Ocak 24, 2026
DİNİ ARAÇ EDENLER

Dini kendi amacına araç etmek ❗️

FATMA AFİFE GÜRSOYBazı insanlar kendi fikrine göre Kur’an’dan Ayet bulmaya çalışıyor.
Neden?
Çünkü Kur’an’ı anlamaya çalışmıyor, Kur’an’ı kendine çalıştırmak için çalışıyor.
Hatta ayetin sadece kendi işine yarayacak bölümünü kesip çıkarıyor ve gerisini rahatlıkla gözardı edebiliyor!
Bu insanlar ayeti kendi amacına araç yapmış oluyor!
Sonra da “bak Kur’an’da isbatı var” diyor!
Oysa Kur’an bir cümle ile değil bütünüyle konuşur.
Ayetlerin bir nüzul sebebi vardır.
Bu sebebi gözardı edemezsin, kafana göre.
Sormazlar mı adama,
„Ayet mi seni yönetiyor, sen mi ayeti yönetiyorsun?“
Eğer ayet fikrini değiştiriyorsa ne âlâ!
Eğer sen ayeti tüm manasından kopararak kullanıyorsan,
senin fikrin ayeti değiştirmiş olur!
En büyük tehlike de budur işte.
Zira bu, sadece bir kişisel tespit değil; Kur’an’ın bizzat uyardığı bir zihniyettir.
Kur’an’da defalarca bu insan tipinden bahsederek şöyle der:

“Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını terk edenler”
Bakara: 85

“Ayetleri yerinden saptıranlar”
Nisâ: 46

“Sözleri bağlamından koparanlar”
Mâide: 13

Bunları okuyanlar da, çoğu zaman bu Kur’an hitaplarını sadece geçmişte yaşanmış olaylar sanır.
Hayır! Bu insan tipleri her devirde var olmuştur.
Kendi devrimizde de varlar
ve muhtemelen her daim var olacaklar.
Çünkü bu olay her çağın imtihanıdır.
Kur’an bu zihniyeti sadece eleştirmez, ağır şekilde uyarır.

“Hevasını ilâh edinen kimseyi gördün mü?”
Câsiye: 23

Çünkü burada mesele bilgi değil, hevâdır.
Ayet, gerçeği göstermek için değil;
isteği meşrulaştırmak için kullanılır.

Yine uyarır:

“Onlar kelimeleri yerlerinden kaydırırlar.”
Mâide: 41

Yani ayeti inkâr etmezler,
yerini değiştirirler.
Tam da bugün yapılan budur.
Ve Kur’an son noktayı koyar ve şöyle der:

“Hakkı bâtılla karıştırmayın ve bile bile gerçeği gizlemeyin.”
Bakara: 42

Çünkü hak ile bâtıl karıştığında,
ortaya din değil, meşrulaştırılmış bir arzu çıkar.
İşte bu yüzdendir ki,
Kur’an’ı kendi amacına araç eden kişi,
dini savunduğunu zanneder ama
en büyük tahribatı dinin kendisine yapar.
Artık Din düşmanları dışarıda değil içimizdedir!
Çünkü dışarıdaki düşman dini inkâr eder,
ama içerideki onu kullanır.
Dışarıdaki açıkça karşıdır,
içerideki ise ayetle konuşur, din diliyle meşrulaştırır.
İşte asıl tehlike burada başlar.
Zira bu noktada saldırı dine değil,
din adına yapılır.
Ve insan şunu fark etmezse,
dini savunduğunu zannederken
dinle birlikte hakikati de yaralamış olur.
Bu yüzden mesele kimin daha çok ayet okuduğu değil,
kimin ayetin karşısında eğildiğidir.
Çünkü Kur’an,
kendine hükmettirenleri değil,
kendisine teslim olanları hidayete erdirir.

F.A.G.
#FatmaAfifeGürsoy#Dini-Araç-edenler

About The Author

Bir yanıt yazın