reklam

Erzurumun Kültürel Mirası Ehram

/ 14 Ocak 2018 / 320 / yorumsuz
Erzurumun Kültürel Mirası Ehram
reklam
  1. GIRIŞ

Çaglar boyunca çeşitli medeniyetlerin beşigi olmuş Anadolu, bu medeniyetlerin izlerini üzerinde barındırmaktadır. Bu uygarlıklar degişik kültürleri içine alırken giyimi de etkilemekte ve çok farklı çeşitlemeler ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra tarih boyunca kılık kıyafetlerin şekil almasında iklim, din, ferman, emir, savaş gibi şartlar etkili olmuştur. Erzurum’un uzun süren kış günleri, kadınların dış giysilerinin oldukça kapalı olmasını gerektirmiştir. Sıcak bölgelerde yaşayan insanlar kendilerini serin tutacak dokumalardan (pamuklu) elbiseler yapıp giyerken, soguk bölge insanları da soguktan koruyucu, kalın ve yünlü kumaşlardan elbise yapma zorunlulugunu duymuşlardır [1].

  1. MATERYAL VE METOT

Araştırma, Erzurum ili merkezinde ve ilçelerinde üretilen ehram kumaşının dokumasını, kullanılan hammaddeyi, araç ve gereçleri, ehram dokumada kullanılan motiflerin kompozisyon özelliklerini belirlemek amacıyla 2011- 2012 yılları içerisinde planlanmış ve yürütülmüştür. Bu amaçla öncelikle Erzurum Büyükşehir belediyesine baglı halıcılık merkezinde küçük bir ehram dokuma atölyesine ve ehram satışı yapan magazalara gidilerek karşılıklı görüşme yöntemi ile ilgili kişilerden bilgi alınmıştır. Ayrıca satış yerlerinde satılan ürünlerin çeşitleri gözlem yoluyla belirlenmiş fotografları çekilmiştir.

  1. BULGULAR

Erzurum, Dogu Anadolu bölgesinde, kuzeyden Artvin-Rize, batıdan Gümüşhane-Erzincan, güneyden Bingöl-Muş, dogudan Agrı-Kars illeri ile çevrilmiş olup genel sınırları içinde 24.768 km² lik bir alana sahip ildir. Dogu-batı yönünde “Pasinler-Erzurum ovaları” kuzey-güney yönünde ise Palandöken daglarıyla çevrilidir. Erzurum, el sanatları yönünden zengin bir kültür birikimine sahip bir il olmasının yanı sıra sanat ve meslek dallarından pek çogu el sanatları ile ilgilidir. Erzurum’ da el sanatları bakımından dabakçılık, saraççılık, semercilik, çarıkçılık, kürkçülük, kevelcilik, kunduracılık, keçecilik, culfacılık, demircilik, bakırcılık, bıçakçılık, kuyumculuk, (oltu taşı, altın) ve dokumacılık gibi oldukça fazla bir zanaatkar gurubu bulunmakta iken son yıllarda bunların sadece birkaç tanesi hayata tutunmaya çalışmaktadır [2].

3.1 Ehram

Kumaş boyunca uzanan ve çözgü adı verilen ipliklerle, kumaşın eninde yer alan ve atkı olarak adlandırılan iki iplik sisteminin birinin digerine dik açı yapmasıyla oluşan tekstil yüzeylere dokuma denilmektedir [3]. Ehram ise; Erzurum’da yaşlı kadının, köyde ise hemen hemen bütün kadınların sokak giysisi olarak tanımlanmaktadır [4]. Ayrıca başka bir tanımda da Kabeye girerken Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü, örtü ve yaygı olan yünlü kumaş şeklinde ifade edilmektedir [5]. Anadolu’nun Dogu ve Güneydogu bölgelerinde bugünde dokunan ve kullanılan Ehram, Osmanlılar döneminde car, çarşaf ve feracenin yanı sıra kadın dış giysisi olarak görülmektedir. Ehramlarda carlar gibi uzun kenarı insan boyunu aşacak şekilde, iki kanat halinde dokunmakta ve dikilerek kullanılmaktadır. Yünden dokunan ehramlar genellikle kareye yakın dikdörtgen biçimindedir (Fotograf:1).

Düz ve desenli olmak üzere iki türlüdür. Çözgü ve atkı iplikleri tek katlı fakat fazla bükümlü oldugundan dolayı kumaş, bürümcük gibi kıvrımlı bir görünüme sahiptir. Düz ihramların yalnızca kenar kısmıyla alt ve üst boylarında pamuk ipliginden 1-1,5 cm’lik bantlar vardır (buna felenek veya kıyı adı verilmektedir). Motifler, zemin atkıları arasına renkli yün ve pamuk iplikleriyle tezgah üzerinde dokunur. Tek kanat halinde bulunan bu ihramların bir kenarında “haşiye” adı verilen su halinde motifler bulunur. Desenli ihramlar serpme, sulu, kaplama motifli olmak üzere üç gurupta toplanırlar. Kaplama ve düz ihramlar dışında haşiye hemen hemen tüm ihramlarda vardır. Haşiye ve kaplama motiflerine aynalı kutu, saat kordonu, uçan kuş, arı dala kondu, reyhan dalı, pirinç deni gibi pek çok adlar verilir. Kaplama motifli ehramlarda desenler tüm yüzeyi kaplar. Sulularda desenler çubuklar halindedir. Serpme motiflerde ise motifler belli bir düzene göre kumaş alanına serpiştirilmiştir. Ehramların renkleri genellikle dogal yün renklerindedir. Beyaz, kahverengi, mor, boz ve siyah en çok görülen renklerdir. Dogal renklerin harmanlanmasıyla bazı ara tonlarda elde edilebilmektedir. Erzurum, Bayburt ve Urfa yörelerinde bugünde dokunmakta ve kullanılmaktadır [6].

    1. Erzurum’da Ehram ve Dokumacılıgı

Erzurum’da eskiden ehramlar “culfa” denilen dokuyucular tarafından dokunurdu. Ehramın çözgü iplikleri öncelikle demir çubuklar arasında ayarlanır daha sonra dükkânların içine alınarak tezgâhlara aktarılırdı [4]. Ehram dokumacılıgında kullanılan iplerin büküm işlemi (egirme) herhangi bir makine kullanılmadan yapılmaktaydı. Kimi ev kadını boş zamanlarını degerlendirmek, el harçlıgını çıkarmak, dolayısıyla aile bütçesine katkıda bulunmak amacı ile yapagı halinde yün satın alır, bu yünü evinde yıkar, iplere sererek kurutur, özel yün çubugu ile çırpar, yün taragında tarar, teşi ile büker, iplik yapar ve götürüp culfalara satardı. Iplikler elle büküldügü için, incelik ve kalınlıkları, egiren kişiye göre degişmekteydi. Ehramlık iplerde büküm ne kadar ince gerçekleştirilirse, o kadar kıymetli olurdu. Ehramın bükümüne göre degeri arttıgı ve iyi bükülen ip dokumada güzel durdugu için, çogunlukla ipleri ehramı dokutan kişi bükerdi. Bu yüzden ipi büken kişi büküm işlemine özen gösterirdi. O zamanlarda mahalle aralarında, kapı önlerinde ellerinde teşi ile ip büken kadınlara çokça rastlanırdı. Culfada iplik tartışı tarihi oluşa ve gelenege baglı olarak yapılırdı. 4 yumurtanın agırlıgına “1 tuht” denilmekteydi. 6-7 tuhttan bir ehram yapılırdı. Bu da tahmini olarak 1kg gelmekteydi. Culfaya iplik götüren kadının ipligi yumurta ile tartı lır, sonra ehram kendisine verilirken yine aynı tartı sistemi uygulanırdı. Ehramlar saf koyunyününden yapılır, koyunun üzerindeki dogal renkler kullanılırdı. Bunlar siyah, beyaz, boz, şekeri boz, kahverengi, mor ve yine bu renklerin açık ve koyu tonları da kullanılmaktaydı [7].

Ehram dokumacılıgında tamamıyla koyunyününden faydalanılmaktadır. Yalnızca motif (buna yörede nakış, işleme denilmektedir.) ve kenarlar için pamuktan veya orlondan üretilen renkli iplikler kullanılmaktadır. Koyunun özellikle yan karın ve boynundan karnına geçişteki yünleri tercih edilmektedir. Ehram için en makbul yün daha yumuşak ve saglam olan kuzu yünüdür. Özellikle koyunun kırkılmasında yünlerin eşit ve dengeli kesilmesi yünün kalitesini artırır. Erzurum’da dokunan ehramlar yaklaşık olarak 1000gr bükülmüş ipten dokunmaktadırlar. Bu rakam bazen 1200 gr arasında oldugu gibi 800-900 gr da olabilmektedir. Bu degişim ipin ince ve kalın bükülmesine baglıdır. Çözgü için kullanılacak iplerin ayrıca haşıllanma işleminden geçmesi gerekmektedir. Ipin dayanıklılıgını artırmak, gücü ve tarakta ipligin kaygan, kopmadan rahat çalı şabilir halde olmasını saglamak amacıyla ipligin geçirildigi unlu ve çirişli eriyige haşıl, tabi tutulan işlemede haşıllama denir. Erzurum, Erzincan, Bayburt yöresinde haşıl malzemesi olarak çiriş unu kullanılmaktadır (Çiriş otu kökünün kurutularak dövülmesinden meydana gelmektedir). Bunun yanı sıra diger yörelerde bu işlem için tutkal ve gize gibi maddelerde kullanılmaktadır. Çiriş haşılı

topaksız olacak şekilde ezilir, sulu tahin haline gelince çözgü diregine gerilmiş olan çözgülere elle sürülür. 1kg. yün için 300 gr çiriş unu kullanılmaktadır. Haşıllanmış çözgü iplikleri bobinlere sarıldıktan sonra çözgü tezgâhının çerçevesindeki çubuklara geçirilip yerlerine konur. Çözgü tezgâhı, çözgü ipliklerini dokuma tezgâhında dokunabilecek şekilde birbirine paralel bir duruma getirmeye yarar. Artık çözgüler, tezgâha gerilmek için hazır haldedirler[8].

Kumaşlarda kullanılan temel örgüler bezayagı, dimi ve satendir. Bu üç temel örgünün kendilerine özgü yapıları ve yüzey görünümleri vardır ve bu özellikler örgünün temelini oluşturur. Diger örgüler bu üç temel örgünün geliştirilmesiyle elde edilmektedirler. Ehram kumaşının dokuma örgüsünde en basit bezayagı örgü kullanılmaktadır [3]. Bu örgü, atkı ipliklerinin çözgü iplikleri arasından bir alt bir üst geçtigi dokuma örgüsüdür [9]. Çözgü ve atkı ipliklerinin her harekette birbirine baglandıgı en basit kumaş örgüsüdür. Örgünün bir raporu iki çözgü ve iki atkı ipliginden oluşur. Bezayagı ehramlarda kullanılan kumaş örgüsüdür.

    1. Ehram Dokumada Kullanılan Araçlar

      1. Dokuma Tezgahı

Dokumacılıgın temel aracı tezgâhların, ilk örneklerinin incelenmesi sonucunda, insanların iki çatal sopa üzerine uzun yatay bir sopa yerleştirmek ve üstünden çözgü iplikleri sarkıtıp; her birinin uçlarına agır taşlar baglamak suretiyle aralarından el yardımıyla atkı ipliklerini çapraz olarak geçirerek dokuma yaptıkları tespit edilmiştir. Türkler; dokuma tezgâhının boyuna atılan iplik gruplarına “arış” enine atılan ise “argaç” adını vermektedirler. Tezgâhlar kullanım biçimleri ve tiplerine göre; aşagıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır (Fotograf.2).

        1. Kirkitli Dokuma Tezgahı

          1. Masa Tezgâhı: En basit haliyle iki yan tahta ve gücüden oluşan çogu kez ensiz dokumaların yapıldıgı tezgâhlardır. Masa tezgâhlarında bezayagı dokuma yanında kirkitli dokumalarda yapılabilir [10].

          2. Yatay Tezgâh: Yerinden sökülüp kolayca taşınabilen en basit dokuma tezgâhlarıdır. Leventler iki ucundan topraga çakılıp, çözgüler levent arasına yere paralel olarak gerilmektedir.

          3. Dikey Tezgâhlar: Kullanıldıgı yöreye göre ipagacı, mazman, ıstar gibi isimler almaktadır. Yere dik veya duvara dayanarak kurulan tezgâhlar içinde yer alan halı dokuma tezgâhı, sarma tezgâh, düz tezgâh olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır [11].

        1. Mekikli Dokuma Tezgâhları

          1. Kamçısız Tezgâhlar: Kamçısız tezgâhlar çerçeve (gücü) sayılarının artırılıp eksiltilmesine ve çerçevelerin hareket düzeninin el ve ayakla yapılmasına göre farklı yapılardadır. En az iki çerçeveye sahip olması gereken kamçısız tezgâhların çerçeve sayıları farklılık göstermektedir. Her bir çerçevenin hareketi bir ayaga (pedala) baglıdır. Elle çalışan tiplerinde ise bu çerçevelerin hareketi tezgâhın yan tarafında bulunan el pedalları ile saglanmaktadır.

          2. Kamçılı Tezgâhlar: Diger tezgâhlardan en önemli farkı mekigin el ile degil de kamçının çekilmesi ile atılmasıdır. Bu sistem el dokuma tezgâhlarına hız kazandırmıştır.

          3. Çukur Tezgâhlar: Anadolu’da görülen bir tezgâh tipidir. Dokuyucunun oturdugu yer ve pedalların bulundugu kısım bir çukur içerisindedir.

          4. Yüksek Tezgâhlar: Çukur tezgâhlardan pek farklı degillerdir. Dokuyucu ve pedal kısmı düz zemin üzerindedir.

          5. Armürlü ve Jakarlı Tezgâhlar: Çözgü ipliklerinin hareketlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için 8 gücüden 24 gücüye kadar gücü gerektiren dokumalarda armürlü, 24’ten 32’den fazla gücü gerektiren dokumalarda jakarlı tezgâhlarda dokunmaktadır [10].

      1. Teçi

Yün veya pamugun egrilerek sarıldıgı, ucu çengelli yarım küre şeklindeki gövde ve ince uzun sap olmak üzere iki kısımdan oluşan iplik büküm aletidir. Çeşitli yörelerde ig, agırşak, öreke olarak da bilinmektedir (Fotograf.3).

      1. Çıkrık

Pamuk ve yün egirmek için kullanılan ve bir çarkla bir sarma makinesinden oluşan el aletidir. “Çahra” olarak ta bilinen bu alet atkı ipliklerinin hazırlanmasında kullanılır (Fotograf.4).

      1. Masura ve Mekik

Kamıştan yapılan üzerine atkı ipliklerinin sarıldıgı, uzun silindir şeklindeki makaralara masura, masuraların geçirildigi kemikten veya tahtadan yapılmış atkıların çözgülerin arasından geçirilmesini saglayan alete de mekik adı verilmektedir (Fotograf.5).

      1. Caglık

Cag ve elecek olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Caglar üzerine masuralar takılarak üzerlerine iplik sarılması işleminde kullanılmaktadır. Ayrıca, caglık daha çok, yan kısmında birbirine paralel yatay çubukların ortalarında bulunan deliklerden iplikleri çapraza almak için tek tek geçirilerek çözgü hazırlama işleminde kullanılmaktadır (Fotograf.6).

      1. Yün taragı

Yaklaşık 20×50 cm ebadında dikdörtgen şeklinde bir ucunda demir dişleri olan, yün liflerini düzetmede kullanılan el aletidir (Fotograf.7).

      1. Felemenk

Dikdörtgen şeklindeki çıtalardan yapılmış iki basit çerçevenin kısa kenarları, orta kısmındaki delikten demir bir eksen üzerine geçirilmesiyle oluşan ip dolama aletidir (Fotograf.8).

    1. Ehram Dokumada Kullanılan Gereçler

Dokumalarda kullanılan ipliklerin egrilmek suretiyle elde edildikleri ve ilk egirmenin, liflerin iki el arasında ovuşturularak yapıldıgı tahmin edilmektedir. Daha sonra ise bu işlemin biraz yuvarlak bir taş ile diz üzerinde ovuşturularak elde edilen ipligin uzatılması ve birbirlerine eklemek suretiyle yapılmakta oldugu anlaşılmaktadır [12].

      1. Lif

Tekstil endüstrisinin temel maddelerini oluşturan, uzunlugu, eninden çok fazla olan herhangi bir işleme tabi tutulmadan kıvrılabilen, helezonlar oluşturabilen, katlanabilen ve egrilebilen, çekmeye karşı koyabilen, kopmaya mukavemet gösteren, boyanabilen elastiki yapıdaki maddeler lif olarak tanımlanmaktadır.

        1. Dogal Lifler

Çabuk buruşurlar, vücut terini emerek dış ortama aktarırlar. Bünyelerinde daha fazla hava tutarlar. Yalıtkan olmakla beraber sıcaga ve soguga karşı koruyucudurlar. Esneklikleri azdır. Dogal lifler kendi içerisinde; Bitkisel lif- ler; Tohum lifleri (pamuk); Gövde lifleri (keten, kenevir, jüt, rumi); Meyve lifleri (hindistan cevizi); Yaprak lifleri (sisal, manila kendiri) şeklinde gruplandırılmaktadırlar. Hayvansal lifler ise; Deri ürünü (yün, tiftik, tavşan vb); Salgı ürünü (dogal ipek) Madensel kaynaklı dogal lifler ise Asbest lifi olarak tanımlanmaktadır.

        1. Yapay Lifler

Bu grup altında ise; Rejenere Lifler, Selüloz Lifler (Bakır reyonu, vizkoz reyonu, asetat reyonu, nitrat reyonu) bulunmaktadır [10].

Bu liflerin en önemlisi yündür. Yün lifi ondüle görünümündedir. Bu özelligi ısı tutmasını ve iyi bükülmesini saglamaktadır. Yün lifleri mikroskopta incelendiginde pul tabakalardan oluştugu gözlenmektedir. Bu pul tabakalarının birbirine geçmesi, keçeleşmesine neden olmaktadır. Sıcak suyla kandıgında keçeleşen yünün bu özelliginden yararlanılarak keçe ve fötr elde edilmektedir. Koyunyünü genellikle ilkbaharda kırkılmaktadır. Ilkbaharda yapılan kırkımda yünler daha temiz ve uzun, sonbaharda ise daha kirli ve kısa olmaktadır. Kırkımdan yeni çıkan yüne yapagı adı verilmektedir. Yapa

gılar, kirli, sert, kaba ve az elastiki yünlerdir. Kırkım özel makaslarla yapılır. Kesime boyun kısmından başlanır ve bütün olarak çıkarılır. Bu işleme gömlek adı da verilmektedir. Yapagılar, suda “tokaç” adı verilen tahta aletlerle dövülerek sabunlanmış gibi köpürünceye kadar yıkanıp, çalkalanarak güneşte kurumaya bırakılır. Yün çubuklarıyla çırpıldıktan sonra, yün taragıyla taranıp “sümek” haline getirilen yünler egrilerek ip haline getirilmektedirler. Egirme; Sümek halindeki yünün iplik yapılmak üzere ig, teşi gibi aletlerle bükülmesi işlemidir. Türklerde egirmek sözünün kök ve manaları da çok derin ve eskidir. Türkçede egirmek sözü bugün Anadolu›da kullandıgımız şekilde “yünü veya pamugu egirmek” manasına geldigi gibi, eski Türkçede “döndürmek, çevirmek, bir yeri kuşatmak, sarmak” manalarında kullanılmıştır [12].

    1. Ehramlarda Kullanılan Motifler

Motif; Bezeme ve süslemede bütünü oluşturan parçalardan her birine verilen ad olarak tanımlanmaktadır. Ehramlarda kullanılan motiflerin kaynakları çok çeşitlidir. Bunların bir kısmı tabiattan benzetilerek alındıgı gibi bir kısmı da eski kilim, halı ve çoraplardan dokumaya uyacak şekilde kopya edilmişlerdir. Digerleri ise fanteziler sonucu ortaya çıkmış ve yine tabiattaki herhangi bir objeye benzetilerek isimlendirilmiştir. Motifler, ehramın yüzey kompozisyonlarına göre; serpme, sıralı ve kaplama olarak üç başlıkta toplanmaktadırlar [13].

      1. Serpme Motifler

Ehramın bütün yüzeyini belirli bir düzende ve eşit aralıklarla serpme kaplayan nakışlardır. Motiflerin yüzeye yerleştirilmesinde iki düzen görülmektedir. Birinde, nakışlar aynı dogrultuda, atkı, çözgü yönünde eşit aralıklarla, digerinde ise; atkı ve çözgü dogrultusunda her sırada serpme açıklıgının yarım kaydırılması ile yerleştirilmektedir.

      1. Sıralı (Sulu) Motifler

Bu nakışlar atkı dogrultusunda düzgün sıralar halinde dokunmaktadır. Motifler digerlerine oranla büyüktür. Nakış aralıkları yine mekik boyunda ayarlanmaktadır. Dokuması zor, zaman alan ve pahalı olan bu ehramlar, yörede özellikle çeyizlik için tercih edilmektedir [13].

      1. Kaplama Motifler

Yüzeyi tamamen kaplamaktadır. Desen verilirken genellikle açık renk pamuk iplikler tercih edilmektedir.

Ehramların yüzey ve bordürlerinde kullanılan motifler dört ana başlık altında toplanmaktadır.

    1. Bitkisel Kaynaklı Geometrik Motifler

      1. Ceviz Kanadı

Ana merkezin dört tarafından çıkan üç kolun oluşturdugu, sık kullanılan motiflerdendir. Ceviz kanadı ismini, kırılmış ceviz tanesinin içindeki cevizin şeklinden aldıgı düşünülmektedir (Şekil-1)

      1. Reyhan Dalı

Adında anlaşıldıgı gibi yörede yetişen ve de çokça kullanılan reyhan otu bitkisinden esinlenerek ehramlara işlenmiştir. Bu motif taneli oldugu için yüzeye serpiştirilmektedir. (Şekil-2)

      1. Kiçniç Çöpü (Hanımeli)

Kişniş çöpü, bir kaide üzerine oturtulmuş, yanlardan çıkmalı, dört koldan oluşmaktadır. Kendisi ile beş kolludur. Sanki beş kollu şamdanı da andırmaktadır. Ayrıca hanımeli denmesinin sebebi ise; beş parmagı hatırlatır çıkıntılarının olmasıdır (Şekil-3)

      1. Elma Şelegi

Ortadan yarıya bölünmüş bir elmanın görüntüsündedir. Şelek; yörede meyve kurusu anlamına gelmektedir. Karşılıklı iki hattın artı şeklinde oturtulması ile tasarlanmıştır. (Şekil-4)

      1. Pirinç Deni

Pirinç deni; pirinç tanesi anlamındadır. Serpme nakışların en küçügüdür. Tekli pirinç deni, çiftli pirinç deni gibi çeşitleri vardır. (Şekil-5)

      1. Mercimek

Mercimek taneleri gibi yuvarlak şekillidir. Yuvarlak tanelerin yan yana gelmesiyle oluşmaktadır. Her bir tanenin ortasından yatay çizgi geçmektedir[8] (Şekil-6)

    1. Figürlü Motifler

      1. Çark Yıldızı

Degirmen çarkını anlatan bu nakış ehram dokuyucuları tarafından “çarkıfelek” “ayyıldız” olarakta isimlendirilmektedir. [13] (Şekil-7)

      1. Haçiye

Eski Türkçede haşiye; kenar, bordür anlamına gelmektedir. Ehramda ise kenarları çevreleyen motiflerdir. Tekli Haşiye (Şekil-8), Çiftli Haşiye (Şekil-9), Zigzag Sırtlı Haşiye (Şekil-10) gibi çeşitleri vardır. Ayrıca bazı yörelerde Su Yolu, Sarhoş Yolu, Analı Kızlı, Üç Eltiler gibi farklı isimlerde almaktadır.

    1. Karışık Motifler

      1. Antika

Dokuyucuların hayallerinde oluşturdukları motiflerdir. Antika, üçgen bir kaide üzerine oturtulmuş ve bu üçgenin uç tarafından çıkan, üç kollu bir şekildir. Bu motifin nereden esinlenerek isimlendirildigi tespit edilmemekle birlikte, kanatlarını açmış bir kuşu andırmaktadır ( Şekil-11)

    1. Nesneli Bezemeler

      1. Elmas Küpe

Kişniş çöpü nakışında oldugu gibi uzun bir çizginin uçlarından çıkan iki kola sahiptir. Altlı üstlü olmak üzere, üçlü şamdana benzemektedir [8]. (Şekil-12)

      1. Aynalı Kutu

Birbirine baglı sıralar halinde olan bu nakış yalnızca haşiye (bordür) motifi olup, su halinde dokunur. [13]. (Şekil-13)

      1. Ceylan Boynuzu

Adından da anlaşıldıgı gibi ceylan boynuzuna benzemektedir. Bu motif, yüzey üzerinde kullanılmakla beraber haşiye olarak ta kullanılmaktadır. Zor bir nakış oldugundan ehram dokuyucuları fazla yapmamaktadır. (Şekil-14)

      1. Arı Dala Kondu

Herhangi bir uçan böcegin şekline benzemektedir. Bu nakışın ortasından uzun bir çubuk, iki ucunda da birbirine ters pirinç deni nakışları bulunmaktadır. Taneli oldugundan yüzey motifi olarak kullanılmaktadır. (Şekil-15)

      1. Yıldızın Oynayıçı

Adından da anlaşıldıgı gibi bir yıldızı andırmaktadır. Bir merkezden çıkan 8 kollu yıldız nakışı çizgisel halde yer almaktadır (Şekil-16).

      1. Uçan kuç

Bu nakış havalanmış bir uçagı ya da bir kuşu andırmaktadır. Bu yüzden olsa gerek bu ismi almıştır (Şekil-17).

      1. Saat Kordonu

Bu motif ehramlarda en çok kullanılan motiftir. Dekoratif olarak ehram üzerinde en iyi duran ve en dolgun olanıdır. Saat kordonu birbirini tamamlayan bir nakış oldugundan en çokta haşiye olarak kullanılmaktadır [8] (Şekil-18).

3.9. Ehram Kumaşının Degişik Tasarımlarla Farklı Alanlara Yansıması

Ehram kumaşının farklı alanlara uyarlanarak yaşatılması düşüncesine ragmen, şu ana kadar bu alanda yapılan çalışmalar birkaç taneyi geçmemektedir. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalar sonucunda Erzurum yükşehir Belediyesinin Halıcılık Okulunda küçük bir ehram atölyesi ile, geçen yıllarda da Kız Meslek Lisesi Giyim Bölümü ögretmen ve ögrencileri tarafından ehram kumaşından hazırlanmış, dekoratif (yatak örtüsü, masa örtüsü, para kesesi, heybe, çanta vb.) ve giyim (döpiyes, etek, ceket, pelerin, şapka vb) amaçlı ürünlerle ehram kumaşı tanıtılmaya ve yaşatılmaya çalışılmaktadır.

  1. SONUÇ

Türk Giyimi, devirlere göre çeşitli etkilerle degişiklige ugramıştır. Bu degişiklik genel yapısında degil, biçiminde meydana gelmiştir. Anlaşılan o dur ki; geleneklerimiz içerisinde büyük bir yeri olan giyim-kuşam tarz ve şekilleri, diger sosyal alanlardaki gibi, köklü degişiklikleri kabul etmemektedir. Bunun gerçekleşmesi zamana ve büyük etkileşimlere baglıdır. Gelişen toplumumuzun çaga ve batıya ayak uydurma istegi, giyim-kuşamımızı da ister istemez etkilemektedir. Bu oranda araştırma konusu olan ehram ve ehramcılık da nasibini almaktadır. Bu kayboluşu engellemek ise, toplumsal bir güç gerektirdigi için, geleneksel giysilerimiz içine giren ehramı, halkın benimsedigi şekilde farklı kullanım alanlarına taşıyarak, yaşatılması saglanmalıdır.

  1. KAYNAKLAR

  1. ÇELIK, Adem, 1996. Erzurum’da Kadın Giyiminin Tarihi Süreci Içinde Ehram ve Doku- macılıgı, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi, Sayı 3, Erzurum

  2. www.erzurum.gov.tr (12.03.2011)

  3. YILMAZ, Nuray ve ANMAÇ, Elvan, 2000. Basit Yapılı Örgüler, Dokuz Eylül Yayıncılık Halkla Ilişkiler ve Reklamcılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Izmir

  4. BULUT, Sabahattin, 1997. Damla Damla Erzurum, Demircioglu Matbaası, Istanbul

  5. ANONIM. (t.y)Yeni Lügat Sözlügü, Cilt:3, s:1388

  6. ANONIM, 1986. Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, Cilt:11, s: 5587

  7. ATILCAN, Ihsan Coşkun,1991.Erzurum Barları ve Yöresel Giysileri, Erzurum Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Yayınları, Istanbul

  8. ÇELIK, Adem, Erzurum’da Ehram, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Erzurum, 1997

  9. AYTAÇ, Çetin, 1997. El Dokumacılıgı, MEB Basımevi. Ankara

  10. KAYA, Firdevs ve ERGENEKON, Cavidan, 1989. Mekikli El Dokumacılıgı, Gazi Üniversitesi Mesleki Egitim Fakültesi Yayın No:25, Ankara

  11. SÖNMEZ, Tuna Demir, 1995. El Dokumacılıgı ve Çarpana Dokuma, Türk Hava Kurumu Basımevi, Ankara

  12. ÖGEL, Bahaeddin, 1991. Türk Kültür Tarihine Giriş, Kültür Bakanlıgı Başbakanlık Basımevi, Ankara

  13. KAHVECI, Mücella, 1998. Erzurum, Erzincan ve Bayburt Illerinde Üretilen Ehram Do- kumalarında Kullanılan Hammadde Ile Üretilebilecek Yeni Ürün Tasarımları, Gazi Üniversitesi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           Araş.Yazar Ayşegül Karakelle (Hocamıza Yapmış Olduğu Çalışmalardan Dolayı Teşekkürü Borç Biliriz)

reklam