FRANSIZ SEYYAH VİTAL CUİNET’İN GÖZÜYLE ERZURUM VİLAYETİ’NİN NUFUS POPÜLÂSYONU

/ 29 Aralık 2017 / 587 / yorumsuz
FRANSIZ SEYYAH VİTAL CUİNET’İN GÖZÜYLE ERZURUM VİLAYETİ’NİN NUFUS POPÜLÂSYONU

Erzurum, çok önemli yolların düğüm noktasında bulunması ve konumunun müdafaaya uygun olması sebebiyle, tarih boyunca, askeri ve ticari önemi ön planda olmak üzere Anadolu’nun önde gelen şehirlerinden biri olmuştur. Kafkasya ve İran’dan gelen yolların Anadolu’ya açılan tek kapısını teşkil edip, ilk ve ortaçağlarda doğudan Anadolu’ya girme teşebbüsünde bulunan istila ordularına karşı Anadolu savunmasının kaderini tayin eden başlıca kale olduğundan büyük önem kazanmıştır.1 Erzurum şehri kendi adını taşıyan ovanın Palandöken dağları eteği üzerine kurulmuştur. Bölgede bilinen ilk halk Urartular olup, bu halkı sırasıyla Hititler, Ermeniler, Medler, Persler, Partlar, Sasaniler, Bizanslılar ve Türkler takip etmişlerdir. Erzurum’un kaynaklarda geçen bilinen isimleri: Karintis, Karin, Korana, Karnoi, Kalghak ve Karnoi Kağak olarak geçmektedir. Romalılar 415-422 yılları arasında İran’dan gelen tehditlere karşı Erzurum şehrini güçlendirmişler ve imparator II. Theodosius’a izafen Theodosiopolis adını şehre vermişlerdir. Şehir Türklerin eline geçtiği 1071’den itibaren ismindede değişiklikler olmuştur. Bu isimler; Erzen, Erzen-i Rum daha sonra Erzurum şekline dönüşmüştür.2
Selçuklulardan sonra Anadolu’ya hâkim olan Osmanlılar; Yavuz Sultan Selim döneminde Şah İsmail ile yapılan Çaldıran Savaşı sonrasındaki fetihlerde 1518 yılında şehre hâkim olabilmişlerdir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde şehrin mimarisi yeniden şekillenerek daha büyük bir yerleşim merkezi haline getirilmiştir. Bu tarihten itibaren doğu bölgesine yapılan seferlerde Erzurum bir askeri üs olmuş ve önemi gittikçe daha da fazla artmıştır.
1828-1829 Osmanlı-Rus savaşları esnasında Osmanlı devleti yenilince Erzurum Ruslar tarafından işgal edilmiştir. Böylece Erzurum Osmanlı idaresine girdikten sonra ilk kez istilaya uğramış oluyordu. Ancak bu istila süresi üç ayla sınırlı kalmıştır. Çünkü akabinde imzalanan Edirne Antlaşması ile Ruslar şehri boşaltmak zorunda kalmışlardır. Şehri boşaltırlarken Rusların yaptığı tahribatla Erzurum şehri adeta harabeye dönmüştür.
Osmanlı Devleti’nin 1939’da ilan ettiği vilayet nizamnamesi Erzurum’da da uygulanmak istenmiş lakin bu uygulama çeşitli sorunlar nedeniyle 1864’te ancak hayata geçebilmiştir. Yeni nizamnameye göre: Erzurum Eyaleti yerine neredeyse Anadolu’nun doğusunu kapsayan büyük bir Erzurum Vilayeti kurulmuştur. Bu vilayette Erzincan, Bayburt, Beyazıt sancaklarını ve birçok kaza’yı içinde barındırmıştır.                                                                                                                                                                                                                                  Erzurum Vilayeti’nin Nüfus Popülâsyonu
Erzurum, bulunduğu konum, ticaret yolları üzerinde bulunması, büyük bir vilayet olduğu için korunma ve barınma noktasında daha üst düzeyde olması gibi nedenlerden dolayı sürekli göç alan, büyüyen ve gelişen bir konumdadır. Yabancı kaynaklarca da desteklenen resmi bilgilere göre de nüfus sürekli artmaktadır. Erzurum Vilayetinde 645.702 kişi yaşamakta olup bunların 344.922’si erkek, 300.780’i kadın nüfustur.  Yukarıdaki tabloda Erzurum Vilayeti’nin genel nüfus popülâsyonu verilmiştir. Görüldüğü gibi çeşitli din ve ırklara mensup kişiler aynı toprakta bir bütünlük içerisinde yaşamaktaydılar.
Erzurum Vilayeti’nin başta merkez sancağı olmak üzere Vilayete bağlı bulunan Sancak ve kazaların nüfus popülâsyonlarını incelediğimizde: Erzurum Merkez Sancağı idari bakımından 8 kazaya bölünmüştür. Bunlar Ova, Kiği, Tercan, Hınıs, Tortum, Keskin ve Pasin’dir. Bu kazalar ise 90 nahiye’ye bölünmüştür.                                                                                                                                                              1: Merkez Sancak (Erzurum):
Bu günkü Erzurum il sınırları içerisinde yer alan ilçe ve köylerden Hınıs, Tortum, Ilıca, Pasinler Aşkale gibi ilçelerinin döneme ait nüfuslarını aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Merkez sancağın nüfusu yukarıdaki tabloda detaylı olarak verilmiştir; ancak bu tablo içerisinde merkez sancağa bağlı Ova, Kiği, Tercan, Tortum, Hınıs, Keskin ve Pasin kazaları yer almaktadır.
Erzurum’a bağlı kazaların nüfus popülasyonlarını incelediğimiz zaman bölgedeki etnik ve dini dağılımlar şöyledir.                                           1.a: Ova Kazası
Erzurum’un kuzeybatısında yer alan Ova Kazası 17 nahiye ve 171 köyü içine almıştır. Ova kazasının nüfusu incelendiğinde toplam 70.485 kişinin bu kazada yaşadığı görülmektedir. 1.b: Kiği Kazası
Osmanlı Eyalet sistemi içerisinde Erzurum Vilayetine bağlı olan Kiği bu gün Türkiye Cumhuriyeti siyasi sınırlarında Bingöl iline bağlı bir ilçedir. Erzurum’un güneybatısında yer alan kaza 15 nahiye ve 217 köyden oluşmaktadır.11
Kazada 41.225 kişi yaşamakta olup nüfusun dağılım popülâsyonları aşağıda yer alan topladaki gibidir:   1.c: Tercan Kazası
Tercan Osmanlı Eyaletsistemi içerisinde Erzurum Eyaletine bağlıyken bu gün Erzincan ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Tercan Erzurum’un batı kısmında kalıp12 nahiye ve 192 köyden meydana gelmiştir.13
Kazada 26.795 kişi yaşamakta olup nüfus dağılım popülâsyonu aşağıdaki tablodaki gibidir. 1.d: Hınıs Kazası
Erzurum Eyaleti sınırları içerisinde yer alan kaza bugünde aynı şehrin siyasi sınırları içerisinde yer almaktadır. Hınıs Erzurum’un güneydoğusunda yer alıp; kuzeyde Pasin kazası, doğuda Bayezid Sancağı, güneyinde Bitlis Vilayeti ile batıda Kiği ile Ova Kazaları ile sınırlıdır. Kaza 12 Nahiye ve 236 köyden meydana gelmektedir.15
Hınıs’ta 26.967 kişi yaşamakta olup nüfus dağılım popülasyonu aşağıdaki tablodaki gibidir.    1.e: Tortum Kazası
Tortum Osmanlı döneminde de olduğu gibi bugünde Erzurum ili siyasi sınırları içerisinde yer almaktadır. Erzurum’un kuzeydoğusunda yer alan Tortum; kuzeydoğusunda Rusya, güneydoğusunda Pasin Kazasına, Güneyden Ova Kazasına, batıdan İspir Kazasına ve kuzeybatıdan Keskin Kazasına sınırı vardır.
Tortum; 14 Nahiye, 157 köy ve 8.299 evden oluşmaktadır. 52.591 kişinin yaşadığı Tortum’un nüfus popülâsyonunun dağılışı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. 2. Erzincan Sancak’ı
Osmanlı vilayet nizamnamesi çerçevesinde Erzurum Eyaletine bağlanan Erzincan Sancak’ı cumhuriyetin ilanına kadar bu şehre bağlı kalmıştır.
Erzincan Sancak’ı güneybatıdan kuzeydoğuya kadar olan bölümü Mamurat’ülAziz (Elazığ) batı ve kuzey istikametinde ise Sivas ile Trabzon vilayetleri ile komşudur. Erzurum Vilayetinin Anadolu’ya açılan kapısı niteliğinde olan şehir günümüzde Erzurum ile sınır komşusudur.
Erzincan Sancak’ı 6 kazaya bölünmüştür. Bunlar: Erzincan, Bayburt, İspir, Kemah, Refahiye ve Kourou-tchai (Mercan)’dir. Bu kazalara bağlı 50 nahiye ve 840 köy vardır.
Erzincan Sancak’ının nüfus popülâsyonu aşağıdaki tablodaki gibidir:2. Bayezid Sancak’ı
Bayezid Sancak’ı Erzurum Vilayeti sınırları içerisinde yer alıp doğudaki Osmanlı sınır sancağı olması dolayısıyla ehemmiyeti fazla olan bir coğrafi yapıdadır. Sancak merkezi bugün Ağrı ili sınırları içerisinde yer alan Doğubeyazıt ilçesindedir.
Bayezid Sancak’ı kuzey ve doğusu İran ile, güneyi Van Vilayetiyle batıda Hınıs ve Pasin kazaları ile sınır komşusudur. Bayezid Sancağı 5 kazaya ayrılmıştır. Bunlar: Bayezid, Diadin, Kara Kilise, Eleşkirt ve A’intab (Tutak)’tır.19 Kazalr ise 18 nahiye ve 418 köy ile müteşekkil olup 8.448 evden ibarettir.20
Vital Cuinet’in yaptığı araştırmalar çerçevesinde Bayezid Sancak’ının nüfus popülasyonu aşağıdaki tabloda verilmiştir.Osmanlı vilayet nizamnamesinden sonra oluşan vilayetlerden biri olan Erzurum Vilayeti bulunduğu konum itibari ve geçmiş ile olan bağları köklü bir devlet olması hasebiyle: Osmanlı Devletinde önemli bir noktaya sahipti. İçerisinde barındırdığı bir ok etnik grup, farklı inançlara sahip kişilerin var olması Osmanlı Devletinin kozmopolit yapısını göstermektedir.
Vital Cuinet 1890 ile 1892 yılları arasında Anadolu’ya bir seyahat yaparak bölgenin ekonomik, sosyal, yeraltı yerüstü kaynaklarını araştırmıştır. Fransızca olarak basılan eser 4 cilt olup dönemle ilgili detaylı bilgiler vermektedir. Çalışmalarını Duyunu Umumi çerçevesinde hazırladığı için içerdiği bilgiler net ve eksiksizdir.
Arş. Gör. Ahmet EDİ