Geçmişten Bugüne

/ 14 Aralık 2017 / 282 / yorumsuz
Geçmişten Bugüne

Geçmişten Bugüne 
İnsan bir yanı toprak diğer yanı ise Allah tarafınca üflenmiş ruha sahip olan bir varlık. Yeryüzünde Allah’ın halifesi olan yüce bir varlık. Bu varlık her şeyden önce bir birey olarak yani Adem olarak tarihte kendine yer bulmuş daha sonra bir cemaat olarak kendini ifade etmiş en sonunda da bir cemiyet haline gelmiş.
Yaşamış olduğu çevrede buna göre şekillenmiştir. İlk önce belki bir ev, daha sonra bir köy ondan sonrada bir şehir halini almıştır. Evinde birey olarak, köyünde veya mahallesinde bir cemaat olarak, şehirlerde ve ülkelerde ise bir cemiyet olarak kendini ifade etmiştir.
Bizim kültürümüzde yani Türk ve İslam kültüründe insan kendini hep cemaat şuuru içerisinde toplumsal dayanışma ile ifade etmiş ve olağanüstü bir medeniyet anlayışı kurmuşlardır. Bu medeniyetin ürünü olarak kendine özgü bir şehir hayatı geliştirmişler, bu şehir içerisinde mahalleler kurmuşlar kendilerine yabancılaşmadan, toprağa yakın bir şekilde yaşamışlardır. Sevginin, saygının, dayanışmanın olduğu bir toplum olarak, insan yüzünü yansıtan evler, sokaklar içerisinde, mutlu bir şehir kurmuşlardır.
Bu şehirlerden biri olan Erzurum da doğmuş, büyümüş ve yaşamış birisi olarak geçmişi anarak bugüne bir baktım. Eskiden toprak damlardan oluşan daracık ve çıkmaz sokakların birleşiminden ibaret mahalleler vardı. Çamurluydu, buzluydu, karanlıktı ama birbirlerine yardım eden insanlar vardı. Bakkal amcalar, bekçi babalar vardı. İnsanlar dertlerinde sıkıntılarında yalnız başlarına mücadele etmiyorlardı. Anası, babası, kardeşleri, akrabaları hatta bunlara bile sıra gelmeden komşular, arkadaşlar imdada yetişiyorlardı. Şehir de sevgi ve muhabbet vardı. Dolayısıyla mutlu bir şehir vardı.
Şimdi her biri bir mahalle olan apartmanlara sahibiz, artık mahalle çeşmelerinden sutaşıma ihtiyacımız yok. Çamaşır makinelerimiz var. Evlerde elektrik var, televizyonda var, bilgisayarda çocukların dışarda arkadaşlarıyla oynamalarına da gerek yok. Hoş oynasalar oynayabilecekleri bir alanları da yok. Sevgi yok, muhabbet yok.
Hani dedik ya insanın bir yanı toprak diğer yanı Allah’ın üflediği bir ruh. Topraktan yükseldikçe, Allahtan da uzaklaştık her halde. Ortada insan yok, sokak yok, mahalle yok, şehir yok. Erzurum da yok
Geçmişimiz vardı. Bugünümüz yok acaba gelecek nasıl?