OSMANLI DEVRİNDE XVI. YÜZYILDA ERZURUM BEYLERBEYİ AYAS PAŞA’NIN BİR YILLIK BÜTÇESİ

/ 23 Aralık 2017 / 486 / yorumsuz
OSMANLI DEVRİNDE XVI. YÜZYILDA ERZURUM BEYLERBEYİ AYAS PAŞA’NIN BİR YILLIK BÜTÇESİ

GİRİŞ
I-BUNDAN ÖNCE NEŞREDİLEN OSMANLI BÜTÇELERİ
Osmanlı Devleti’nde, bugünkü Maliye Bakanlığı’nın görevini
yapan defterdarlık teşkilatı, devlet bütçesi olarak kabul edilen ve
bir yıllık gelir ile gideri gösteren cetvelleri hazırladı. Bu cetveller;
bugünkü bütçelerden şekil ve uygulama bakımından farklı olmakla
beraber, bunlar gelir ve giderleri göstermeleri yönünden yine bütçe
özelliği taşıyorlardı. Devletin mali gücünü gösteren bu cetvellerden
bazıları, Prof. Ömer Lütfi Barkan tarafından neşredilmiştir
1. Barkan,
devlet bütçesinde yer almadığı halde yine devlete ait bazı özel
kurumların gelir ve giderlerini gösteren muhasebe bilançoları ve
muhasebe defterlerini de yayınlamıştır
2. Aynı şekilde Doç. Dr.Halil Sahillioğlu da, XV. yüzyıl sonlarına ait darphane mukataaları
* Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi.
1- a- “H.933-934 (M.1527-1528) Mali Yılına AAit Bir Bütçe Örneği”, İstanbul Üniversitesi,
İktisat Fakültesi Mecmuası, c.15, No:l-4, ss…, b-, “H., 954-955 (M. 1547-1548)
Mali yılına Ait Bir Osmanlı Bütçesi”, İ.Ü. İktisat Fakültesi Mecmuası, Ekim 1957-
Temmuz 1958 c.15, No: 1-4, ss. 219-276; c-“H.974-975 (M. 1567-1568) Mali Yılına Ait
Bir Osmanlı Bütçesi, İ.Ü, İktisat Fakültesi Mecmuası, c. 19, Ekim 1957-Temmuz 1958,
No.14, ss.277,332; d-“H. 1079-1080 (1660-1670) Mali Yılına Ait Bir Osmanlı Bütçesi ve
Ekleri”, İ.Ü. İktisat Fakültesi Mecmuası, c.17, Ekim 1955-Temmuz 1958, No: 1-4, ss.225-
303.; e-H.1070-1071 (1660-1661 “Tarihli Osmanlı Bütçesi Ve Bir Mukayese” İ.Ü. İktisat
Fakültesi Mecmuası, c.17, Ekim 1955-Temmuz 1556,No:l-4.
2- a-Fath Cami ve İmareti Tesislerinin 1489-1490 Yıllarına ait Muhasebe Bilançoları,
İ.Ü. İktisat Fakültesi Mecmuası, c.23, Ekim 1962-Şubat 1963, No.1-2, ss.297-314; bAyasofya
Camisi ve Eyüp Türbesinin 1489-1491 Yıllarına Ait Muhasebe Bilançoları, İ.Ü.
İktisat Fakültesi Mecmuası, c.23, Ekim 1962-Şubat 1963, No.1-2, ss.342-379; c-Saray
Mutfağı’nın 894-895 (1480-1490) Yılına Ait Muhasebe Bilançosu, İ.Ü. İktisat Fakültesi
Mecmuası, Ekim 1962- Şubat 1963, c.23, No.1-2, ss. 380-397.

nın durumu konulu bir araştırmasını neşretmiştir1. Ayrıca Sahillioğlu,
“Osmanlı İdaresi’nde Kıbrıs’ın İlk Yılı Bütçesi”ni, 1967 yılında yayınlamıştı.
Bütçeler konusunda yapılan etüdlerin gayesi olarak şunlar söylenebilir:
“Devre ait tipik bazı “bütçe” numunelerini aslî şekilleriyle
ve tam olarak tesis ve tertip ederek ortaya koyduktan sonra, bu
cetvellerin ihtiva ettiği rakamlar arasından Osmanlı İmparatorluğu’nun
malî nizam ve teşkilatını tetkik ve muhtelif devirlerde tabi
bulunduğu iktisadi ve malî konjonktür ve buhranların seyir ve mahiyetlerini
zaman içinde mukayese ve izah etmeye çalışmak,
kurum bilançoları, muhasebe defterleri ve Osmanlı bütçeleri konusunda
araştırma ve inceleme yapacaklara kolaylık sağlamak ve yol
göstermektir.
Halil Sahillioğlu “Osmanlı İdaresi’nde Kıbrıs’ın İlk Yılı Bütçesinde;
Osmanlı bütçelerini, bunların özelliklerini, bütçe yapan eyaletleri
ve eyalet bütçelerinin özelliklerini “Giriş” bölümünde açıklamış
ve bütçe defterini, bütçenin bölümlerini, bütçe başlığının
tahlilini, bütçenin sorumluluğunu, bütçe dönem uzunluğunu izah
etmiş ve arkasından bütçe gelir kaynaklarını, gider fasıllarını, ayn
ayrı ait olduğu meblağlarıyla ortaya koymuştur.
Biz de bu neşrimizi yaparken Halil Sahillioğlu’nun “Kıbrıs
Bütçesi”nde takip ettiği metodu kullanmakla birlikte, ayrıca bu konuda
Ö. Lütfi Barkan’ın belirtilen bütün yayınlarından da faydalandık.

AYAS PAŞA BÜTÇESİNİN ÖZELLİKLERİ
1- BÜTÇENİN DEFTERİ
Yayına hazırladığımız bu bütçenin defteri, İstanbul’da, Başbakanlık
Osmanlı Arşivi’nde, eski düzenlemeye göre, Kamil Kepeci
Tasnifi’nde 1865 numarada kayıtlı bulunmaktadır. Bu defter, Arapyazısı ve rakamları ile yazılmış olup, takriben 15×35 santimetre boyutlarındadır.
Defter 17 sahifeden ibaret olup, metin defterin 4-17.
sahifelerini doldurmuştur. Bu bütçe defterinin mikrofilmi, doktora
çalışmam sırasında alınmış ve içeriğinin genel bir değerlendirmesi
yapılmıştı. Daha sonra belgenin tümünü yayınlamayı düşündüm.
Ancak birtakım güçlükler sebebiyle mümkün olmayıp, bugünlere
kalmıştır.
2- BÜTÇENİN BÖLÜMLERİ
a- Bütçenin Başlığı
Bütçe başlığında şu üç unsur bulunmaktadır. 1- Bütçenin adı,
2- Bütçenin sorumluları, 3- Bütçenin dönem uzunluğu. Şimdi bunları
sırasıyla tahlil etmeğe çalışalım.
1- Bütçenin Adı:
Başlıkta bütçenin adı şöyle belirtilmiştir: “Defter-i Varidat ve
İhracat-ı Hızane-i Hazreti Paşa, Mimiran-ı Vilayet-i Erzurum…”
Bütçenin adını, “Erzurum Vilayeti’nin Beylerbeyisi Paşa Hazretlerinin
Hazinesinin Gelir ve Gider Defteri” şeklinde bugünkü dile çevirmek
mümkündür. Öte yandan, bütçenin orijinal adı, Ömer Lütfi
Barkan’ın yayınlamış olduğu Osmanlı devlet bütçeleri ve Halil Sahillioğlu’nun
neşrettiği Kıbrıs Bütçesi’nin adları ile benzerlik göstermektedir6
. Diğer taraftan, bütçe adının tetkikinden, bu bütçeyi
Erzurum Beylerbeyinin tanzim ettirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla
bu bütçenin, beylerbeyinin özel bütçesi olduğu neticesine
de varılır. Fakat ne bütçenin adında, ne de bütçenin herhangi bir yerinde
bu beylerbeyinin adı açıklanmamıştır. Bununla beraber, biz,
“Bütçenin Dönem Uzunluğu” bölümünde yer alan tarihler arasında,
Erzurum’da beylerbeyi olarak Ayas Paşa’nın, bulunduğunu tespit
ettik. Erzurum Beylerbeyliği ve Teşkilatı konusunda hazırladığım
doktora tezimde, Onun hakkında bir bölüm bulunmaktadır.

Oradaki bilgileri başka kaynaklardakilerle takviye ederek, Ayas Paşa hakkında
kısaca bilgi vermek istedik. Bu, O’nun bütçesinin daha iyi
anlaşılmasını sağlayacaktır.
Ayas Paşa, Arnavut asıllı olup, III. Murad devri vezir-i azamlarından
meşhur Koca Sinan Paşa’nın ağabey isidir.
Osmanlı sarayında yetişerek, 30 Ocak 1541 tarihinde Teke Sancakbeyliğine gönderilmiştir.
1544 yılında Bağdad Beylerbeyliğine tayin olunarak
“paşa” olmuştur. Burada iken, Basra Seferi’ndeki yararlığından dolayı,
bir ara kendisine vezirlik verilmiştir. Bağdat’tan, Şubat
1549’da Diyarbekir’e, oradan da, 17 Mayıs 1553 tarihinde Erzurum’a
tayin olunmuştur.
Ayas Paşa’nın Erzurum Beylerbeyiliğindeki ilk yılları, Kanuni
Süleyman’ın İrana yaptığı Nahçivan Seferi’nin hazırlığı ve bu seferin
sonlarında ise anlaşma hazırlıkları ile geçmiştir.
Bu arada, ŞahTahmasb ve vezirlerine gönderdiği etkili mektupları ile barışın yapılmasında
ve ayrıca elçilerin geliş-gidişlerinde önemli bir rol oynamıştır”.

Böylece, 8 Recep 962 (29 Mayıs 1955) tarihinde, Amasya Antlaşması
ile barış sağlandıktan sonra, iki devlet arasında yirmi yılı
aşkın bir sulh devri başlamıştı12
. Bu sulh devri ile birlikte, Erzurum
sancaklarında, özellikle sınıra yakın olanlarında, bir imar-iskan ve
yeniden düzenleme, hatta bir refah devri başlamıştır13
. Esasen Ayas
Paşa’nın bütçesi de, bu barıştan yedi gün önce başlayarak, barış
devrinin ilk yılını kapsamaktadır14
Ayas Paşa, şahzadeler arasındaki saltanat mücadelesinde, önce
şehzade Mustafa15’nın, onun öldürülmesinden sonra da Bayezid’intarafını tutmuş, fakat her iki şehzade gibi, bahtı yaver gitmeyerek,
önce bu suçundan dolayı azledilmiş, sonra mansıb ve hayatının
ibka edilmesi için gittiği Diyarbekir’de, 1559 yılında padişahın
emri ile öldürülmüştür
. Kaynaklarda Onun hangi ay ve günde öldürüldüğüne
dair kesin bilgi yoktur. Fakat, 27 Kasım 1559 tarihli
bir arşiv belgesinde, ilgililere, Erzurum Beylerbeyi iken ölen Ayas
Bey’in develerinin
mirî için zaptolunması emredildiğine göre
O’nun bu tarihten kısa bir süre önce öldürülmüş olduğu düşünülebilir.
Busbecg, O’nun iki oğlu ile birlikte öldürüldüğünü belirtiyor19
Ali ise, bu konuda suçunun bulunmadığını, ayrıca kendisinden
edepli ve kapısının kalabalık olduğunu yazıyor20
. Nitekim, neşrettiğimiz
bu bütçede, kullarına verilen mevacibin çokluğu, Âli’yi doğ-
rulamaktadır21
2- Bütçenin Sorumluları:
Bütçe başlığında bütçenin sorumlularına şu şekilde yer verilmiştir:”
der tahvil-i fahrül-emasil vel-akran Gazi Kethüda ber
mûceb-i defter-i müfredât-ı züema-yı mezkûrîn…”
Burada ismi geçen Gazi Kethüda’nın ve aşağıda adları ile gö-
revleri belirtilecek olan zaimlerin, müfredat defterlerindeki kayıtlara
uygun olarak bütçeyi düzenlemekten birinci derecede sorumlu
olduğu anlaşılıyor.
Gazi Kethüda; beylerbeyinin beylerbeylikte görev yapan kethüdası
olup, aynı zamanda Ayas Paşa’nın her türlü özel işlerini

yapan ve yürüten adamlarının da amiri durumundadır.
Ayrıca “dertahvil-i Gazi Kethüda” şeklinde bir tabir kullanılmış olmasından,
onun, Ayas Paşa’nın haslarının gelirlerini toplatmaktan, muhasebesini
yapmaktan, haslar mukataalarını denetlemekten sorumlu olduğu
manası çıkarılabilir. Çünkü, tahvilin bir başka manasının da
“mukataayı elde tutma zamanı” olduğu bilinmektedir.
Bütçenin ikinci derecedeki sorumluları ise, herbiri, paşanın
haslarının bulunduğu yerlerde, “haslar zeameti” adı verilen, belirli
has mıntıkalarını emanet yoluyla zapteden23
, gelirlerini toplayan,
bunların muhasebe defterlerini hazırlayan zaim veya subaşılardır.
Bu zaimler bütçe metninde sırasıyla şöyle yer almıştır:
1- Nefs-i Erzurum’da, Mustafa Subaşı
2- Erzincan’da, Dud habib (Subaşı)
3- Bayburd’da, İshak Subaşı
4- Kuruçay’da, Hasan Subaşı
5- Kemah’ta, Ali Subaşı ve Hüsrev Subaşı
6- İspir’de, Hüseyin Subaşı, Bayram Kethüda ve Süleyman Subaşı

7- Pasin’de, Keyvan Subaşı,
8- Tercan’da, Tursun Subaşı,
9- Tortum’da Timur Subaşı
10- Kelkit’te, Ferhat Divane
11- Erzurum’da “cebelüyan” adı verilen ve beylerbeyi hasları-
na dahil edilen bir grup görevlinin yarı adet-i ağnam vergisini toplamakla
görevli Veli Subaşı.
Bu izahattan anlaşılacağı gibi, Kemah’ta iki, ispir’de iki subaşı
ve bir kethüda bulunmaktadır. Bunlar da, kendi müfredat derlerlerinde
yazılanlardan sorumlu idiler.                                                                                                                                                                                                           3- BÜTÇENİN DÖNEM UZUNLUĞU
Bütçe başlığında bu kısım şöyle yer almıştır: “Elvakic fi gurrei
Receb sene 962 ila gayet-i Cemaziyelahir min şuhûr-i sene 964”.
Bu metinden, bütçenin 962 Recebi’nin 1. günü (22 Mayıs 1555)
başlayıp, 964 Cemaziyelahirinin son gününe (29 Nisan 1557) kadar
devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, bütçenin dönem
uzunluğunun 709 gün sürdüğü görülüyor. Buna karşılık, Ömer
Lütfı Barkan’ın devlet bütçesi 354, Halil Sahillioğlu’nun beylerbeylik
bütçesi 365 gün sürmektedir. Bu durum, Ayas Paşa bütçesinin
“bütçe sonu tarihi”nde bir hata olduğu kanaatini uyandırmıştır.
Bu sebeple, bütçenin ana başlıklarının hepsi tek tek incelenmiş ve
bütçe sonu tarihlerinin 963 Cemaziyelahirinin son gününe rastladı-
ğı görülmüştür. Aynı başlıklardaki bütçe başlangıç tarihlerinin ise
Ayas Paşa Bütçesinin Ana başlığının tarihi ile aynı olduğu tesbit
edilmiştir
Bütçe başlığındaki bütçe sonu tarihinde tespit edilen bu hata,
tarafımızdan 963 (10 Mayıs 1556) şeklinde düzeltilmiştir. Bu dü-
zeltmeden sonra, bütçenin dönem uzunluğunun 1 Receb 962 ila 29/
30 Cemaziyelahir 963 (22 Mayıs 1555-10 Mayıs 1556) olmak
üzere, 354 gün sürdüğü kabul edilmiştir. Buna göre, Barkan’ın bütçesi
gibi, Ayas Paşa’nın bütçesi de, her yıl 11 gün erken gelen ay
takvimine göre düzenlenmiştir.
AYAS PAŞA HAZİNESİNİN GELİR KAYNAKLARI VE GİDER FASILLAR
1- GELİR KAYNAKLARI                                                                                                                                                                                                                   Ayas Paşa’nın bütçesinde, diğer Osmanlı bütçelerinde olduğu gibi,
gelir kaynakları “Asl-ı Mal” başlığı altında gösterilmiştir.
Bu bütçede Paşa’nın bir yıllık geliri 2.198.996 akçeyi buluyordu.
Bu meblağ, başlıca iki kaynaktan geliyordu. Bu kaynaklar bütçe defterinde
ayrı ayrı gösterilmiştir: Yapılan masraflar ise Halil Sahillioğlu’nun

belirtmiş olduğu gibi, “bundan” anlamına gelen “minha”
yahut “bundan çıkarıldı” anlamına gelen “vuzıca zalike” veyahut
“vuzia min zalike” adı altında toplanırdı.
Bütçedeki gelir ve gider fasılları ile masraf veya harcamalarla
ilgili bölümlerin iyi anlaşılması için, bizden önce Osmanlı bütçesi
neşredenler gibi, gerek bütçe metninde ve gerekse açıklamalar bö-
lümünde bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu cümleden olmak üzere,
bütçe metninde gelir bölümü [VARİDAT KISMI], ikinci derecede
geliri ifade eden “mahsül-i müteferrika” A; buna karşılık birinci derecede
gelirlerin yer aldığı “an,il mahsulatı” içeren başlıklar da
bütçe metninde ikinci olarak yazılmış oldukları için metnin düzenini
bozmamayı düşünerek B ile gösterilmişlerdir. Ayrıca bütçe açıklaması
ve metinde görüleceği gibi, bunların alt başlıklarında da
bana benzer düzenlemelerin yapılması gerekmiştir.
A- MAHSUL-İ MÜTEFERRİKA
Burada gelirler bütçe metinde, “Mahsûl-ı müteferrika, ber
mûceb-i defter-i müfredat” şeklinde yer almış olup, bunların toplamı
51.813 akçedir. Bu gelirler üç kaynaktan gelmiştir. Bunlardan
9.376 akçe tutan birinci gelirin-kaynağı belirtilmemiştir. Fakat giderler
bölümünde açıklanacağı gibi, aynı gelirin “El-mebicat” baş-
lığı altında sekiz ayrı kalemde harcaması gösterilmiştir.
9.240 akçe tutarındaki ikinci gurup gelir, Bağdad vilayetindeki
hammam geliridir. Bu gelirin tamamı Basra şehrindeki camie harcanmıştır.

Üçüncü grup gelir ise beş kalemde tahsil edilmiştir. Bunun
14.120 akçesi önceki Kuruçay subaşısı Nasuh’un, 8.120 akçesi,
Bayburd’un eski subaşısı Tursun’un, 3.457 akçesi, yine İspir’de gö-
revli olan Bayram Kethuda’nın, 1.500 akçesi Ayas Paşa’nın eski
kethüdası Sinan’ın, 6.000 akçesi de, Paşa’nın yakını olduğu anlaşı-
lan, Cizre mirlivası Tahir Bey’in muhasebelerinin bakiyesinden
sağlanmıştır. Bunların taplamı, küçük hesap hatalarıyla birlikte,
33.197 akçe tutmaktadır.

B. PAŞA’NIN HASLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

Yukarıda bütçenin sorumluları bölümünde kısaca yazıldığı
gibi, Paşa’nın haslarının bulunduğu yerler, mıntıka mıntıka “haslar
zeametine” ayrılmıştır. Bunlar bütçede ayrı ayrı şu adlar altında yer
almıştır: (B-I.) Nefs-i Erzurum Zeameti, (B-II.) Erzincan Hasları
Zeameti, (B-III.) Bayburd Hasları Zeameti, (B-IV.) Kuruçay Hasları
Zeameti (B-V.) Kemah Hasları Zeameti, (B-VI.) İspir Hasları Zeameti,
(B-VII.) Pasin Hasları Zeameti, (B-VIII.) Tercan Hasları Zeameti,
(B-IX.) Torum Hasları Zeameti, (B-X.) Kelkit Hasları
Zeameti, (B-XI.) Paşa’nın Nakit Parası, (B-XII.) Nısıf CebelüyanMahsülü.
Bu haslar zeametlerinin adlarını ve yerlerini belirttikten sonra
işleyişleri ve teşkilatları üzerinde kısaca bilgi verelim.
Her zeamette subaşıların kontrolünde bir veya birkaç amil,
yani işerleri, birer katip, zeametin işlerinin çokluğuna göre gerektiği
kadar yardımcı personel bulunmakta idi. Bütçe defterinde, ayrıca
gelirlerin tahsilinde veya hazineye girmesinde görev alan beylerbeyinin
bu iş dışındaki adamlarının da isimleri geçmektedir. Buna
karşılık bazı zeametlerde katibin bulunup bulunmadığı hususunda
yeterli bilgi yoktur.
Bu genel açıklamalardan sonra haslar zeametlerinin herbirinin
özelliklerine ve gelirlerine geçmeden önce bütçedeki haslar gelirleriyle
Ayas Paşa’nın haslarının gelirlerini ve dağılımını ve birbirleriyle
mukayesesini yapabilmek ve bunların daha iyi anlaşılmasını
saağlayabilmek için Ayas Paşa haslarıyla, diğer bazı Erzurum beylerbeyi
haslarının yerlerini ve gelir kaynaklarını belirtmekte fayda
görüyoruz. Ayrıca bu haslarla, bütçedeki gelir kaynaklarının karşı-
laştırılmasını temin için bir de ek olarak haslar ve gelirler cetveli
vermeyi uygun bulduk.
Ayas Paşa, 1553 yılında Erzurum Beylerbeyliğine tayin edilip
göreve başladıktan sonra, 16 Temmuz 1553 tarihli bir tezkire ile
Erzurum Vilayetindeki haslarını arzetmiştir. Bu arz ettiği haslar hü-
kümetçe 28 Mart 1554 tarihinde kabul edilerek kesinleşmiştir.
Bu haslardan, 1.104.149 akçesi, önceki beylerbeyi İskender Paşa tahvilinden,                                                                                                            85.000 akçesi, Pasin Sancağındaki dört köyün vergi gelirinden,
14.000 akçesi, Tercan nahiyesinin bad-ı havasından ve 6.000
akçesi de aynı nahiyetinin Pekeriç Köyü’nün vergi hissesinden
olmak üzere 1.209.149 akçe tutarında idi. Bu meblağın büyük bir
bölümünün Bütçe defterimizde adları geçen kaza veya birimlere
göre dağılımı şöyle idi: Erzurum 103.950 akçe, Erzincan 283.753
akçe, Bayburd 196.395 akçe, Kemah 318.950 akçe, Erzincan
283.753 akçe, Bayburd 196.395 akçe, Kemah 318.222 akçe, İspir
22.029 akçe, Tercan 60.000 akçe, Tortum (Ahçirik nahiyesinden)
208.000 akçe, Kelkit 2.300 akçe, Kovanis 1.500 akçe, Kuruçay ve
Pasin’in ise has dağılımında ismi geçmiyor. Bu hasların yekünü
1.096.149 akçe tutmaktadır. Bu meblağın genel haslar miktarından
113.000 akçe eksik olduğu görülür.
Bu eksik gelirin nerelerden temin edilmiş olabileceğini tahmin
edebilmek için Ayas Paşa’dan önce ve Sonra Erzurum vilayetinde
bzı beylerbeyilerinin haslarını ve özelliklerini de göstermek faydalı olacaktır.
Erzurum’da, Erzurum Sancakbeyi’nin 70.000 akçelik hasları,
buranın sancaklığının kaldırılmasından sonra, önce Padişah hasları-
na, sonra burası, beylerbeydik merkezi haline gelince, bu meblağ,
üniteleriyle birlikte, 21 Eylül 11546 tarihinde, devamlı olarak Erzurum’da
oturmaya başlayan Erzurum Beylerbeyi Temerrüd Ali
Paşa’ya has verilmiştir. Bu 70.000 akçelik hasılat içinde, 12.000
akçe tutarında ağnem resmi, 500 akçe vaşak postu, 2.000 akçe badı
heva ve cürm ve cinayet resmi, 12.000 akçelik Tekman Tuzlası da
bulunmaktadır. Ali Paşa’nın haslarına ayrıca Mustafa adlı birisinin
üç yıla 496.161 akçeye kabul ettiği mevkufat ve beytül-man geliri
ile Erzurum, Erzincan, Tercan ve Pasin hasları emaneti gelirleri,
Erzurum vilayetindeki Gürci esirleri emaneti geliri, üç yıla 405.000
akçe ile Ömer uhdesinde olan Pasin hasları emaneti, ve yine Pasinde
20.000 akçe hasılı olan Ügümi Köyü dahil edilmiştir.
Öte yandan 1565 tarihinde beylerbeyi olan Şehzade Beyazid’in
damadı Ali Paşa’nın hepsi de bepylerbeylikte olan hasları toplamı
1.300.000 akçe tutuyordu. Genel olarak bu gelirin kaynakları şu şekilde idi:
İhtisab, İhsariye, Damga-i siyah, Mumhane, Boyahane, Meyhane,
Serhane, Bozahane, Beytülmal, Ağnam, Bad-ı heva ve Arusa

ne, Yava ve kaçkun, vaşak postu, yaylak, marhasiye’, Kumaş ve
ipek gümrüğü (Erzincan), bazı köylerin divani vergi geliri ve bazı
tuzla işletmelerinin gelirleri; Ali Paşa’nın bu haslarının kaza veya
nahiyelere göre dağılımı ise şöyle idi: Erzurum, 306.249 akçe; erzincan
285.500 akçe; Bayburd 181.500 akçe; Kemah 267.500 akçe,
Tercan 83.000 akçe; Kelkit 6.000 akçe; Kovanis 7.000 akçe; Tekman
Tuzlası 15.000 akçe, Kuruçay’ın ve İspir’in ismi geçmemektedir.
Pasin ve Tortum’da ise haslarının tam miktarı tespit edilememıştır .                                                                                                                                (B-I) Nefs-i Erzurum Zeameti
Mustafa Subaşı’nın tahvilinde olan bu zeametin defterdeki baş
lığı öteki zeametlerde olduğu gibi olmayıp “hasları” kelimesi unutulmuştur.
Aynı şekilde Subaşı Mustafa’nın zeameti, emanet yoluyla
zaptettiği de yazılmamıştır. Buna karşılık işletmenin Erzurum
kısmının Berati ve Hüsam adlı âmillerin Tekman tuzlasının ise
Umur adı âmilin uhdesine verildiği belirtilmiştir. Yine defterin tetkikinden
bu haslar zeametinin dört mukataa işletmesinden ibaret olduğu
görülür. Bunlardan İhtisab, boyahane, mumhane gibi Erzurum
şehrine ait olanları âmil Hüsam’ın, Nefs-i Erzurum mıntıkasının
köyleriyle ilgili vergileri âmil Berati’nin, bad-ı heva gelirleri de,
aynı zamanda Tercan Subaşısı olan Tursun Bey’in, Tekman Tuzlası
mukataası ise âmil Umur’un sorumluluğunda idi. Bu âmil veya subaşıların
herbirinin has gelirleri ile ilgili işlerini yürütmek için özel
adamları bulunduğunu belirtmiştik. Ayrıca defterin tetkikinden
Tekman Tuzlası âmili Umur’a Mircan adında başka bir âmilin yardım
ettiği anlaşılıyor.
Bu zeametten, şehir işletmeleri, Tekman Tuzlası, bad-ı heva,
adet-i ağnam ve diğer mukataalar ile “tebdil-i hasene” gelirleri
olmak üzere yılda toplam olarak 390.083 akçe gelir elde edilmiştir.
Tekman Tuzlası’ndan tahminen elde edilen 22.375 akçelik gelir de
bu meblağa dahildir. Burada sözü edilen tebdil-i haseneye sadece
bu zeamette rastlanılmaktadır. Bilindiği gibi, altının değişimindeki                                                                                                                            farktan elde edilen ve Barkan ile Sahillioğlu’nun neşrettikleri bütçelerde
de görülen bu gelirin, öteki haslar zeametlerinde olmaması-
nın sebebi anlaşılamamıştır. Diğer taraftan, buradaki hasene tebdili
ifadesinden bu sıralarda yeni bir altın para bastırıldığı ve bu sebeple
eskilerinin toplanmış olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılabilir.
(B-II) Erzincan Hasları Zeameti
Bu zeametin başında Dud-Habib Subaşı bulunmaktadır. Onun
emrinde Ferruhzat adında bir âmil, Cafer adında bir katip ile Arnavut
Mustafa, Zevvak Behram ve Hüseyin adlarındaki adamları çalışmakta
ve işleri yürütmekte idiler.
Erzincan haslar zeametinin, Nefs-i Erzurum’da olduğu gibi,
gelirleri sağlayan kaynakları belirtilmemiştir. Bir yerde sadece,
“akçe-i zeamet-i Erzincan” denilmiştir. Bununla beraber, yukarıda
beylerbeylik hasları belirtilirken verilen ayrıntılardan, Erzincan zeametinin
kaynakları hakkında bir fikir edinmek mümkündür. Bütçe
defterinde zeametten elde edilen toplam gelirin 453.268 akçe olduğu görülmektedir.
(B-III.) Bayburd Hasları Zeameti
Öteki zeametlerde olduğu gibi bu zeameti İshak Subaşı emanet
yoluyla zaptetmekteydi. Subaşı’nın Abdi adında bir katibi Sinan
Memi ve Timur adlarında yardımcıları bulunuyordu. Bütçede zeametin
yıllık geliri 299.267 akçe gösterilmiştir. Fakat adet-i ağnamdan
gelen gelir dışındakilerin kaynaklan belirtilmemiştir.
(B-IV.) Kuruçay Hasları Zeameti
Bütçe döneminde 158.600 akçe gelir getiren bu zeametin başında
Hasan Subaşı bulunuyordu. Katibi ise Memi adlı biriydi. Aynca
onun yardımcılarından olduğu anlaşılan Katip Mehmed isminde
birinin adı da geçmektedir.
(B-V.) Kemah Hasları Zeameti
Bu haslar zeametinde iki Subaşı ve bir katip bulunmaktadır.
Defterde gelirin tahsili ile ilgili yerlerin incelenmesinden, Hüsrev
Subaşı’nın Kemah şehrinde bulunan Boyahane, Mumhane, İhtisab,
meyhane ve saire ile Şetme köyünde bulunan Boyahane, Bozahane
ve Meyhanenin mukataalarından sorumlu olduğu, Ali Subaşı’nın                                                                                                                                     ise hububat bahası, ispençe, marhasiye ile ilgilendiği, Katip Hüseyin
Çelebi’nin de katipliğin yanısıra bazı gelirlerin tahsilinde subaşılara
yardım ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca adet-i ağnam gelirin de
Mehmed, Ali, Karakoç, Yakub ve Hüseyin tahvilinden Tercan subaşısı
Tursun Bey vasıtasıyla toplandığı görülmektedir.
Bu haslar zeametinin kaynaklarından elde edilen yıllık toplam
gelir 375.845 akçe tutmaktadır.
(B-VI.) İspir Hasları Zeameti
Bu zeamette ikisi subaşı, biri kethüda olmak üzere üç görevlinin
vergi ve resim işlerini yürüttüğünü yukarıda belirtmiştik. Defterde
bu görevlilerin üçünün de “ber vech-i emanet” bu zeameti
zapdettikleri belirtilmiştir. Bunlardan Bayram Kethüda’nın bad-ı
heva, yaylak, kuvvare ve giyah resimleri ve hububat konusuyla ilgilendiği
anlaşılıyor. Defterde ayrıca Bayram Kethüda’nın, yiyip saklama
manasına gelen, “bel’iyat ve ketmiyaf’ından dolayı veremediği
200 altın tutarındaki 12.000 akçelik meblağın Hüseyin Subaşı
vasıtasıyla tahsil edildiği görülüyor. Diğer taraftan subaşılar veya
kethüdanın adamlarından biri vasıtasıyla “akçe-i şahî vaktinde”,
4.III. 1556 günü, 30.000 akçe alındığı tespit edilmiştir. Bunun da,
Erzurum zeametinde görülen “tebdil-i hasene” gibi olduğu anlaşılı-
yor. Zeametin diğer gelir kaynakları arasında meyhane, adet-i
ağnam, ispençe ve şireyi sayabiliriz. Bütün bunlardan bir yılda
118.020 akçelik gelir sağlanmıştır.
(B-VII.) Pasin Hasları Zeameti
Pasin hasları zeametinde, sorumlu olarak, Keyvan Subaşı görü-
lüyor. Defterde bir de Murad Subaşı’nın adı geçmekte ve ağnam
gelirinden 2.658 akçe tutarındaki bir meblağın müfredat defterine
göre alındığı belirtilmektedir.
Bu zeametin yıllık gelirinin ispençe ve adet-i ağnamla birlikte
19.321 akçe olduğu görülüyor. Pasin zeametinden 16.663 akçe ispençe
alınmıştır. Bu miktarda ispençe alınabilmesi için has yerleri
içinde birden fazla köyün bulunması gerekir.
(B-VIII.) Tercan Hasları Zeameti
Bu haslar zeameti Tursun Subaşı tarafından eminlik kaidelerine
göre zaptedilmişti. Tursun Subaşının öteki bazı zeametlerin

gelirinin toplanmasına aracı olduğunu yukarıda belirtmiştik.
TursunSubaşı’ya zeametinde Mehmed adında bir katip ile, Mustafa Tilki,
Ali Divane ve adamlarından Ramazan’ın yardımcı oldukları anlaşı-
lıyor. Tercan hasları zeametinin en önemli gelir kaynağının Tercan
Tuzlası Mukataası geliri olduğu görülüyor. Buradan beş taksitte
110.205 akçe toplandığı hesaplanmıştır. Diğer gelir kaynakları ise
bad-ı heva, ispençe ve adet-i ağnamdır. Bunlardan adet-i ağnam dı-
şındaki iki kaynağın gelirleri toplanırken, Subaşının yukarıda bahsedilen
adamlarının mevaciblerine de el konulduğu anlaşılıyor. Zeamette
bu kaynaklardan yıllık elde edilen gelir toplamı 128.585
akçedir. Fakat Ayas Paşa haslarında buranın geliri 60.000 akçe gösterilmiştir.
Bu duruma göre 68.585 akçelik fazla gelir sağlanmıştır.
(B-IX.) Tortum Hasları Zeameti
Daha yukarıda belirtildiği gibi, bu zeameti Timur Subaşı zabdetmiştir.
Defterde zabt kaydından sonra diğer zeametlere göre
farklı olarak şunlar yazılmıştır, “…ber müceb-i sicil-i kadı ve defter-i
müfredat-ı hod ve bema’rifet-i Adil Subaşı”. Buna şu şekilde
bir mana verilebilir. Bu zeamet Timur Subaşı’ya kadı sicili ve kendisinin
muhasebe defterine göre verilmiş, fakat burayı gerektiği şekilde
işletemediği için veya başka bir sebeple işletme hakkı Adil
Subaşı’ya devredilmiştir. Buna benzer bir uygulama Kelkit zeametinde
de görülmektedir. Bununla beraber defterin bu bölümünün
tetkikinden bu değişik uygulamanın başka sebeplerinin olduğu anlaşılıyor.
Gerçekten de bu haslar zeametinde elde edilen gelirler,
aşağıda belirtildiği şekilde, titizlikle toplandığı gibi, ayrıca has gelirlerini
verememiş almasından dolayı bunlara bedel olarak Timuş
Subaşı’nın evine ve maaşlarına da el konulduğu görülmüştür. Bu el
koymaya paralel olarak zeametten elde edilen gelirler şu şekilde
toplanmıştır. 3.000 akçelik birinci gelir kendi tezkiresiyle, her biri
altı akçe olan ve 1.200 akçe tutan 200 kile arpa bahası Ohta köylü-
leri, 7.653 akçelik gelir Erzurum kullarından Mustafa, 6220 akçelik
hububat sahası ve 22.360 ve 10.500 akçelik gelirler Adil Subaşı tarafından,
Paşanın hazinesine teslim edilmiştir.
Ayrıca Timur Bey’in borçlarına karşılık olmak üzere 1560 akçelik
bir, 1800 ve 1320’şer akçelik iki ulufeleriyle 1800 akçe kıymet
biçilen evine Gazi Kethüda ve adamları tarafından el konulmuştur.

Zeametin geliri olması gereken bu meblağların toplamı 57.413
akçe tutmaktadır. Paşa’nın beratında Tortum’da 208.000 akçelik

hası bulunduğu kayıtlı olduğuna göre, onun, buradaki haslarından
en az yazıldığı kadarıyla gelir sağladığını varsayarak, bu zeametten
150.587 akçe zarar edildiği görülecektir.
(B-X.) Kelkit Zeameti
Defterde zeametin Ferhad Divane’nin tahvilinde olduğu ve burayı
emanetle zaptettiği yazıldıktan sonra, bu işin her iki subaşının
müfredat defterlerine göre Hüseyin isimli diğer bir Subaşıya devredildiği
belirtilmiştir. Yine defterden zeametin bad-ı behvasının bir
bölümünü Hüseyin Çavuş isimli birinin, bir bölümünü de Katip Hilali
Çelebi’nin tahsil ettiğini, bu arada, Ferhad Divane’nin defterine
göre Ali Cebeci, Süleyman, Mehmed Server, Abdi ve Divane Kurt
isimli kimselerin 3.160 akçe tutarındaki mevaciblerine el konulduğu
anlaşılıyor. Öte yandan, Gökas ve Kelkit adet-i ağnamının geliri
kısmında ise zeametin ismi Kelkit ve Gökas Zeameti diye belirtiliyor.
Zeametin toplam yıllık geliri ise 21.781 akçe gösteriliyor. Buranın
geliri Paşanın haşlan kaydında önceden 2.300 akçe olarak yazılmıştır.

(B-XI.) Paşanın Erzurumda Hazinesinde bulunan Parasının Mahsulü
Bu gelir kaynağının mahiyeti tam olarak anlaşılamamıştır.
Ancak 100.000 akçe tutarındaki bu meblağın, üç ayrı kalemde ve
üç şahıs tarafından Paşa’nın Erzurum’daki hazinesine teslim edildiği
anlaşılıyor. Birincisi Kapıcı Ömer tarafından Ramazan 962 den,
963 Saferi dahil, altı aylık mevacilerin tutan olan 49.980 akçe
[5.1.1556] tarihinde hazineye teslim edilmiştir. İkincisi Erzincan
Kalesi kethüdası Emir Yusuf tarafından 20.5.1556 tarihinde 33.332
akçe olarak verilmiştir. Üçüncüsü ise, Paşa’nın tezkiresi üzerine
Gazi Kethüda vasıtasıyla 16.688 akçe olarak ödenmiştir.
(B-XII.) Nısıf Cebelüyan Mahsulü
Ayas Paşa’nın haslarının incelenmesinden onun haslarına dahil
olduğu anlaşılan bu gelir kaynağının başında Veli Subaşı bulunuyordu.
Çünkü defterdeki bölümün başlığı, “An mahsül-i nısfı Cebelüyan
ber mûceb-i defter-i mufredat-ı Veli Subaşı” şeklinde yazılmıştır.
Metinde yer alan “Cebelüyan” kelimesi bazı hizmetler
karşılığında beylerbeyi emrinde savaşlara katılmakla görevlendirilen
yani bir nevi kendilerine timar yolu açılan kimseler için kullanılmıştır.
Bunlar ve ailelerinin ba-dı heva, ve adet-i ağnam resimlerinin
yarısı beylerbeyi haslarına, diğer yarısı da kendi Umarlarınadahil ediliyordu.                                                                                                                Bu konuda Erzurum’un ilk defterlerinde açıklamabulunmaktadır.
Bu kaynağın gelirlerinin toplanmasında Subaşı Veli Divane’nin
yanı sıra Tercan Subaşısı Tursun Subaşı ile Erzincan Subaşı-
sı Habib Subaşı da rol oynamışlardır. Bunun, Cebelüyan’ın Erzurum,
Tercan, Erzincan gibi yerlere grup grup dağılmış olmasından
ileri geldiği tahmin ediliyor. Cebelüyandan yıllık gelen gelir toplamı
16.000 akçedir.                                                                                                                                                                                                                                  AB .GİDER FASILLARI
Defterde bütçenin gider faslı “Vuzi’a minzalike” şeklinde yer
almış olup toplamı 1.401.009 akçe gösterilmiştir.
Bu fasılda ilk sırayı 707.897 akçe tutan mevacibler almıştır.
Bundan sonraki gider kalemleri ve miktarları şu şekildedir:
Bizzat Paşa’ya harcamak için verilen 24.664 akçe
Zekat olarak dağıtılan 83.652 ”
O sıralarda ölmüş olan Hüseyin Bey’in
yemeğine sarf edilen 9.540 ”
Paşanın çeşitli işleri için sarfedilen 53.175 ”
Enderun harcamalarına 11.520 ”
Ahur malzemeleri alımı için 6.450 ”
Hassa develerinin çeşitli giderlerine 2.894 ”
Paşanın çeşitli hizmetlilerine ve yemek masrafına 520 ”
Arpa alımı vs. ücreti olarak verilen 39.432 ”
Vekil-i harca alımların karşılığı olarak verilen 78.831 ”
Cebeci-başına cebe-hane levazımatı için ödenen 600 ”
Mehter-başına mehter-hane levazımatı için verilen 6.670 ”
Çeşitli harcamalar için ödenen 40.447 ”
Çeşitli kimselere yapılan yardımlar için 16.750 ”
Ramazan Bayram’ında bayram bahşişi olarak 820 ”
Kurban Bayram’ında bayram bahşişi olarak 1.260 ”
Çeşitli kimselere yol parası olarak verilen 6.310 ”
Kiler malzemesi için harcanan 42.627 ”
Çeşitli kumaş alımları için sarf edilen 266.297 ”
Devlet büyüklerine pişkeş olarak verilen 216.000 ”

Bütün bu harcama kalemlerinin toplamı 1.452.169 akçe tutmaktadır.
Ancak Enderun mevacibi ile Kabil Bey mevacibi birinci
sıradaki gider kaleminde yer aldığı halde, daha sonra tekrar yazılmasından
47.400 akçelik fazla bir ödeme ortaya çıkmaktadır. Bu
meblağı harcama kalemlerinin toplamından çıkardığımız zaman
1.352.956 akçe masraf yapıldığı anlaşılmaktadır. Fakat bu rakamdan
gider olarak kaydedilen 1.401.009 akçeyi çıkardığımızda yine
166.939 akçelik fazla sarfiyat görülmektedir. Esasında buna müteferrik
gelirlerin tamamı olan 51.813 akçelik gideri de katarsak bu
rakam 218.752 akçeye yükselir. Bunun 1.401.009 akçe ile topladı-
ğımızda elde edilen meblağ 1.619.761 etmektedir. [A] gelirinin
hepsi sarfedildiğine göre bu masrafı masraf toplamının [B] geliri
olan 2.138.183 akçeden çıkarırsak geriye 518.422 akçe kalıyor.
Halbuki bütçemizde akçe hesabı ile gösterilen gelir ise 788.987 akçedir.
Bu bizim çıkardığımız meblağdan 270.565 akçe fazladır.
Esasen bizim tespit ettiğimiz fazlalıkta 218.752 akçe idi. Bu iki
meblağ arasındaki fark ise 51.813 akçe tutmaktadır ki bu da [A] gelirinden
elde edilen farktır. Bu da gösteriyor ki bütçede [A] gideri
hesaba katılmamıştır.
Bu şekilde bütçe giderlerindeki bazı belirsizlikler sebebiyle
gelir ve harcama kalemlerinin yüzdesini çıkarmak mümkün olamadı.

AB-I. Mevacib Giderleri:
Bu kalemde Paşa, Enderun mevacibi olarak enderunda hizmet
verenlere yevmiye olarak 70, yıllık olarak ise 25.200 akçe ödemiş-
tir. Ancak bütçede enderun mensublarının sayısı belirtilmemiştir.
Mevacib verilenin ikincisi dergah-ı âli kethüdası Kabil Bey idi.
Kabil Bey bütün Dergah-ı âli kethüdaları gibi beylerbeyinin devlet
merkezindeki özel ve resmi işlerini takip ediyordu. Bunun karşılı-
ğında da paşadan mevacib alıyordu. Kabil Bey’e yılda bütçeden
6.000, 600, 9.000, 600, 6000 olmak üzere 22.200 akçe mevacib verilmiştir.

Bütçeden mevacib alan üçüncü grup şunlardır: ağalar, müteferrikalar,
zevvakîn adı verilen sofracılar, çavuşlar, kapıcılar, kilerciler,
tabbahîn, ekmekçiler, terziler, ahur cemaatı, onlarla birlikte saraçlar
ve çadır mehterleri, alem mehterleri ve cebeciler, ulufeciler
ve diğerleri. Bunlara bir yıllık mevacib olarak normalde 266.717
akçe verilmesi gerekirken bilemediğimiz bir muhasebe hesabıyla
537.457 akçe ödeme yapılmıştır. Ayrıca devecilere de aynı yolla

123.040 akçe verilmiştir. Böylece beylerbeyinin sarayında veya
diğer işlerde çalışanlara 707.897 akçe mevacib ödemesi yapılmıştır.
AB-II.Paşa’nın Kendisine Yapılan Teslim
Bu kalemden Paşa’ya muhtelif tarihlerde para teslim edilmiştir.
Bunlardan bazılarının hangi maksatla verildiği belirtilmiştir. Mesela
15.IX.1555 tarihinde Horasan Baba’ya ava gidince 3.000,
29.IX.1555’te Gürcistan’a gittiği vakit 3000, aynı tarihte kurban ücreti
için 1500 akçe, 1 .III.1556’da 260 akçe Enderun kethüdasına, ve
sonra Erzincan’da 4 baş kurban için 192, Kara arz’a ava gittiği
zaman 340, Kapçı-başı Pervane Ağa’ya önce 240, sonra Ali Paşa
hamamı için 100 akçe olmak üzere hepsi toplam 24.664 akçe verilmiştir.

AB-III-Zekata Verilenler
Bu bölümde, danişmendlere 6000 akçe, Rumeli’ye gittiğinde
adamı Ali Subaşı’ya 6000 akçe, Vaiz Mevlana, İsmail Çelebi Efendiye
1000, Bağdad’dan gelen Mevla için 1000, tekrar Vaiz İsmail
Çelebi için 1020, Katip Hilâlî Çelebi’nin defteri gereğince zekat
için 12.325 akçe, Mardinli Müderris için 1000 akçe, Kızılbaş’tan
gelen Pasin kadısı Mevlana için 3000 akçe, Mirza Acem için 1000
akçe, Vaiz Ahmed Çelebi için 500 akçe, mektep çocukları için 7
akçe, bizzat paşa tarafından 50.000 akçe v.s. olmak üzere toplam
83.652 akçe zekat verilmiştir.
AB-IV-Yeni Ölen Hüseyin Beyin Yemeği İçin:
Hüseyin Bey’in kefeni ve yıkanması için 6.000, mezarında dua
okuyanlar için 1840, dua okuyanların ve dervişlerin yemek için
500, Hüseyin Bey için tekrar verilen yemeği için 1200 akçe olmak
üzere toplam 9.540 akçe harcanmıştır.
AB-V-Paşa’ya Yapılan Masraflar:
Harem odasına 240, kadife alımına 200, cariyeler için gümüş
alımına 1580, 45 adet küçük el şamdanı takımı için 6.000, kuyumcuya
1020, Acem yenicesi için 300, Acem Seraseri için 1.500,
harem hadımı siyah köle için 2520, iki adet büyük halı 25’er ahundan
3.000, Paşa İçin Kandahar destârı 2 adet 4’er sikke 448, erkek
panter 45000, siniler ve sandık için 3987, Basra’da Hacc-i Şerif
Seyyidlerine 18.000, Çavuş-başı Çerkeş Ferhad Bey’e kullar için
7.000 olmak üzere toplam 53.175 akçe verilmiştir.

AB-VIJEnderun Mensupları Mevacibi
Bu bölümün iki defa yazılmış olduğunu yukarıda belirtmiştik.
Böylece bu kalemden bütçeye 25.200 akçelik ikinci bir ödeme
yükü getirilmiştir.
AB-VII. Enderun harcamalarına verilen
Bu kalem için yapılan tediyeler umumiyetle Amil Hüsam tarafından
Mustafa Ağa’ya yaptırılmış ve o da harcamalarda bulunmuş-
tur. Bu harcamalar arasında Hvace İskender borcu için 540, Mustafa
Kethüda tarafından alınan bir takım tilki kürkü için 600, Gürci
cariye bedeli olarak 3600 Hüseyin Bey’in hazinesi bahası için 2100
akçe olmak üzere bu kalemde toplam harcama 11.520 akçedir.
AB-VIII. Mir-i Ahur Mehmed Bey’e teslim edilen
Ayas Paşa’nın âhur teşkilatının başında Mehmed Bey görülmektedir.
Paşanın bir de âhur kethüdası bulunmakta idi. Mehmed
Bey’e çeşitli zamanlarda âhır ihtiyaçları için ödemeler yapılmıştır.
Bunların bazıları, âhır harcı için 1000, Usta Cafer’e katırlar için
300, Erzincan’daki ahırın giderlerine 2000 Bulgari bahası için 80,
sahtiyan bahası olarak 60 akçe olmak üzere toplam 6.450 akçe harcama
yapılmıştır.
AB JX.Kabil Bey’e Kendi Mevacibi İçin Teslim Edilen
Kabil Bey, Paşa’nın devlet merkezinde bulunan ve onun özel
ve devletle ilgili işlerini gören kethudasıdır. Onun için Dergâh-ı Ali
Kethüdası da deniliyordu. Devlet büyüklerine Paşa adına pişkeşleri
de o vernektedir.
Bu kalemin giderleri AB-I de yazılmıştı. Burada tekrar yazılmak
suretiyle dikatten kaçınmış ve 22.200 akçe fazla ödeme yapılmıştır.

AB X. Hassa Develerinin Çeşitli Giderlerine Verilen
Hassa develerine bakanların başında Sarvan Ağa’nın bulunduğu
anlaşılmaktadır. Divane Veli’nin de onun yardımcısı olduğu görülüyor.
Bu kalemdeki harcamalar tuz, kükürt ve barınak için yapılmış-
tır. Toplam masraf ise 2894 akçe gösterilmiştir.

AB.XI. Çeşitli Kimselere Yemek Masrafı
Saraçlara verilmiş olan yemeğin geri kalan ücreti için 400, Kö-
mürcü Hüseyin Çavuş’un yemek behası için 60, ve saire giderler
olmak üzere toplam 520 akçe verilmiştir.
AB.XII. Eski ve Yeni Arap Eminlerine Teslim Edilen
Ayas Paşa’nın eski arpa emininin adı Hüseyin, yenisininki ise,
Beham’dır. Herhalde bu Hüseyin, yukarıda öldüğü bildirilen Hüseyin
Bey olacaktır. Çünkü bu Hüseyin Bey’in cenaze, dua ve yemek
masrafları Paşa’nın bütçesinden ödenmişti.
Bu kaleme bütçeden çoğunlukla arpa ve buğday alımları için
ödemede bulunulmuştur. Bunun için toplum 39.432 akçe verilmiştir.
AB .XIII. Yekil-i harç Mehmed Baliye Yapılan Teslim
Vekil harça, dolayısiyle bu kaleme verilen paralar çeşitli alımlar
için kullanılmıştır. Bunlardan dikkati çekenleri şunlardır: Tavuk
alımı için 200, 45 baş koyun için, 25’i 31, 20’si 25 akçeden olmak
üzere 1.475, yine tanesi 36 akçeden 119 koyun için 4.343, 377
muhtelif koyun alımında 300’ü 35’er akçeden, 77’si 33’er akçeden
olmak üzere 17.384; koyun borcu için 3.000, koyun bahası için
10.041, develere pamuk yağı bahası için 3.000, koyun bahası için
910, kassablar için 2.000, un bahası için 3.855, tekrar koyun bahası
için 6.000 ve çeşitli diğer alımlar için olmak üzere toplam 78.831
akçe sarfedilmiştir. Bunun 39.153 akçesi koyun alımı için kullanılmıştı.

AB .XIV. Cebehane Levazimatı İçin Cebeci-Başına Teslim
Bu kalem Ayas Paşa’nın bir Cebeci-başısı bulunduğunu göstermesi
bakımından önemlidir. Bu kalemden Neccarlar (marangozlar)
için 200, silah için de 400 akçe olmak üzere buradan 600 akçelik
harcama yapıldığını görüyoruz.
AB-XV. Mehterhane Levazimati İçin Mehter-başına Teslim
Bu bölümden Ayas Paşa’nın bir mehterbaşısı, ayrıca hayme
(Çadır) ve alem mehterleri bulunduğunu ve her grubun da ayrı ayrı
birer mehterbaşısı olduğunu öğreniyoruz. Bu bölümdeki harcamalar
çivi, kirpas, pamuk ipliği ve mıh alımları için yapılmıştır. Miktarı
ise 6670 akçe tutmaktadır.                                                                                                                                                                                                             AB .XVI .Çeşitli Harcamalara Verilen
Bu bölümde Paşa’nın hazinesinden Erzurum, ve Erzurum dı-
şında yapılan tamir, alım ve diğer ihtiyaçlar için ödemelerde bulunulmuştur.
Bunların sırası şu şekildedir: Horasan Baba zaviyesinin
tamirat ve düzenlenmesine 420, Ulucami için mum alımına 100,
çırak Gürcü ücretine 4200, Paşa’nın havuzunun onarımına 108, beheri
birer sikkeden 28 sahan ve tepsi 4 sikke 40 akçe nakit olmak
üzere mutfak masrafı için 1920; Enderun kethüdası tarafından yaptırılan
Erzincan-kapı’dan Tebriz-kapıya kadar kaldırım döşenmesi
işi için 8700, Kürkçü Cafer elinden hazine kullarının 3 kat kürk bahasına
herbiri 50’den 150 akçe; hayme mehterleri için üç batman
iplik alımına 360, iki adet şatırın tâcı bahasına 300, Erzincan’a gittikleri
vakit hazine kullarına çuka bahası için 2400, Gazi Kethüda
tarafından Rüstem Paşa zemininin tapu resmine 1320, Mustafa Bey
ve Mahmud Bey gittikleri vakit Mustafa elinden îran elçisine yol
parası 90, Pervane Ağa’nın defterine göre Kara-arz’a ava gidildiği
vakit harcanan 1246; zevvak kilercisi Hüsrev ile zevvak mehteri
Ali’ye 2 adet mehvare bahası için 120’den 240 akçe; Karakoç Çavuşun
defterine göre, Ilıca’nın tamir ve onarımına 3.031, Paşa’nın
odasının yapımı masrafına 4.002 akçe Hüseyin Bey türbesinin yapı-
mına, ırgat ve ustaların yemeklerine 8400, ve Enderun mehterinin
çakşırı için kırmızı çuka bahası olarak 90 akçe olmak üzere toplam
40.447 akçe harcanmıştır.
AB-XVII.İn’amat’a (Yardımlara)
Bu kalemden muhtelif kimselere çeşitli yardımlar yapılmıştır.
Bunların bazılan şunlardır:
Hasan-Keyfli dervişe 200, Bağdad’dan gelen Baba Halil’e 300,
İran’dan gelen Seyyid’e 560; İran’a gittiği vakit Gönüllüler-ağası
Hvace Sinan’a 200; Abdi Bey’in validesine 6.000; Erzincan’da
Hilâlî Çelebi’nin müfredat defterine göre Odabaşı’ya 7200; İstanbul’a
gittiği vakit at bahası olarak Bölükbaşı Sinan’a 300; İran’dan
gelen Kızılbaş Sultan Ali’ye 500; Gürcistan’a gittiği vakit Ferhad’a
at bahası için 300; Hazinedar vasıtasıyla Derviş Nazar Dede’ye
400; Mehmed ve Mustafa Bey’e Diyarbekir’den gönderilmiş azizlerden
Veled Şeyh’e 300, Mirî hava bahası için gelmiş Dergah-ı âli
çavuşuna 300; kızılbaştan gelen yeniçerilere 50 olmak üzere toplam
16.750 akçe sarfedilmiştir.                                                                                                                                                                                                             AB-XVIII Ramazan Bayramında Bazı Görevlilere Bahşişler
962 Ramazan bayramında katırbakıcılarına 20, alem mehterlerine
300, ahçılara ise 500 akçe bayram bahşişi verilmiştir. Bunların
toplamı 820 akçedir.
AB-XIX- Kurban Bayramı Bahşişleri
962 Kurban bayramında, ahçılara 500, ekmekçilere 400, terzilere
400, alem mehterlerine 400, kapıcılara 100, çadır mehterlerine
280 olmak üzere hepsine 2080 akçe bayramiye verilmiştir.
AB-XX. Adı Geçenlere Yol Parası Olarak
Bu kalemden Harc-ı rah olmak üzere bazı kimselere çeşitli
miktarlarda para verilmiştir. Bunlardan İran’dan gelen Ali Çelebi’ye
Ali Subaşı vasıtasıyla 500, Kemah Subaşısı Hüseyin’e İstanbul’a
gittiği vakit 300, Hızır Çavuş’a Amid’e gittiği vakit 60, Ali
Çavuş’a Basra’ya gittiği vakit 1800, Paşa hazretlerine Erzincan’a
ava gittiği vakit 1500, katırbakıcılarına Erzurum’dan Ardahan’a gö-
türüldükleri vakit 150 ve Ali Subaşı’ya Erzurum’dan İstanbul’a gö-
türüldüğü zaman 2000 akçe olmak üzere hepsine toplam 6310 akçe verilmiştir.
AB-XXI-Kiler Malzemeleri Alımı ve Harcamalarına Verilen
Bu bölümden çeşitli alım ve harcama yapılmıştır. Bunları şu
şekilde sıralayabiliriz: Bayram Kethüda’nın müfredat defterine
göre çeşitli sebze alımı ve hammaliye için 6307, sade yağ alımı için
Bayram Kethüda’ya Gazi Kethüda tarafından hazineden 10.000,
Amid’den gönderilmiş pirinç için Ali Divane’ye 9000; Trabzon’dan
gelişi sırasında Harbende-başı vasıtasıyla 4 adet keçe bahası
olarak 300, Tekman Tuzlası âmili Umur Azer elinden 10 Kantar
(katar) tuz bedeli için 420, 57 batman pirinç bedeli olarak 1140,
500 batman sade yağ bedeli için 9000, 300 batman bal bahası 21
akçeden 6300, akçe olarak üzere 42.627 akçe ödenmiştir.
AB.XXII. Çeşitli Kumaşlara
Bu bölümdeki harcamaların çoğu piskeş ve kumaşlara yapılmıştır.
Ermeni Miruk’tan herbiri 130 akçe olan üç adet pamklu

alınmış ve karşılığında 480 akçe ödenmiştir. Bunun bedelinin 390
akçe etmesi gerekirken, bilemediğimiz bir sebeple yukarda belirtilen
meblağın ödenmiş olduğu görülmektedir. İskender Paşa’nın kapıcı-başı
için 1 kat hil’ata altın olarak 13 sikke, akçe olarak 780
akçe; 4 adet Acem kemhası için Ferhad Bey tarafından verilen
1320 akçe, “Tak”ının 330 akçe olduğu anlaşılan bu kumaş için 5
veya 50 sikke verildiği belirtiliyor. Fakat burada bir yanlışlık olduğu
anlaşılıyor. Diğer taraftan 1 tak kutni yani pamuklu için 185
akçe ödenmiştir. Abdi Bey’in annesinin tezkiresi üzerine bölükbaşı
vasıtasıyla kumaşlar bedeli olarak 7130 akçe; altı takım ve herbiri
12 sikke değerinde 72 sikke karşılığı olarak 4320 akçe, Terzi Mahmud’un
tezkiresi ve Halep’ten gelen Hamza Ağa vasıtasıyla çeşitli
peşkir ve kumaşlar bedeli olarak 402 sikke ve 15 pare karşılığı olarak
24.142 akçe; Ferhad Bey tarafından Kızılbaşlar için kumaş bedeli
9000, Acem seraseri bahası 16’şar sikkeden 32 sikke karşılığı
1920 akçe; kapıcı pamuklusu 6 adet 170 akçeden 1020 akçe, İstanbul’a
gittiği zaman Gazi Kethüda vasıtasıyla dergah-ı âli ve vüzera
ve başkalarına pişkeş bedeli olarak 216.000 akçe olmak üzere toplam
çeşitli kumaş alımlarına ve pişkeşe 266.297 akçe harcanmıştır.
Bu ödemelerden sonra El-baki bölümüne geçirilmektedir.
AB XXIII. El-baki faslı
Bu bölümde bütün harcamalardan sonra 788.987 akçe kaldığı
görülmektedir. Bu miktar hem siyakat rakamlarıyla hem de normal
rakamlarla yazılmıştır. Sonra altına “be-ciheti hasene” yani “altın
olarak” yine siyakat rakamlarıyla 13.150 sikke yazılmıştır. Bu yukarıda
belirtilen 788.987 akçenin altın karşılığıdır. Bundan sonra
“Minha” ile burada da hazineden bir çıkış görülüyor. Bu çıkışta aşı-
ğıda belirtildiği gibi olmuştur.
AB.XXIV.l. Sancak-beyi Mahmud Bey Zimmetinden
“Minha” başlığından sonra bu kalemden sancak-beyi Mahmud
Bey’e Gazi Kethüda tarafından çeşitli hasene olarak 500 sikke
ödeme yapılmıştır. Ancak bu ödemenin niçin yapıldığı belirtilmemiştir.

AB .XXIV .2. Bu kısımdan, Ayas Paşa’nın adamlarından olduğu
anlaşılan Baş Çavuşlardan Süleyman tarafından Osman Paşa’nın
Bağdad’taki evi için 600 sikke harcanmıştır. Burada ismi geçen
Osman Paşa’nın Özdemiroğlu Osman Paşa olduğu sanıyoruz.                                                                                                                                        AB .XX V-Fethül-Baki
Bu bölüm “mevcut der kise der hizane, hasene-i mütevvia”
diye belirtildikten sonra hem siyakat yazısı ve hem de rakamla
12.045 sikke olduğu ifade edilmiş daha sonra bu meblağın hazineye
2 Cemaziyel evvel sene 964 [3.III. 1557] tarihinde geldiği yazılmıştır.
Sonra bu bölüme iki mühür basılmıştır. Bunlardan üst kısımda
olanının bazı harfleri okunabiliyor. Hatta ikis Pa(şa) şeklinde görü-
lüyor, daha aşağıda Ayaş’ın “ya”sını seçmek mümkün, fakat genel
olarak üst mühür okunamıyor. Altaki mührün hatları ise hiç belli olmuyor.
Bunun gibi bütçe metninde de birbirine karışmış ve silik harfler
eksik değildir. Bu sebeple metni eksiksiz okumak mümkün olmadı.
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                ARAŞTIRMACI:Prof. Dr. Dündar AYDIN

970x250