reklam

ULUSLARARASI SİSTEMDE ERZURUM VE DADAŞLIK

/ 10 Kasım 2017 / 33 / yorumsuz
ULUSLARARASI SİSTEMDE ERZURUM VE DADAŞLIK
reklam
ULUSLARARASI SİSTEMDE ERZURUM VE DADAŞLIK

Son dönemlerde uluslararası sistem içerisinde yaşanan dinamik dönüşüm şehirleri uluslararası ilişkiler içerisinde ön plana çıkartmaktadır. Uluslararası sistem içerisinde önem kazanan şehirleri incelediğimizde mahalli değerlerinden evrensel mesajlar üretebilen ve bunları uluslararası seviyede pazarlamayı bilen şehirlerin olduğunu görmekteyiz. Bu yerel değerlerin ise ya şehrin bulunduğu coğrafik alan ile sıkı sıkıya ilişkin olduğu ya da tarihi, kültürel anlamlar taşıdığı dikkatlerden kaçmayacaktır.

Bu noktada hemen şehrimize Erzurum’a dönüp baktığımız zaman çok önemli bir coğrafi mekân üzerinde kurulduğundan, tarihteki en önemli imparatorlukların stratejik öneme sahip ve uğrunda birçok devletin ve imparatorluğun mücadele ettiği, tarihi ve kültürü ile ön plana çıkan bir ticaret şehri olduğunu görmekteyiz. Bu imparatorluk şehri bugün globalleşen dünya içerisinde kendilerine yeniden yer bulmaya çalışan kadim kültürlerin birleşim noktasını teşkil ederek çok kültürlülüğe sahne olmuş ve kendine özgü bir kavramı yani Dadaşlığı bağrında çıkarmıştır.

Dadaşlık, Osmanlı imparatorluğunun kültürel birikimi, İslamiyet inancının manevi değerleri ile şekillenmiş ve insani unsur olarak Türklüğe dayanan bir kavram olarak Erzurum’da gelişmiştir. Dadaşlık kendine güvene dayanan, güçlü bir psikolojik alt yapıya sahip olan, bulunduğu coğrafyayı kendine merkez edinerek tarih mekân idraki içinde oluşmuş tutarlı bir kimlik olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bu şekilde kuvvetli bir kültürel aidiyet duygusunu ifade eden Dadaşlığı, şehrin, insanın, tarihin ve kültürün birleşim noktası olduğunu ifade edecek tarzda şehirli olma hakkının bir simgesi halinde uluslararası sistemde tanımlamamız gereklidir. Tabi ki bu tanımlamayı yaparken bir yandan da Erzurum şehir belleğini, kültürünü, tarihini muhafaza etmek ve şehrin ekonomik, kültürel gelişimini ve imarını da sağlamamız şarttır. Bu stratejinin başarıya ulaşabilmesi için şehir kimliğinin ve tarihi belleğin oluşturulması olmazsa olmazımız olacaktır. Bunu başardığımız takdirde, Dadaşlık kavramını besleyen sosyolojik ve kültürel değerlerimizi tarihsel birikimimizi de katarak coğrafik alanda uygulayarak Erzurum’un dünya üzerinde yerini belirleyebilecek ve Dadaşlık kavramını uluslararası sistem içerisinde tanıtabileceğimiz evrensel bir değer haline getirebiliriz. Ancak bunu başarabilmek için Dadaşlığı ve onun insanda somutlaşmış hali olan dadaşın tanımını hamasi tanımların dışında ve sadece folklorik bir unsur olmaktan çıkararak bir şehir kimliği oluşturacak tarzda yapmamız gereklidir.

Bünyesinde biri köklü ve kendine ait bir gelenek oluşturmayı başarmış diğeri ise yeni kurulmuş ve dinamik bir yapı ihtiva etmek mecburiyetinde olan iki üniversite ihtiva eden bu şehirde bu tanımın yapılması için ciddi felsefi, tarihi, sosyolojik, siyasi ve kültürel çalışmaların yapılması gereklidir. Şimdiye kadar bir kültür merkezi olarak nitelendirilen bu şehirde bu tür çalışmaların neredeyse hiç diyebileceğimiz bir seviyede kalması ve şehir elitince ele alınmamasını düşündürücü ve manidar olduğunu söylemekten kendimi alamayacağım.

reklam