öşvank kilisesini gezeriz. Doğa harikası olan yedi göller ve Tortum şelalesi gezilir. Çevrede bulunan tesislerde öğle yemeği olarak balık veya çağ kebabı yeriz. Narman Kalyonunda yer alan peri bacaları ve Oltu gökkuşağı tepelerini ve oltu kalesini gezeriz. Dönüşü Pasinler güzergahı kullanılarak ilçe merkezine gelinir. Pasinler kalesi gezildikten sonra ilçe merkezinde isteyenler kaplıcaya girerler. Akşam şehre gelinir. Kısa bir şehir turu atıldıktan sonra bölgeye has mor koyun eti ile hazırlanan dönerimizden yiyerek palandöken kayak tesislerine geçeriz. Gece aydınlatması olan pistlerde kayak yaparız veya orada ki tesislerdeki etkinliklere katılarak otelimize geçeriz.

  1. Gün

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra otelimizden ayrılırız. Öğle Erzurum Tren garına gelerek Doğu Ekspresimize binerek Ankara’ya doğru yola çıkarız ve inanılmaz bir Tren yolculuğu yaparak ertesi gün turumuzu Ankara garında bitiririz.                                                                                                                                                                                                      Araş.Turizmci:İsmihan ÇELİK                                                             Röportaj:Ümit SUBAŞI

Yorum yaz

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.