RAMAZAN TEMİZLİĞİ

/ 7 Mayıs 2018 / 134 / yorumsuz
RAMAZAN TEMİZLİĞİ

On bir ayın sultanı ramazana hoş geldin hazırlıkları başladı. Ramazan şehri olarak nitelendirilen Erzurum’da geleneksel ramazan temizliği bütün bir şehri sarmış durumda. Sadece manevi açıdan değil sağlık açısından da birçok faydası olan Ramazanın manevi iklimi mekân temizliğine de tesir etmektedir. Ramazan iklimi ve şehir ruhunun en çok bütünleştiği şehir olan Erzurum’da Ramazan ayına duyulan hürmetin bir yansıması olarak ev, cami ve işyeri temizliğine önem verilmektedir.

Ramazan ayına hürmeten yapılan temizlik geçmişte komşu dayanışmasına dönüşürdü. Adeta saflar sıklaşır ve şeytanın girmesine müsaade edilmezdi. Mahalle kültürümüzün bütün güzelliğiyle yaşadığı dönemlerde bu dayanışma kendini tümüyle hissettirirdi. Hey gidi günler! Dedirttiren bu zamanlarda ev temizliği bütün komşuların bir dayanışması haline gelirdi. Hanımlar hep birlikte omuz omuza vererek evlerini sırasıyla temizlerlerdi. Özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç olan, kimsesiz, garip komşuların evleri hep birlikte temizlenirdi. Koskoca bir evin en fazla bir bilemediniz iki gün içerisinde camları silinir, döşemeleri fırçalanır, duvarları silinir, boyası badanası yapılırdı. Bu temizlik esnasında yaşlılar genelde çocukların bakımı ve gözetimini üstlenir, yemekleri hazırlarlardı. Genç kızlar ve gelinler ise el birliği yaparak evleri pırıl pırıl yaparlardı. Bu dönemde temizlik malzemesi olarak saplı süpürge, fırça, arap sabunu, çamaşır suyu ve eski elbiselerden yapılan yer bezleri vardı. Temizlikte karşılaşılan en büyük güçlük su yetersizliğiydi. Çeşmelerden bazen sakalarca, bazen mahallenin çocuk ve gençleriyle, çok çaresiz kalındığında ise temizlik yapan hanımlarca taşınan sular hem temizliğin hızını yavaşlatıyor hem de insanlara büyük bir zahmet veriyordu. Çeşmelerde yaşanan sıra kavgaları sayılmazsa bu çeşme başları muhabbet ve sohbet merkezi haline gelirdi. Özellikle soğuk kış günlerine yansıyan temizlik günlerinde çeşmeden su taşımak büyük bir eziyete dönüşürdü. Soğuktan dolayı sohbetler kısa olur ama aynı zamanda sıra kavgası da daha az yaşanırdı. Kış aylarında Sobaların yanmadığı yeterince ısıtılamayan yerlerde bu temizliğin ellere verdiği sızı dayanılmaz bir hale gelirdi. Ama komşuluk muhabbeti ve dayanışma gönülleri de ısıtır bir birine kaynaştırırdı.

Yaz aylarında halılar yıkanır, yorganların ve döşeklerin yünü çırpılırdı. Bu genelde evlerin avlusunda avlunun bulunmadığı yerlerde ise okul veya cami bahçelerinde yapılırdı. Özellikle çeşmelerin yakın olduğu alanlar tercih edilir ve bazı yerlerde çeşmelere bağlanan hortumlar sayesinde su sorunu çözülürdü. Temizlik esnasında yaramazlık yapan çocukları süpürgenin kokucundan nasiplerini alırlardı.

Ev temizliğinin bitirilmesiyle bu seferde cami temizliğine başlanılırdı. Camilerin temizliği yine tam bir komşu ve mahalleli işbirliği ile yapılırdı. Halıları yıkanır, süpürülür, boyası badanası yapılır ve tozları alınırdı.

Bu anlatmış olduğumuz anılar seksenli yılların ortalarına kadar devam etmektedir. Özallı yılların getirmiş olduğu hızlı dönüşüm ve liberal ekonomiye geçiş süreci ve televizyonlarda bireyselliği özendiren Amerikan programları, artan apartmanlaşma, oluşturulan toplu konut mahalleleri, şehirden yaşanan göç, artan ekonomik kaygılar, çekirdek aileye geçiş ve gelişen teknoloji ile birlikte yaşanan toplumsal dönüş süreci bu Ramazan temizliği sürecini toplumsal bir etkinlikten uzaklaştırmıştır. Şimdiki ramazan temizliği artık rutin bir hal haline gelen bireysel bir çalışma haline getirmiştir.

Artık Ramazan temizliklerinde komşu dayanışması yerine günlüğü 150,00 TL’ye gelen gündelikçi hanımlar şimdi ev temizliği yapan hanımların en büyük yardımcıları durumunda. Hemen burada kısa bir mevzuat bilgisi de verelim. Bu gündelikçi hanımları temizlik yaptıran işverenler çalıştırdıkları her bir gün için asgari ücretin günlük tutarının % 2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi ödemek zorundalar ve bunu bir SMS ile yapabilmektedirler.

Saplı süpürgelerin yerini elektrikli süpürgeler, toz bezlerinin yerini moplar, Arap sabununun yerine her türlü zemine göre geliştirilmiş olunan deterjanlar ve temizlik malzemeleri, fırçalar ve yer bezlerin yerini uzun saplı paspaslar ve temizlik bezleri aldılar. Çeşmelerden sutaşıma derdi ortadan kalktı. Evlerin içlerinde akan sular şimdi şofbenler ve kombiler sayesinde hemen sıcak suya dönüşerek ev hanımlarının hizmetine amade durumda.

Bu kış memleketinde artık yün döşek bulmak mümkün değil hatta yün yorganların sayısı da azaldı. Yün yıkama ve çırpma derdi kalktı. Gerçi şimdi evlerin avluları yok. Bahçeler apartmanların ortak alanı oldu. Sokaklar ve okul bahçeleri kamusal alan haline geldi. İsterseniz bile buraları kullanmanız pek mümkün değil. Halılar ise halı yıkama fabrikalarında yıkanmaya başladı. Halının türüne ve varsa üzerindeki lekelere göre temizlik yapılan bu fabrikalar sundukları bu hizmet karşılığında metre kare başına 4 TL ücret alıyorlar. Sizde halı fırçalama zahmetinden kurtulmuş oluyorsunuz ama öteki taraftan halı yıkanırken yapılan şakalaşmaların edilen latifelerin tadından da uzak kalıyorsunuz

Şimdi isterseniz 2018 yılı için bir ramazan temizliğinin Erzurum için maliyetini çıkaralım. Erzurum’da ortalama konut büyüklüğünün 165 m2 ve tipinin de 3+1 olduğu göz önüne alındığında bir evin ortalama temizlenme süresi en az üç gün sürmektedir. Bu temizlik süresi içerisinde en az bir gün gündelikçi bir hanımın çalıştırıldığını var sayacak olursak sigorta dâhil olmak üzere 155 TL bu hanım için ödeme yapmak zorundayız. Elektrik, su ve deterjan içinde 120 TL civarında bir harcama yapmaktayız. Erzurum’da ortalama bir konutun teşrifatında ortalama 30 m2 halı kullanılmaktadır. Bununda halı yıkama fabrikasına gönderildiğini düşündüğümüzde 120 TL de bu halıların temizliği için harcamaktadır. Bütün bunların toplamını aldığımızda Erzurum da bir Ramazan temizliğinin maliyeti en az 395 TL tutmaktadır.

Belediyeler camilerin temizliğini mahalleliler den alarak İŞKUR tarafınca finanse edilen bir belediyecilik görevi haline getirmiştir. Acaba bu hizmeti sosyal bir proje haline çevirerek bu camilerin yeniden mahalle halkı tarafınca sahiplenilip, temizlenmesi sağlanamaz mı? Mahalle camimiz mahallelilerin himayesi altına sokulup, buraların toplumsal bir merkez haline gelmesi sağlanamaz mı? Hatta tarihi camilerimiz bu projeler kapsamında bütün bir şehir halkına tanıtılıp, şehrin koruması altına alınamaz mı? Yok, edilen kadim mahallelerimiz arasında unutulmuşluğa mahkûm edilen bu eserlerimiz hanımlarımızın marifetli ellerinde temizlenerek yeniden şehrin gündemine taşınılamaz mı? En azından teravihlerde bu camileri şehrimizi tanıyoruz etkinlikleri kapsamında cemaatlerle dolduramaz mıyız?

Bir ramazan ayına daha yaklaştık. Yine hanımlar ramazan temizliğine başladılar. Camiler belediyelerce temizleniyor ve artık bunun için Ramazan ayının gelmesini beklemiyorlar. Ama o eski ramazanlar yaşanmıyor. Ortada Erzurum şehir kimliği ve ruhu yok. Madden temizleniyoruz ama gerçekten manen temizlenebiliyor muyuz? Teknolojinin ve ekonomik gelişmenin getirdiği rahatlığının alternatif maliyeti uzaklaştığımız daha doğrusu kaybettiğimiz mahalle kültürü, komşuluk ve dayanışma duygusu. Bu alternatif maliyeti madden 395 TL olarak ölçebiliyoruz ama manevi kaybı ne? Bunu gerçekten nasıl ölçebileceğiz ve nasıl telafi edeceğiz?

Manevi ve maddi kirlerden arınmak ümidiyle hayırlı ramazanlar.