reklam

Kereste’de Top Oynamak

/ 8 Kasım 2017 / 17 / yorumsuz
Kereste’de Top Oynamak
reklam

Kereste’de Top Oynamak

 

Erzurum’da 70’li yıllarda en çok özlediğim eskiye ait mekanların başında top sahalarını sayabilirim.. Çocukluğumun geçtiği mahallenin içinde (İstasyon Mah.) en az üç, dört tane top sahası vardı.

Arkadaşlarla en çok üzerinde top oynadığımız sahaya “kereste saha” derdik. Bu ismin nereden geldiğini bilmiyorum. Belki de önceleri burada keresteciler vardı, kimbilir. Çok amaçlı kullanılırdı. Hem top oynanır, hem bilya (misket) oynanır hem de uçurtma uçurulurdu. Bazen de güzel atlar görürdük sahada. Yarış atları burada idman yaptırılır, yarışlara hazırlandırılırdı. Sahanın bir tarafında iri iri taşlar dizilmişti. Seyirciler buradan maçı izlerdi. Bir nevi tribünlerdi bunlar.

Top oynayan çocukların formaları GS, FB ve BJK takımlarının renkleri olurdu genellikle.Bizim mahallenin takımının forması FB’nin renklerini taşıyordu yani sarı lacivertti. Sarı lacivert renklere gönül vermem de mahalle takımımın etkisi olmuştu elbet.

Ben futbolu beceremediğim için seyirci olarak takıma destek verirdim. Bazen de top taşıyıcılığı yapardım.Taştan tribünlerin üzerinden caddeye çıkan topu alır sahaya getirirdim.

Mahalle takımımızın hocası yani bu günkü ifadeyle teknik direktörü Arif Abiydi. Arif Abi bizden altı yedi yaş büyüktü. Bir ayağı sakattı. Aksayan ayağını tuta tuta yürürdü. Doğuştan mı sakattı yoksa futbol oynarken mi sakatlanmıştı bilmiyorum ama topa yeteneğinin olduğu fark ediliyordu.Sakat olmayan ayağıyla top sektirir çocuklara hava atardı. Aynı zamanda çok disiplinliydi. Çocuklar ondan  babalarından korkmadığı kadar çok korkarlardı.

Takımın en sevimli ismi Atilla’ydı. Gülücük yüzünden hiç eksik olmazdı.Kabiliyetli bir topçuydu. Yıllar sonra Karadeniz kıyısında dalgalara yenik düşecek genç yaşta aramızdan ayrılacaktı.

Kavgalar da hiç eksik olmazdı sahada. Bir gün unutmuyorum İstasyon Caddesi’nin öbür tarafındaki fakir mahallenin gençleri (biz memur, subay çocukları olarak üst gelir grubu içindeydik, Erzurum değimiyle agide çocuklardık) bizim takımın oyuncularını ve Arif Abi’yi bayağı haşlamışlardı.

Top sahasına bazen amatör takım oyuncuları, yaşı büyük abiler de gelir antreman yaparlardı. Mahallemizde oturan bir abimiz iyi bir kaleciydi. Çok kaliteli eldivenleri vardı. Topa kedi gibi zıplardı. Hayran hayran seyrederdim çevik hareketlerini.

Kereste top sahası benim ve mahalledeki yaşıtlarımın, ağabeylerimin hayatında bayağı bir iz bıraktı. Çocuklar renkli renkli formalarını giyip meşin topu pataklayarak mutlu oldular, arkadaşlığın gücünü hissettiler, bir  takım içinde olmanın gururunu duydular.

Geçenlerde kereste sahasının bulunduğu yere uğradım. Karşımda sıraya girmiş otomobiller ve devasa bir benzin istasyonu duruyordu.

 

Erhan BAYRAKTUTAN

reklam