reklam

GÜÇLÜ ÇOĞRAFYANIN KUVVETLİ İNSANI

/ 14 Kasım 2017 / 58 / yorumsuz
GÜÇLÜ ÇOĞRAFYANIN KUVVETLİ İNSANI
reklam

GÜÇLÜ ÇOĞRAFYANIN KUVVETLİ İNSANI

Erzurum kilidi-i mülki İslam’ın unvanını alan güçlü bir coğrafyadır. Bu coğrafya kartal yuvasını andıran yüksekliği nedeniyle sert karasal iklime sahip olsa da doğu batı uzantılı yolların kesiştiği bir kavşak noktada olması nedeniyle önemli bir yerleşim merkezi olmuştur.

Erzurum yüksek rakımlı bir şehir olduğundan dolayı insanlarının rahat nefes alabilmeleri için akciğerlerinin geliştiğini görürsünüz. Bu özelliğinden dolayı Erzurum, spor kulüplerinin gözde antrenman sahalarından birisi olmaya adaydır. Yüksek rakımda yaşayan insanların alçak irtifada yaşayan insanlara göre daha dayanıklı oldukları gözlemlenmektedir. Soğuk iklim insanlarının sıcak iklimde yaşayan insanlara nazaran daha fazla mücadeleci oldukları ve sert mizaca sahip oldukları değişik araştırmacı ve yazarlarca ileri sürülmektedir. Kar ve soğuğun hâkim olduğu coğrafyalar da sosyal dayanışmanın daha fazla olduğu ve kapalı alan kültürünün daha fazla geliştiği görülmektedir. Erzurum kültüründe yer alan meddah, âşıklık ve ev sohbetleri gibi kapalı alan kültürüne ilişkin yaşayış tarzı bunu doğrular niteliktedir. Kapalı alan kültürüne sahip olan toplumda yetişen insanlar genelde daha fazla savunmacı olma, bulunduğu alana ve topluma kendini daha fazla bağlı his etmek gibi özellikleri ile sıcak iklim insanlarından ayrılmaktadır.

Erzurum her ne kadar yüksek rakımlı ve soğuk iklimin sürdüğü bir şehir olsa da bir ova üzerinde kurulmuştur. Ova üzerine kurulan her yerleşim merkezi gibi Erzurum’da tarım ve hayvancılıkla ön plana çıkar. Bundan dolayı Erzurum aynı zamanda toprak mülkiyetine dayalı bir toplumsal yaşantı merkezi haline gelmiştir. Toprak mülkiyeti olan bir şehir kendine özgü kuralları, gelenekleri olan bir şehirdir. Bu tür şehirlerde özellikle erkek egemen akrabalık ilişkilerini ortaya çıkarır. Bu tür akrabalık ilişkilerinin bulunduğu şehirlerde aristokratik bir toplumsal anlayış kendine yer bulur. Aristokratik yaşantıda insanlara verilen eğitimlerde erdemli ve soylu olma gibi özellikler kazandırılmaya çalışılır ve bir denklik şuuru ortaya çıkar. Bu türden bir toplumsal yapıda yaşayan ve eğitimde geçen insanlar geleneklere önem verir ve kendilerinde bir denklik anlayışı ortaya çıkar. Toprak mülkiyetine dayalı toplumsal yapılarda akrabalar arası dayanışma daha fazla gelişir bu aynı zamanda insanlar üzerinde daha fazla denetim kurulmasına sebebiyet verir.

Erzurum ulaşım kolaylığı göz önüne alınarak kurulduğundan dolayı önemli bir yol kavşağı olmuştur. Özellikle doğu batı uzantılı doğal yolların merkezinde olması Erzurum’u ticari ve kültürel açıdan gelişmesine neden olmuştur. İpek yolu, Baharat yolu ve Kürk yolu gibi kadim yolların üzerinde bulunması Erzurum’u bir ticaret şehri haline getirmiştir. Ticaretin canlı olduğu yerlerde kültürel hareketlilikte gelişir. Bir yerde ilmin gelişmesinin ilk şartı da farklı kültürlerin bir araya gelebildikleri ve birbirlerini etkileyebildikleri ve kendilerine ait ekonomik değerleri alış veriş yoluyla satabilmelerinden geçer. Erzurum bu yönden şanslı olan şehirlerden birisi olarak tarihte yerini almıştır. Bu tür şehirlerde yetişen insanlar daha fazla anlayışlı, ilim ve irfan sahibi olurlar. Erzurum insanı tarih boyunca şehrin bu nimetinden istifade etmiş ve kendilerini kişisel açıdan geliştirebilmiş ve birçok ilim ehlini bağrından çıkarabilmiştir.

Birçok yolun buluştuğu merkezler önemli stratejik noktalardır ve bu noktaların askeri önemi fazla olur. Erzurum bu tür noktalardan birisi olarak önemli askeri merkezlerden biri olmuş ve birçok savaşa sahne olmuştur. Bu tür şehirlerde yaşayan insanların daha mütedeyyin, savaşçı, kahraman ve milliyetçi oldukları görülmektedir.

İşte coğrafik açıdan böylesine önemli özellikleri bağrında taşıyan Erzurum sahip olduğu bu güçlü coğrafyaya yakışır tarzda kuvvetli insanlar yetiştirmiş olan en önemli şehirlerden birisidir. Bugün dadaşlık gibi bir kültürü ortaya çıkarmak her şehrin harcı değildir. Ancak birçok özelliği bir arada taşıyan ve bu özellikleri asırlar boyunca bir arada sürdürebilen şehirler kuvvetli beşeri özellikleri ortaya çıkarabilir.

Dadaş; güçlü coğrafyanın kuvvetli insanı olarak Allahın bahşettiği bu değerleri özünde toplayarak sosyal yaşantısının içerisine katabilmiştir. Dadaş gibi yüksek bir ruh halini yaşayan insanların yaşadıkları coğrafyanın gücünden etkilenmemesi mümkün değildir. Dadaş yiğitlik, kahramanlık, doğruluk gibi yüksek vasıflarını geliştirirken elbette yaşadığı coğrafyanın bu birbirinden farklı özelliklerinden etkilenmiştir.

Erzurum gibi şehirler Dünya da çok nadir bulunur. Bu coğrafyanın siyasi ve fiziki özelliklerini ancak beşeri coğrafyanın kuvvetli olması halinde gelişerek ayakta kalmaya devam edebilirler.  Atalarımız bu güçlü coğrafyanın kıymetini bilerek kuvvet kazanmışlar ve kendilerine dadaş denilmesini hak etmişlerdir.

reklam

Tavsiye

Başkan Orhan’dan ak sunum