Eski Erzurum Mutfağında Tandır

/ 6 Ocak 2018 / 852 / yorumsuz
Eski Erzurum Mutfağında Tandır

Eski Erzurum Mutfağında Tandır: Yapılışı, Kullanımı ve Doğu Anadolu’daki Yeri Üzerine                                         

Öz: Doğu Anadolu Bölgesinde geleneksel Erzurum evlerinde anıtsal tandırevi mimarisi- nin vazgeçilmez bir unsuru olan tandır, tarih öncesinden günümüze pişirme ve ısınma amaçlı kullanılan basit bir düzenektir. Kent mimarisinde yerini modern fırın ve ısınma araçlarına bırakan tandır kırsal alanda farklı tip ve konumlarda kullanılmaya devam et- mektedir. Erzurum ilinde ve Doğu Anadolu Bölgesinin genelinde hüküm süren iklim şart- ları, bölgesel faktörler, ekonomik koşullar ve gelenekler tandır kültürünün yaşatılmasın- da en önemli faktörlerdir.

Erzurum ve çevresinde geçmişte bir meslek olan tandırcılık günümüzde genellikle kadın ustalar tarafından köylerde geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Sayıları çok az olan tandır ustalarının geleneksel yöntemle yaptıkları tandırların yerini ise artık atölyelerde se- ri üretilen tandırlar almıştır.

    1. GİRİŞ

Temelde eski Erzurum evlerinin avlulu-tandırevli plan tipi kendi içerisinde alt tiplere ay- rılarak zengin bir çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitliliğe rağmen Erzurum evlerini diğer bölge evlerinden ayıran kendi içerisinde belirleyici olan temel unsur tandırevinin bulunma- sıdır (Hotan, 1946); (Hotan, 1947); (Ögel, 1947); (Karpuz, 1993); (Şekil 1-2).

Eski Erzurum evlerinde en önemli bölümü oluşturan tandırevi (mutfak) günlük hayatın ne- redeyse tamamına yakınının geçirildiği dinlenmek, oturmak, yemek pişirmek, yatmak gibi bir çok amaca yönelik kullanılmaktadır. Zemin katın en geniş mekanı olarak tasarlanan tan- dırevinin üzeri kırlangıç örtü (Akın, 1990); (Akın, 1991); (Akın, 1996) ile kapatılmıştır. Tandırevi; tandırbaşı, küçük ocak, seki, kiler-ambar, terekler, kurun gibi işlevsel unsurlar- la zenginleştirilmiştir (Karpuz, 1989); (Karpuz, 1999); (Gündoğdu, 1997); (Karabekir,

1984); (Ünal, 1994); (Kukaracı, 2001); (Sezen, 1993).

Eski Erzurum evlerinde tandırevinin en önemli unsurlarından biri olan tandırbaşı genellik- le giriş kapısının karşısında beş kenarlı yarım daire biçiminde yerden yükseltilen bir zemin üzerinde kemerli bir yapı gösterir (Şekil 3-4).Tandırbaşı köy evlerinde yine bir alt yapı üze- rinde ve varlıklı ailelerin oturdukları evlerin dışında belirli bir form yansıtmayan daha ba- sit düzenlenmiş mekanlardır.

Eski Erzurum evlerinde tandırbaşına büyük, orta ve küçük olmak üzere bir, iki veya üçü- nün de bulunduğu tandırlar yerleştirilmiştir (Şekil5).

Tandır, kilden yapılan et kalınlığı 5-6 cm. olan iki tarafı açık, yukarıya doğru hafifçe konik- leşen silindir biçiminde toprağa gömülerek yerleştirilen bir tür ocak olarak tanımlanabilir (Karpuz, 1993); (Güner, 1988); (Şekil 6-7).

Tandır kelimesinin Farsça tenur, tenure sözlerinden geldiği kabul edilir (Muin, 1371). Ke- lime Arapça’ya tennur şeklinde geçmiştir. Bununla birlikte Türkçe tandır ve ekmek ocağı anlamına gelen tamdır kelimesinin kullanılmış olması tandırın eski Türkçe bir kelime olma ihtimalini de ortaya çıkarmaktadır (Ögel, 1991).

    1. TANDIR YAPILIŞI

Günümüzde Erzurum ve çevresinde yapımı azalarak devam eden tandırlarda malzeme ola- rak kav1 (kil) denilen toprak kullanılmaktadır. Tandır yapımında2 ilk aşama toprağın hazır- lanmasıdır. Toprak elendikten sonra içerisine su katılarak yoğrulur çamur haline getirilir. Yoğrulan kil ayakla çiğnenerek yirmi dört saat bekletilir. Dinlenen kil kıvamını alana ka- dar bu işlem devam eder. Bu sürenin sonunda kilin içerisine önceleri keçi kılı veya sığır kuyruğu kılı günümüzde saman katılarak yeniden yoğrulup terbiyesi ve pekişmesi sağlanır. Yapılacak olan tandırların boyutları büyük (Ağız çapı:60-70cm., Taban çapı:110-130cm.,

  1. Bölgede tandır yapımında kullanılan kile “kav” adı verilmektedir.Kav topraklar tın tekstürüne sahip ve hafif al- kalen bir özellik gösterirler. Kav toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri şu şekildedir: Kum %34.2, Silt

%37.61, Kil %28.19, Tekstür sınıfı: Tın, PH 7.65, CaCO3 %0.081, Total Tuz %0.031, Elektrik İletkenliği

_S/cm25Xº710 (Güner, 1988); (Uzun, 1996)

  1. Daha önce Erzurum’da tandırcılık bir meslek olarak yapılıyorken günümüzde tandırlar köylerde özellikle kadın- lar tarafından samanlık veya ahırların bir bölümünde yapılmaktadır. Sayıları giderek azalan bu tandırcılardan bi- ri de Şık Köyünde oturan Tülay Saçlı’dır. Köyde üç kadın yine tandır işi ile uğraşmaktadır. Buradaki tandır ya- pımı tandır ustasının anlatımına ve yerinde yaptığımız gözlemlere dayanmaktadır.

Derinliği:140-160cm.) orta (Ağız çapı:45-55cm., Taban çapı:90-100cm., Derinliği:110- 130cm.) ve küçük (Ağız çapı:30-35cm. , Taban çapı:50-60cm., Derinlik:60-75cm.) olmak üzere kil miktarını belirlemektedir (Başar, 1976); (Köse, 1965).

İkinci aşamada tandır yapılacak kıvamı alan kavdan küçük parçalar alınarak dikdörtgen şeklindeki bir tahta üzerinde bantlar (lolozlar) yapılır (Şekil 8). Yaklaşık 1 m. uzunluğun- da yapılan bu bantlardan tandırın büyüklüğüne göre bir kaide oluşturulur. Kaidenin üzeri- ne yeni bantlar konularak içten ve dıştan bastırılır ve alttaki ile bağlantısı sağlanır. Aynı iş- lem biraz bombelik verilerek belli bir yüksekliğe (30 cm.-40 cm.) kadar örülerek devam eder ve birinci katın yapımı böylece tamamlanır (Şekil 9-10). Daha sonra üst üste yerleş- tirilen bantların yuvarlaklığı emekli bir şekilde içten ve dıştan elle düzeltilir (Şekil 11-12). Bu düzleme işlemi keriz (körüz-keyroz) adı verilen genellikle ağaçtan küçük bir parça yardımıyla veya özel bir taşla (gogoç) üzerine su serpilerek perdahlanmak (gogoçlamak) suretiyle düzgün bir yüzey elde edinceye kadar devam eder. Perdahlanan bu kısım kuru- ması için bir gün bekletilir. Daha sonra belli bir yüksekliğe kadar örülerek aynı işlemler tekrar edilir (Şekil 13). Yukarıya doğru daralarak devam eden bu işlem tandır yüksekliği istenilen düzeye ulaştığında sonuçlandırılır (Başar, 1976).

En son tandırın şurt denilen ağız kısmının yapımı bitirilir. Ağız tandırın hem hem de dış kısmından hafif taşırılarak yapılır. Üzerine hatırçak rahat konulabilmesi için üç yönde çı- kıntı bırakılır.Yapımı tamamlanan tandır kurumaya bırakılmadan önce altta hava deliği (kül- ve deliği) açılır. Yaklaşık yedi ile on gün arasında tamamlanabilen tandır kurumaya döndü- ğü zaman içten ve dıştan perdahlanır. Tandırın son aşamasında perdahlama işlemi kuruma süresi boyunca düz ve parlak bir yüzey elde edinceye kadar devam eder. Perdahlama ön- celeri özel taşlarla günümüzde ise küçük cam şişelerle yapılmaktadır (Şekil14). Böylece tandırın yapım aşaması tamamlanmış olur (Başar, 1976).

Tandırın yerine konulması ve pişirilmesi özenle yapılmalıdır.Tandırın konulacağı zemin amacına uygun derinlik ve genişlikte kazılarak hazırlanır. Daha sonra tandırın etrafının dol- durulması işlemine geçilir. Bu dolgu sırasında tandırın arkasına toprak konmamasına dik- kat edilir. Dolgu malzemesi olarak kaba çakıl, kül veya ahır gübresi kullanılır. Böylece tan- dırın pişirilmesi esnasında ortaya çıkacak olan genleşme en aza indirilerek çatlamalara en- gel olmak hedeflenir. Dolgu işlemi yapıldığında tandır dışarıdan 10 cm.-15cm. kadar boş bırakılır. Bu kısım daha sonra toprak ve üstünün balçıkla sıvanmasıyla doldurulur. Günü- müzde bu işlem tandırın ısısını daha iyi koruduğu düşüncesiyle izocamla yapılmaktadır.

Şekillendirilen tandırın, kullanıma hazır hale gelmesi için önce kendisi pişirilir. Tandırın pi- şirilmesinde hava deliği önüne çabuk yanan yakacaklar konularak bu işlem kademeli ola- rak üst bölüme kadar sürdürülür.Daha çok tezek ve kuru odunun kullanıldığı tandırlarda pişme süresi tandırın büyüklüğüne göre değişir. Tandırda ateş kor haline gelince tandırın ağzı kapatılarak ısının tandır içinde kalması pişme işleminin tamamlanması sağlanır. Piş- me işleminin ardından tandır kullanıma hazırdır.

    1. KÖKENİ

Anadolu’da neolitik çağdan itibaren yerleşme ve konut tiplerinde pişirme, ısı kaynağı ya- da kurban ateşi olarak ocakların, yakmak, pişirmek, eritmek gibi özel amaçlar için fırınla- rın yine pişirme ve ısınma amaçlı olarak (daha sınırlı alanda) tandırların kullanıldığı arke- olojik kazılarla bilinmektedir (Naumann, 1985).

157

Kullanım amacına göre farklı biçimler gösteren ocaklar Anadolu’da genellikle taşınabilir veya duvara bitişik olarak yapılmıştır. Çatalhöyük yerleşiminde kare, dikdörtgen yada yu- varlak biçimli, Hattuşaş eski Hitit evlerinde duvara dayanan atnalı veya dikdörtgen, Kül- tepe’de (Kaniş Karum I ve II) atnalı şeklinde çift ocak ve iç içe geçirilmiş, Norşuntepe’de yine atnalı ve U biçimli, Erzurum Karaz, Pulur, Güzelova ve Sos Höyükte yuvarlak ve at- nalı şeklinde ocaklar Anadolu’da ocak tiplerinin belirlenebildiği yerleşimlerden sadece birkaçıdır (Naumann, 1985); (Darga, 1985); (Mellaart, 2003); (Koşay-Vary, 1964); (Ko-

şay-Vary, 1967); (Koşay-Turfan, 1959); (Takaoğlu, 2000); (Özgüç, 1986); (Sagona-Erk-

men-Thomas, 1996).

Anadolu konutlarında pişmiş topraktan taşınabilir veya duvarlara bitişik ocaklarda bacaya rastlanmamıştır. Olasılıkla ateş avlu duvarındaki ocaklarda yakılıyor ve ateş kor haline gel- dikten sonra odaların içindeki ocaklara alınıyordu (Naumann, 1985).Günümüzde Anadolu kırsalında tarih öncesi dönemden beri aynı biçimsel özellikleri yansıtan ocaklar kullanılma- ya devam etmektedir.

Anadolu’da ocaklarla zamanlı görülen fırınlar genellikle yuvarlak planlı (arı kovanı şek- linde) olup yarıya kadar taştan üst kısım ise kilden yapılmıştır.Daha çok avlunun bir kena- rına kurulan ekmek pişirme fırınlarına Kültepe’de (Kaniş Karum II), Alacahöyük ve Hat- tuşaş konutlarında rastlanmıştır. Ocaklarda olduğu gibi bu tip fırınlar da Anadolu kırsalın- da halen yapılmaktadır (Darga, 1985); (Neve, 1996); (Koşay-Akok, 1973).

Arkeolojik kazılar Doğu Anadolu konut mimarisinde ocak ve fırınların dışında tandırların varlığını da göstermektedir. Gerçi tarih öncesinden günümüze uzanan süreçte Anadolu’da pişirme ve ısınma amaçlı olan tandırlarla özel pişirme amaçlı kullanılan fırınlar birbirine ka- rışmaktadır. Yalnız Erzurum’un 20 km. kadar güneybatısında Pulur’da 1960 kazılarında bu- lunan bir tandır bu bölgede tandır geleneğinin geç Kalkolitik döneme kadar uzanan bir geç- mişi olduğunu göstermesi bakımından ilgi çekicidir (Koşay-Vary, 1964). Aynı şekilde Er- zurum yakınlarındaki Karaz ve Sos Höyük kazılarında da tandır parçalarına rastlanılmış ol- ması bölgedeki tandır geleneğinin geçmiş uzantılarını destekler niteliktedir.

Anadolu’nun doğusunda geçmişten günümüze uzanan kullanımı ile tandırın Orta Asya bağlantılı olduğu da düşünülmektedir. Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde Neolitik dönem- den itibaren kırlangıç örtülü (tüteklikli) çukur evlerin özellikle soğuk iklime karşı koru- naklı bir ev tipi olarak uygulandığı görülmektedir. Bu ev tipinde örtünün açık olan orta kıs- mından hem mekanın ışık aldığı hem de altta yanan tandır yada ocağın dumanının dışarı atıl- dığı anlaşılmaktadır (Akın, 1991); (Akın, 1996); (Okladnikov, 2002). Benzer uygulama yi- ne aynı bölgede yerleşik olmayan göçebe topluluklarının çadırlarında ortada yanan ocak3 ve üzerindeki duman açıklığı sisteminde bulunmaktadır (Çoruhlu, 2002); (Koca, 2002).

Uygur ve Selçuklu evlerinde aşlık, aşdamı olarak anılan tandırevi, tandırdamı, tandırbaşı, ev gibi isimlerle anılmaya devam eden mutfaklarda tandır ve üst örtüsünde kırlangıç örtü- nün varlığı bilinmektedir. Bölgesel koşullar, yaşam tarzı ve iklim şartlarının etkisiyle Orta Asya konutunda son derece fonksiyonel bir mekan olan aşlık kırlangıç örtüsü ve içerisin- deki tandırı ile Doğu Anadolu’ya uzanan bir kültürün izlerini yansıtmaktadır. Öte yandan Türk kültürünün etkisinde kalan Kafkasya, Azerbaycan, Afganistan ve İran bölgesinde de tandır kültürüne rastlanmaktadır (Karpuz, 1986); (Karpuz, 1993).

  1. Eski Türklerde ocak ve ateş kutsal sayılırdı. Konu ile ilgili inanışlar hakkında bkz. (İnan, 1986); (Ögel, 1991); (Ögel, 1995); (Kalafat, 1995); (Çopuroğlu, 2003); (Bilge, 1938)                                                              4TANDIRIN DOĞU ANADOLU’DAKİ YERİ VE KULLANIMI

Tandırın daha çok Doğu Anadolu kentsel ve kırsal mimarisinde yaygın olması bölgesel fak- törler, iklim özellikleri ve ekonomik koşullar ile doğrudan ilgilidir (Tanyeli, 1996). Böl- gede tandır kültürü tandırların bulunduğu mekan (tandırevi) tip ve kullanım açısından fark- lılıklar göstermektedir. Geleneksel Erzurum evlerinde anıtsal bir mekan olan tandırevinde yer alan tandırların benzer uygulamaları Bayburt evlerinde de bulunmaktadır (Uçar, 1998); (Sağdıç, 1998). Erzurum ve Bayburt evlerinin dışında tandıra Kars, Ağrı, Iğdır, Erzincan, Malatya, Elazığ, Muş, Bitlis ve Van evlerinde de rastlanmaktadır. Bölgenin kent ve kırsal konut mimarisinde gözlenen çeşitlilik tandırların konumlandırıldığı mekanlarda da farklı- lıklara neden olmaktadır. Bu farklılık tandırın evin içinde bir bölümünü oluşturan mutfak- ta (tandırevinde), evin dışında avluda bulunan tandırevinde veya avlunun bir köşesinde sundurma altında konumlandırılmasından kaynaklanmaktadır.

Kars, Ağrı, Iğdır çevresinde (Şekil 15) tandır evin önemli bir bölümünü oluşturan tandıre- vinde hem pişirme amaçlı hem de ısınma amaçlı kullanılır. Tandırevinin bu çevrede evden ayrı veya evin içinde görülebilen örnekleri vardır.

Erzincan Kemaliye ve Çayırlı’da evin içinde konumlandırılmış mutfakların dışında evin avlusunda yer alan tandırevinde mevsimlik yiyeceklerin hazırlanması veya özel günlerde kullanılan tandırlar vardır (Alper, 1996) ; Kuruluşunun 45.Yılında (Çayırlı, 1999); Kemah Kitabı.

Elazığ kırsalında antik örneklerine Norşun Tepe’de İlk Tunç Çağı evlerinde rastladığımız elips biçimli fırın evin dışında aynı biçimde yapılmaya devam etmektedir. Bu fırınların dı- şında Elazığ kırsalında (Alişam, Ağmezra, Tepecik gibi köylerde) yere gömülü tandırlar mutfak veya mutfakla bağlantılı avlunun bir köşesinde genellikle pişirme amaçlı kullanıl- maktadır (Koşay, 1971); (Peters, 1972); (Koyunlu, 1976); (Koyunlu, 1979).

Malatya evlerinde zemin katta mutfak içerisinde yer alan tandır kırsal alanda mutfakta ye- re gömülü veya evin dışında sundurma altında yerden yükseltilmiş gövdesiyle farklı bir form kazanmaktadır (Şekil 16) (Özbek, 1988).

Muş kırsalında evin yaşama bölümünü oluşturan mekanda tandır, pişirme ve ısınma amaç- lı kullanılan bir düzenektir. Aynı çevrede tandırların evin dışında kapalı bir mekanda (hani) görülen örnekleri de vardır (Şekil 17).

Geleneksel Bitlis evlerinde tandır ya mutfağa bir kemer açıklığı ile bağlanabilen tandır evinde yada avlunun (hayat) bir köşesinde genellikle pişirme amaçlı kullanılmaktadır (Sa- yan-Öztürk, 2001).

Van evlerinin belirleyici unsuru olan tandırevi ise bazen eve bitişik bazen ayrı yapılmak- tadır. Tandırevinde yere gömülü tandır ısıtma ve pişirme amaçlı olarak yine vazgeçilmez bir unsurdur Cumhuriyetin 75. Yılında Van; (Türkoğlu, 1969).

Yere gömülü tandır tipine Doğu Anadolu’nun dışında Trabzon, Rize, Artvin kırsal konut- larında da yaygın olmamakla birlikte rastlanmaktadır (Karpuz, 1982). Asıl olan ocakla birlikte bu bölgede tandırın kullanılması bölgeler arası kültürel etkileşimin bir gösterge- si olmalıdır.

İç Anadolu’da Kayseri, Nevşehir ve Sivas çevresinde geleneksel mimari, malzeme, iklim ve topografyanın etkisi ile şekillenen konut mimarisinde Doğu Anadolu genelinde hakim olan yere gömülü tandır uygulaması benzer şekilde görülmektedir.

Geleneksel Kayseri evinde kışlık mutfakta (tokana) bulunan tokana ocak sekisi zeminden yükseltilmiş taş kaplı, önü taş kemerli bir düzenleme gösterir. Ocağın taban döşemesini oluşturan bu alanda genellikle derinliği 62 cm. ağız çapı 34 cm. olan ocak (tandır) yer alır (Şekil18). Aynı şekilde Kayseri evlerinde yazın kullanılan yazlık tokanalarda benzer şekil- de yine küçük bir tandır görülmektedir (Binici, 2002); (İmamoğlu, 1992).

Nevşehir (Avanos, Ürgüp) ve civarında kışlık mutfak (tafana) geleneksel Erzurum evleri- nin tandırevi ile fonksiyonel açıdan benzerlik gösterir. Kayseri’deki tokanalarla benzer özellikler gösteren tafananın ortasında ekmek ve yemek pişirilen, su ısıtılan ve aynı zaman- da ısınma amacıyla kullanılan tandır bulunur. Ayrıca bu bölgede hayat denilen avluya ba- kan eyvan biçimindeki çardaklar yaz mutfağı olarak kullanılmakta ve bu mekanın bir kö- şesinde ocak ortasında ise tandır yer almaktadır (Sevindik, 1997); (Esmer, 1992).

İç Anadolu’da daha çok Sivas ve kırsalında (Ulaş, Kangal gibi) tandırlık veya ev yüzü ola- rak isimlendirilen mutfak evin içinde olup burada yere gömülü tandır yine aynı amaçla kul- lanılmaktadır (Üçer, 1990).

5. SONUÇ

Eski Erzurum ve eski Bayburt evlerinde anıtsallaşan tandırevinin vazgeçilmez bir unsuru olan tandır, Doğu Anadolu Bölgesinin diğer kent ve kırsal konutunda, kısmen İç Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesinde farklı tip ve konumlarda kullanılmıştır. Günümüzde yerini modern fırın ve ısınma araçlarına bırakan tandır, kırsal alanda halen tandır ekmekleri, lezze- tine doyum olmayan tandır yemekleri, her türlü kışlık yiyeceğin hazırlanması, çamaşır ve banyo sularının ısıtılması ve ısınma aracı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bu kulla- nımda yine iklim şartları, bölgesel faktörler, ekonomik koşullar ve gelenekler tandır kültü- rünü geçmişten günümüze taşıyan etmenlerdir.

SÖZLÜK*

Egiş (Ersin): Tandırdan ekmek almaya yarayan bir tarafı çengelli alet (Şekil19)

Gelberi: Tandırın külünü çekmeye yarayan bir tür kürek (Şekil19) Gogoç: Yüzeylerin parlatılmasına yarayan yuvarlak taş Gogoçlamak: Perdahlamak, parlatmak

Hatırçak: Tandırın üzerine konulan sabit veya hareketli demir ızgara (Şekil19)

Kân: Tandırbaşında külve deliklerinin üzerinden geçen ağaç

Keriz:Yüzeylerin parlatılmasında kullanılan ağaçtan yapılan alet

Kırlangıç Örtü: Tandırevinin üzerini örten dikdörtgen kesitli kalın kirişlerin üst üste bin- dirilmesiyle elde edilen ortadan ışıklı örtü şekli

Kösevi: Tandırın karıştırılmasında kullanılan dayanıklı ağaçtan uzun sopa Külve Deliği: Tandırın hava almasını yanmasını sağlayan hava deliği Loloz: Bant (Bant usulü, yöntemi)

Rapata: Tandıra ekmek yapıştırmaya yarayan araç (Şekil19)

Şurt: Tandırın ağız kısmı (Şekil20)

Tafana: Nevşehir ve civarında kışlık mutfak

Tokana: Geleneksel Kayseri evinde mutfak

  • Terimler ile ilgili daha geniş bilgi için bkz. Karpuz (1993); Başar (1976); Güner (1988)

KAYNAKÇA

Akın, G. (1990). Asya Merkezi Mekan Geleneği, Ankara, 187-207

Akın, G. (1991). “Tüteklikli Örtü Geleneği:Anadolu Cami ve Tarikat Yapılarında Tüteklikli Örtü” VD. S.XXII, Ankara, 323-354.

Akın, G. (1996). “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Geleneksel Mimarlığında İki Tarihsel Ev Tipi: Bindirme Kubbeli ve Tüteklikli Evler” Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme, Habitat II, İstanbul, 248-256.

Alper, B. (1996). “Kemaliye Evleri” Her Yönüyle Kemaliye (Eğin), İstanbul, 190

Başar, Z. (1976). “Halkımızın Yaşamında Tandır” Türk Folklor Araştırmaları Yıllığı 1975, Ankara, 27-40

Bilge, S. (1938). “Erzurum Ev Teşkilatı” HBD. C.VII, S. 80, İstanbul, 175-178

Binici, Y. (2002). “Geleneksel Kayseri Yapılarında Isıtma ve Havalandırma” VI. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazı Sonuçları ve Sanat Tarihi Sempozyumu Bildiriler, Kayseri, 201-216

Cumhuriyetin 75. Yılında Van Ankara, 103-104

Çopuroğlu, C. (2003). “İnsan Çevre Kültür Etkileşimi Çerçevesinde Barınma Kültürü” Milli Folklor, S.57, Ankara, 53-57

Çoruhlu, Y. (2002). “Hun Sanatı” Türkler, C.4, Ankara, 54-76 Darga, M. (1985). Hitit Mimarlığı 1 Yapı Sanatı, İstanbul, 151-156 Esmer, M. A. (1992). Avanos’un Eski Türk Evleri, Ankara, 21-22

Gündoğdu, H. (1997). “Genel Özellikleriyle Erzurum Evleri” Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi, S.3, Erzurum, 27-37

Güner,G.(1988). Anadolu’da Yaşamakta Olan İlkel Çömlekçilik,14,20 -22

Hotan, H. (1946). “Erzurum’da Sivil Mimari ve Özellikleri” Arkitekt, C.15, 62-64

Hotan, H. (1947). “ Erzurum Evleri” Arkitekt, C.16, 27-30 İmamoğlu, V. (1992). Geleneksel Kayseri Evleri, Ankara, 49-50 İnan, A. (1986). Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara, 66-71

Kalafat, Y. (1995). Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ankara, 61-64

Karabekir, O. (1984). “Erzurum Mutfakları” Türkiyemiz, S.43, İstanbul, 1-6

Karpuz, E. (1999). “Anadolu Türk Mimarisinde Mekan Olarak Mutfak ve Osmanlı Dönemi Örnekleri” Osmanlı, C.10, Ankara, 457-463

Karpuz, H. (1982). “Trabzon Köy Evlerinin Bölümleri” Türk Folkloru Araştırmaları, 1881/2,

Karpuz, H. (1986). “Eski Erzurum Evlerinde Tandırevi” Köz Dergisi, S.6, Erzurum, 49- 53

Karpuz, H. (1989). Erzurum Evleri, Ankara, 20-23

Karpuz, H. (1993). Türk İslam Mesken Mimarisinde Erzurum Evleri, Ankara.

Kemah Kitabı, Ankara, s.172

Koca, S. (2002). “Eski Türklerde Sosyal ve Ekonomik Hayat” Türkler, C.3, Ankara, 15-37

Koşay, H. Z.- Vary, H. (1967). Güzelova Kazısı, Ankara, 7

Koşay, H. Z.-Vary, H. (1964). Pulur Kazısı, Ankara, 23

Koşay, H.Z.- Turfan, K.(1959). “Erzurum Karaz Kazısı Raporu” Belleten, C.XXIII, S.91, 349-362

Koşay,H. Z.(1971).Pulur (Sakyol) Kazısı, Keban Projesi 1969 Çalışmaları, Ankara, 99- 101

Koşay,H. Z.-Akok,M. (1973).Alaca Höyük Kazısı, 1963-1967’deki Çalışmalar ve Keşiflere Ait İlk Rapor, Ankara, 3

Koyunlu, A. (1976). “Etnohistorya Yönünden Elazığ, Munzuroğlu Köyünde Bir Evin İnceleme Denemesi” Keban Projesi 1972 Çalışmaları, Ankara, 215-223

Koyunlu, A. (1979). “Elazığ Ağmezra Köyünde Değirmen Yapısı ve Yapım Özellikleri, Keban Projesi 1973 Çalışmaları, Ankara, 143-158

Köse,M.(1965). “Tandır”Türk Folklor Araştırma Dergisi,C.9, 3714-3719

163

Kukaracı, U. (2001). Günümüz Erzurum Evinde Geleneksel Unsurların Kullanımına Yönelik Bir Sentez Çalışması, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Anabilim Dalı (Yayınlanmamış) Yüksek Lisans Tezi, Erzurum, 36-37

Kuruluşunun 45. Yılında Çayırlı, Çayırlı,101-102

Mellaart, J. (2003). Çatalhöyük Anadolu’da Bir Neolitik Kent, İstanbul, 38-39

Muin, M. (1371). Ferheng-i Farsi, C.1, Tahran, 1156

Naumann, R. (1985). Eski Anadolu Mimarlığı (Çev. Beral Marda), Ankara,189-198

Neve, P.(1996). “Hitit Krallığının Başkenti Hattusa’ da Konut” Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme, Habitat II, İstanbul, 99-115

Okladnikov, A. P. (2000). “Tarihin Şafağında İç Asya” Erken İç Asya Tarihi, İstanbul, 116

Ögel, B. (1947). “Erzurum Evleri “Ülkü Dergisi , C.1,S.12, 32-33 Ögel, B. (1991). Türk Kültür Tarihine Giriş, C. 4, Ankara, 73-78 Ögel, B. (1995). Türk Mitolojisi, C. 2, Ankara, 495-532

Özbek,O. (1988). “Malatya Evleri” Türk Etnografya Dergisi, S. XVIII, Ankara, 132-133

Özgüç, T. (1986). Kültepe- Kaniş II,Eski Yakındoğunun Ticaret Merkezinde Yeni Araştırmalar, Ankara,7-vd.

Peters, E. (1972). “Altınova’daki Kerpiç Evler” Keban Projesi 1970 Çalışmaları, Ankara, 163-170

Sagona, A.-Erkmen, M.-Thomas,C. (1996). “The Excavationons at Sos Höyük,1995”Anatolıan Studies 46:27-52

Sağdıç, O. (1998). Bayburt, Ankara, 88-100

Sayan, Y.-Öztürk, Ş. (2001). Bitlis Evleri, Ankara, 31

Sevindik, H. (1997). “Ürgüp ve Çevresi Konut Anlayışının Fonksiyonel Açıdan Değerlendirilmesi” V. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, Ankara, 363-370

Sezen, L. (1993). Erzurum Şehir Folkloru, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış) Doktora Tezi, Erzurum, 233-234

Takaoğlu,T.(2000). “Hearth structures in the religious patter of Eraly Bronze Age Northeast Anatolia” Anatolıan Studıes, Volume 50, 2000,11-15

Tanyeli, U. (1996). “Anadolu’da Bizans, Osmanlı Öncesi ve Osmanlı Dönemlerinde Yerleşme ve Barınma Düzeni” Habitat II, İstanbul, 405-471

Türkoğlu, S. (1969). “Van’da Tandır Adetleri” Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, 5491- 5492

Uçar, H. (1998). Bayburt ve Bayburt Evlerinin Mimarlık Tarihindeki Yeri, AÜ. Sosyal Bilimler Enstitüsü Arkeoloji ve Sanat Tarihi Anabilim Dalı (Yayınlanmamış) Doktora Tezi, Erzurum, 114-116

Uzun, S. (1996). “Erzurum Yöresinde Tandır Yapımı ve Yöre Meskenlerindeki Tandırevinin Coğrafi Yönden İncelenmesi” Akademik Açı 1, Samsun,113-125

Üçer, M. (1990). “Sivas’ın Eski Evleri” Lale, S.7, İstanbul, 21-25

Ünal, R. H. (1994). “Erzurum Mimari-Evler” TDV.İA. C.11, İstanbul, 329-330

                              

                                                                                               Şekiller

 Araş.Yrd. Doç. Dr. Zerrin KÖŞKLÜ(Hocamıza Çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz)