27 Eylül 2022

18. Yüzyılda Erzurum Kalesi’nde Bulunan Toplar ve Malzemeleri

18. Yüzyılda Erzurum Kalesi’nde Bulunan Toplar ve Malzemeleri
Listen to this article

Top, Türkçe bir kelime olup, askeri terminolojide ağır mermileri barut gazının oluşturduğu güçle daha uzak mesafelere atan bir silahtır. Topu kullanıp bu alanda uzmanlaşmış askeri sınıfa topçu, bu silahın teknik ve taktiğini kapsayan alana da topçuluk denilmektedir1.

Öncelikle barutun daha sonrada topun icat edilmesiyle birlikte ateşli silahlarda önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Top savaş meydanlarına inmesiyle birlikte en tehlikeli silah hüviyetine kavuşmuş, savaşın gidişatı değişmiş ve kale kuşatmalarında daha etkili sonuçlar alınmıştır. Top çıkarmış olduğu yüksek sesle düşman üzerinde psikolojik etki de yaratmıştır2.

Topun savaş meydanlarındaki gücünü anlayan Osmanlı Devleti topçu birlikleri oluşturmak için büyük bir çaba sarf etti. Top dökümü konusunda Avrupa’dan geri olmasına rağmen Avrupa’dan getirilen uzmanlar sayesinde bu durum ortadan kaldırıldı ve 17. yüzyıla kadar da Türk topçusu diğer topçulara göre üstünlüğünü devam ettirdi3.

Osmanlı ordusunda ilk topun ne zaman kullanıldığı ile ilgili bilgiler kesin olmamakla birlikte, Türk tarihçileri 15. ve 16. yüzyıllara ait kroniklerden hareketle 1354, 1386 ve 1389 tarihlerinde topun kullanıldığı yönünde tahminler yürütmüşlerdir. Venedik, Sırp ve Bulgar kaynakları Balkanlar’da ilk topun 1380’li yıllarda kullanıldığını belirtmişlerdir.4.

1 Muzaffer Erendil, Topçuluk Tarihi, Genel Kurmay Basım Evi, Ankara, 1988, s. 5.

2 Mücteba İlgürel, “Osmanlı Devletinde Ateşli Silahlar”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 605.

3 Cemalettin Taşkıran, “Yükselme Döneminde Osmanlı Ordusu”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 562.

4 Gabor Agoston, Osmanlı İmparatorluğunda Harp Endüstrisi ve Barut Teknolojisi (1450- 1700)”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 622.

Osmanlı Devleti’nde 1389 yılından sonra savaş malzemeleri içerisinde en fazla zikredilen silahlar içerisinde top bulunmaktadır. Osmanlı ordusu topu I. Kosova savaşında kullanmış ve bu savaşta 100 den fazla top bulundurulmuştur. Ancak en önemli gelişmeyi İstanbul’un fethinden önce ve sonrasında yaşanmıştır. Bu durumun en önemli sebepleri; Osmanlı Devletine karşı Balkanlar’da yürütülen saldırılara karşı koymak, kaleleri fethetmek, İstanbul’un muhkem surlarına karşı kal‘a döver (darbzen) topunu geliştirme mecburiyetinin olmasıdır5.

Osmanlı Devleti topraklarını Balkanlardan Avrupa’nın içlerine doğru genişleterek büyük bir güç olma yolunda ilerlerken bu ilerlemenin kalıcı olması için askeri teknolojisini geliştirmek mecburiyetindeydi. Yapılan fetihlerde ele geçirilen topraklarda bol miktarda bakır ve demir yataklarının bulunması da topların hem ucuz olmasına hem de kısa sürede üretilmesine neden olmuştur. Savaş meydanlarında elde edilen farklı nitelikte toplar da Osmanlı topçularına top dökümü konusunda yeni fikirler vermekteydi6.

Topçu ocağı, II. Murat döneminde kurulmuş ve onun döneminde büyük gelişmeler göstermiştir. Osmanlı ordusu 1430 yılında Selanik’i ikinci kuşatmasında top kullanmış ve Macar ordusunun 1444 yılında Edirne’ye taarruzda bulunma ihtimali üzerine Edirne Kalesi’nin tahkim edilmesi için de toplar bulundurmuştur. Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un fethi için yaptırdığı Rumeli Hisar ile tamir ettirdiği Anadolu Hisarı’na toplar yerleştirmiş ve Boğaz’ın geçiş kontrolünü bu toplar sayesinde sağlamıştır. İstanbul’un fethinde kullanılan top sayısı kesin olarak bilinmemekle birlikte her bir bataryada 4 top bulunmak üzere 14 batarya tesis edildiği ve toplamda 56 topun bulunduğu yönündedir. Diğer bir rivayete göre Osmanlı ordusunda İstanbul’un fethi için 200 top bulunmaktaydı7.

Osmanlı ordusunda çeşitli isimler altında ve değişik çaplarda toplar bulunmaktaydı. 15. asrın ortalarında ve İstanbul’un fethinde şayka, prankı ve havayî denilen havan topları kullanmıştır8. Macar döküm ustası Urban tarafından da 3 aylık süren bir çalışmayla tunçtan dökülen şâhî (Ejder) adıyla bilinen top döktürülmüştür. Bu topun çevresinin 12 karış olduğu, granit güllelerinin ağırlığının ise 1200 okkayı bulduğu ifade edilmektedir. Bu topun günde 8 atış yapabildiği ve 2 saatte dolduğu bilinmektedir9.

Fatih Sultan Mehmed top üretimine büyük önem vermiş ve top üretiminin sağlanacağı en uygun yer olarak İstanbul şehrinin dışında ve boğazın en iyi

5 İlgürel, Ateşli Silahlar”, s. 605.

6 Salim Aydüz, Osmanlı Devletinde Ateşli Silah Sanayi ve Top Döküm Teknolojisi ( 1453- 1566)”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 633.

7 İlgürel, Ateşli Silahlar”, s. 606.

8İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C. II, T.T.K., Ankara, 1988.s. 48, 49.

9 İlgürel, Ateşli Silahlar”, s. 606.

iskelesi yakınına bugünkü Tophane denilen yerde kurdurmuştur. Bundaki amaç savaş zamanında top ve gerekli savaş mühimmatının taşınıp, gerekli yerlere nakledilmesindeki kolaylığın sağlanmasıdır10. İstanbul’daki top kışlaları ve top dökümhanesi Galata suru dışında Kılıç Ali Paşa Camisi’nin yakınında bugün tophane denilen yerde bulunmakta idi. Rihtegân-ı top denilen top dökücüleri tarafından dönemin tüm topları burada dökülmüştür. Topçuların kışlası da top dökümhanesinin bitişiğinde bulunmuştur. Çıkan bir yangınla topçular kışlası tamamen, top dökümhanesi kısmen ortadan kalkmış, ancak 1825 yılında II. Mahmud tarafından yeniden inşa edilmiştir11.

İstanbul’un fethinden sonra da topların gelişmesine büyük önem verilmiştir. 1480 Yılında Rodos adasının kuşatılmasında 300 kiloluk gülleler atabilen büyük çaplı toplar kullanılmıştır. Ayrıca devletin sınırlarını genişletmek, yerel senyörlerin ve hanedanların bulunduğu kaleleri ele geçirip devletin otoritesini güçlendirmek için seyyar top dökümü yöntemiyle Edirne ve İstanbul dışındaki bir takım yerler de seyyar top dökümhaneleri kurulmakta ve toplar döktürülmekteydi. Osmanlı Devleti’nin fetihlerle genişleyen kimi toprakların coğrafi bakımından engebeliliği, ulaşımın zorluğu, top naklinin yapılacağı yerlerin Edirne ve İstanbul’da ki top üretim merkezlerine uzak olması gibi nedenler bu durumu gerekli kılmıştır. Taşınması çok güç olan büyük toplar parçalanıp seyyar tophanelerde tekrar döktürülerek büyük çapta muhasara topları elde edilmiştir12.

Fatih Sultan Mehmed döneminden sonrada top dökümü konusunda gerek sayısal gerekse nitelik bakımından büyük ilerlemeler görülmüştür. II. Bâyezid döneminde Portekiz tehdidi karşısında Memluklu Devletine yardım amaçlı 400 adet topun gönderilmesi Osmanlı Devleti’nin top üretiminde ne kadar ileriye gittiğini göstermektedir. Yavuz Sultan Selim döneminde de dövme demirden çok sayıda ve büyük ebatlarda toplar inşa edilmiştir. Bu topların boyu 7,46 metre, ağırlığı ise 17,5 ton olup, düz yivli toplardır. Kanuni Sultan Süleyman saltanatının ilk yıllarında topçuluğa, top dökümüne büyük önem vermiştir. Fatih Sultan Mehmed döneminde yaptırılan tophane binasını yıktırmış ve yerine daha büyük bir bina yaptırmıştır. Tophane-i Âmire de çalışanların sayısını artırarak daha fazla top üretiminin sağlanmasını hedeflemiştir13.

Osmanlı Devleti ordusu için çok sayıda topun dökümünü sağladığı gibi bu topların uzak mesafelere gülleler atmasına, isabetli atışlar sağlamasına ve etkili

10 Salim Aydüz, “Tophâne-i Âmire ve ştemilatı”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 646.

11 Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, C. III, İstanbul, 1983, s. 512.

12 Aydüz, Osmanlı Devletinde Ateşli Silah”, s. 635.

13 Aydüz, “Osmanlı Devletinde Ateşli Silah”, s. 641.

bir tesir gücünün bulunmasına önem vermiştir14. 16. yüzyılda bacalaşko, zarbazen, havayî, şayka, prankî isimlerinde çeşitli toplar kullanmıştır. 17. yüzyılın ortalarına kadar da zarbazen, miyâne, şâhî, şakaloz, prankı, marten, kolonborna miyâne ve havan topları vardı. Bu toplar için de muhtelif ağırlıklara sahip çeşitli gülleler imal ediliyordu15. Osmanlı Devleti’nin yaygın olarak kullanmış olduğu bu topların isimleri çoğu İspanyol, Portekiz ve İtalyanca kökenli olup bozulmuş bir şekilde Osmanlı diline girmiştir. Mesela; Macarların Szakallas adını verdikleri küçük el tipi topun Osmanlı’daki karşılığı şakaloz olmuştur16.

Osmanlı Devleti sınır boylarındaki kalelerin savunma gücünü artırmak maksadıyla gerek İstanbul’dan gerekse İstanbul dışındaki çeşitli tophane, cephâne ve baruthanelerden top, tüfek, barut, kurşun, gülle gibi önemli savaş araç ve gereçleri sevk ederek kalenin savunma gücünü artırmaya çalışmıştır17.

Kalelerde bulunan topçu neferleri ile top ve diğer cephânenin zaman zaman sayımları gerçekleştirilirdi. Osmanlı Devleti önemli hudut kalelerinde ihtiyaç duyulan topların eksiksiz bir şekilde bulundurulmasına özen gösterirdi18.

  1. yüzyılda Erzurum Kalesi’nde en fazla kullanılan topların şayka, şâhî ve havan topu olduğu anlaşılmaktadır19.

    1. Şayka Topu

Şayka, kale kuşatmalarında kullanılmakta olup büyük çapta gülle atan bir toptur. Tek parça halinde ve tunç madeninden yapılabildiği gibi demirden ve iki parça halinde yapılanlar da vardı20. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, şayka topları için kale dövmeye ve kalelerde kullanmaya mahsus toplar olduğunu ve bu topların büyük, orta ve küçük şayka olmak üzere üç kısımdan oluştuğunu ifade etmiştir21. 20 karış22 uzunluğa sahip şayka topu büyük, 18 karış uzunluğa sahip şayka topu orta, 16 karış uzunluğu sahip şayka topunu ise küçük şayka topu olarak sınıflandırmak mümkündür23. Erzurum Kalesi’nde bulunan şayka topları aşağıda bir tablo halinde gösterilmiştir.

14 T. Nejat Eralp, Tarih Boyunca Türk Toplumunda Silah Kavramı ve Osmanlı İmparatorluğunda Kullanılan Silahlar, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1993, s. 113.

15Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, C. II, 50.

16 Gabor Agoston, Osmanlı İmparatorluğu’nda Harp Endüstrisi”, s. 628.

17 Mehmet Yaşar Ertaş, Osmanlı Devletinde Sefer Organizasyonu”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 590.

18 Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, C. II, 45- 51.

19 BOA, C.AS. 39422.

20 Salim Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, Türk Tarih Kurumu Yayınları

VII. Dizi- Sayı: 215, Ankara, 2006, s. 344.

21 Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C. II, s. 50.

22 Karış: Salim Aydüz bir karışı 22 cm olarak hesaplamıştır. Bkz. Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 346.

23 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 347.

Tablo 1: Erzurum Kalesi’nde Bulunan Şayka Topu (29 Ocak 1742/ 22 Zilkade- 18

Haziran 1776/ 1 Cemâziye’l-evvel 1190)

Yukarıdaki tabloda Erzurum Kalesi’nde 1 adet şayka topu bulunmuş ve bu sayı değişmemiştir. Ancak yuvarlak atar gücünde değişiklik göze çarpmaktadır. Mesela; 29 Ocak 1742 (22 Zilkade 1154) tarihinde Erzurum Kalesi’nde bulunan şayka topunun 32 kıyye (42 kg) yuvarlak atar gücüne sahip olduğunu görmekteyiz28.

    1. Şâhî Topu

Şâhî, büyük top anlamında kullanılmakta olup başlı başına bir top ismi değildir29. Kalelerde bulunan şâhı topları bir okka, yarım okka, yüz dirhem gülle atanları mevcuttu30. Kaynaklarımızda daha büyük gülle atabilen şâhî toplarına rastlanılmıştır. 10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde Erzurum

Kalesi’nde 5 adet 5 kıyye, 30 adet 0,5 kıyye yuvarlak atar şâhî topu

bulunmaktaydı31. 3 Mart 1741 (15 Zilhicce 1153) tarihinde Erzurum Kalesi’nde 1 adet 22 kıyye yuvarlak atar şâhî topu, 2 adet 18 kıyye yuvarlak atar top, 1 adet 9 kıyye yuvarlak atar top, 1 adet 5 kıyye yuvarlak atar top, 7 adet 3 kıyye yuvarlak atar top ve 7 adet de 1,5 kıyye yuvarlak atar şâhî top mevcuttu32.

10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde Tophane-i Âmire’den Erzurum Kalesi’ne 20 adet top gönderilmiştir. Bunlardan 10 adedi 1

24 BOA, C.AS. 21867.

25 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 3.

26 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 2.

27 BOA, C.AS. 49794.

28 BOA, C.AS. 21867.

29 Erendil, s. 71.

30 Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C. II, s. 48.

31 BOA, MAD. d 3389, s. 22.

32 BOA, C.AS. 52653.

kıyye yuvarlak atar 9 karışlık (198 cm) şâhî topu ve 10 tanesi de 0,5 kıyye yuvarlak atar 7 karışlık (154 cm) şâhî topudur33. Erzurum Kalesi’nde tespit ettiğimiz diğer şâhî topları aşağıda tablo halinde sunulmuştur.

Tablo 2: Erzurum Kalesi’nde Bulunan Şâhî Topları (29 Ocak 1742/ 22 Zilkade- 18 Haziran 1776/ 1 Cemâziye’l-evvel 1190)

33BOA, MAD. d 3389, s. 22

34 BOA, C.AS. 21867.

Erzurum Kalesi’nde 17 Nisan 1750 (10 Cemâziye’l-evvel 1163) tarihinde en fazla bulunan top cinsi 102 adetle 0,5 kıyye yuvarlak atar şâhî topudur. 1 kıyyelik yuvarlak atar şâhî topundan da 37 adet bulunmaktadır38.

Erzurum Kalesi’nde 18 Haziran 1776 (1 Cemâziye’l-evvel 1190) tarihinde en fazla bulunan top 153 adet ile şâhî topu olmuştur. Bu 153 toptan 108 adedi kuleler de bulundurulan eski küçük toplardır. 15 adedi mengeneli küçük toptan, 2 adedi ise halkalı küçük toptur. Erzurum Kalesi’nde 15 adet topun ise görev yapamayacak durumda (amel-i gayr-i salih) kırılmış, küçük ve büyük toptan oluşmaktaydı39.

1776- 1777 (1190) yılında Erzurum Kalesi’nde yapılan yoklama sonucunda şâhî toplarından 153 adet bulunmaktadır. Bu toplardan 108 adedi kulelerde bulunmaktaydı. Diğer toplardan 15 tanesi mengeneli, 2 tanesi halkalı ve 26 tanesi küçük toptur40.

    1. Miyane Top

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, miyane topunu zarbazen denilen topun üç çeşidinden biri olduğunu ifade etmiştir41. Miyane top; orta büyüklükte bir top olup, sefer zamanlarında yoğun olarak kullanılan bir top çeşididir. Salim Aydüz,

35 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 2.

36 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 10.

37 BOA, C.AS. 49794.

38 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 10.

39 BOA, C.AS. 49794.

40 BOA, D.BŞM. TPH. d. 18701, s. 2.

41 Zarbazen topu sâhâi, miyane ve küçük olmak üzere üç çeşittir. Bkz. Uzunçarşılı,

Kapukulu Ocaklar, C.II, s. 50.

miyane toplarının 1 (1.283 gram) ve 0,5 okka42 (641,5 gram) arasında fındık43 alabildiğini belirtmiştir44. Ancak mevcut belgelerimizde Erzurum Kalesi’nde bulunan miyane toplarının 5 kıyyelik (6,4 kg) yuvarlaklara da sahip olduğu belgede kayıtlıdır. Erzurum Kalesi’nde bulunan miyane toplar tablo halinde sunulmuştur.

Tablo 3: Erzurum Kalesi’nde Bulunan Miyane Toplar (29 Ocak 1742/ 22 Zilkade- 18 Haziran 1776/ 1 Cemâziye’l-evvel 1190)

Erzurum Kalesi’nde en fazla miyane topu 29 Ocak 1742 (22 Zilkade 1154) tarihinde görülmektedir. Bu tarihte kalede 14 adet miyane topu bulunmaktaydı. 5 kıyye yuvarlak atar miyane topundan 6 adet, 3 kıyye yuvarlak atardan 4 adet, 1,5 kıyye yuvarlak atardan 2 adet 1 kıyye ve 0,5 kıyyeden birer miyane topu mevcuttu47. 18 Haziran 1776 (1 Cemâziye’l-evvel 1190) tarihinde Erzurum Kalesi’nde yapılan yoklama sonucunda 1 adet miyane (orta büyüklükte) parça top kaydedilmişti48. Miyane topunun neden azaldığı ile ilgili her hangi bir bilgiye sahip değiliz.

42 Kürkman, s. 395.

43 Eskiden kullanılan yivsiz tüfeklerin mermilerine verilen addır. Mithat Sertoğlu,

Osmanlı Tarih Lügatı, İstanbul, 1986, s. 113.

44 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 381.

45 BOA, C.AS. 21867.

46 BOA, C.AS. 49794.

47 BOA, C.AS. 21867.

48 BOA, C.AS. 49794.

    1. Şakaloz/ Çakaloz Top

Şâhî Zarbazen topundan büyük, Pırankı’dan küçük olan bir top çeşididir49. Kaz yumurtası büyüklüğünde gülle atabilen ve 30 (38,5 kg) okka ağırlığında olan bir toptur50. Büyüklüğü tüfeğe çok yakın olduğu için şakaloz tüfeği olarak da geçmektedir. Anadolu’da bulunan bir tüfek için büyük şakaloz tüfeği anlamına gelen tüfeng-i büzürg şakaloz tabiri kullanılmıştır51. 27 Ocak 1747 (15 Muharrem 1160) ve 17 Nisan 1750 (10 Cemâziye’l-evvel 1163) tarihlerinde Erzurum Kalesi’nde 4 adet şakaloz topunun bulunduğu tespit edilmiştir. 18 Haziran 1776 (1 Cemâziye’l-evvel 1190) tarihinde Erzurum Kalesi’nde yoklanılan toplar içerisinde 2 adet şakaloz52, 1776- 1777 (1190) yılında ise 2 adet çalkoz topu mevcuttu53.

    1. Havan Topu

Erzurum Kalesi’nde çeşitli nitelikte havan topları da bulunmaktadır. Evlerde ve eczacılıkta kullanılan havanlara benzediği için bu ismi almıştır. Şehir kuşatmalarında siper gerilerinde ve siperdeki hedeflere karşı kullanılmaktadır54. Havan topları diğer toplara göre daha kısa namlulu olmakta ve kuyruk kısmında bulunan muylular sayesinde istenilen yükseklik ve açı verilebilmektedir55. Havan, atış ısı büyük olup kale ve mevki savaşlarında görülmeyen hedefleri bulmada kullanılan dik mermi yollu bir silahtır. Osmanlılar havan topunu da hevayî top olarak adlandırmış ve top alarak kabul etmişlerdir. Kundak tabiri de top namlu kısmının üzerine konulduğu, muylular aracılığıyla mesafe, irtifa ve istikamet veren namluya yataklık eden silahın gövde kısmını verilen addır56. Kundaklar atıştan sonra ortaya çıkan sarsılmalara ve çarpmalara dayanıklı olmaları ve ağırlıklarında namlunun ağırlığına uygun olması gerekmekteydi57. Erzurum Kalesi’nde 10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde 6 adedi 5 kıyye ve 1 adedi de 32 kıyye yuvarlak atar mükemmel kundaklı havan topu bulunmaktaydı58. 3 Mart 1741 (15 Zilhicce 1153) tarihinde Erzurum Kalesi’nde

  1. adet havan topu daha bulunmaktaydı. Bunların 2 adedi 85 kıyye, 1 adedi 45 kıyye diğeri ise 32 kıyye yuvarlak atar havan topuydu59. Kalede bulunan havan topları aşağıda tablo halinde sunulmuştur.

49 Sertoğlu, a.g.e, s. 400.

50 Eralp, a.g.e, s. 117.

51 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 400.

52 BOA, C.AS. 49794.

53 BOA, D.BŞM. TPH. d. 18701, s. 2.

54 Erendil, a.g.e, s. 154.

55 Eralp, a.g.e, s. 138.

56 Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, s. 323. 57 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 286. 58 BOA, MAD. d 3389, s. 22.

59 BOA, C.AS. 52653.

Tablo 4: Erzurum Kalesi’nde Bulunan Havan Topları (29 Ocak 1742/ 22 Zilkade- 18 Haziran 1776/ 1 Cemâziye’l-evvel 1190)

60 Çap: Ateşli silahlarda ve toplarda namlu içinde karşılıklı iki set arasındaki mesafedir”.

Erendil, 153.

61 BOA, C.AS. 21867.

62 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 3.

63 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 3.

64 BOA, C.AS. 49794.

Erzurum Kalesi Tophânesi’nde 27 Ocak 1747 (15 Muharrem 1160) tarihinden 17 adedi havan topu bulunmakta ve bunlardan 3 tanesi de küçük havan topuydu. 2 adedi 85 çapında bir adedi ise 65 çapındaydı 65.

17 Nisan 1750/ 10 Cemâziye’l-evvel 1163) tarihinde kalede toplam 21 adet havan topu bulunmaktaydı. Bu havan topundan 13 adedi 18 çapında mükemmel kundaklı havan topu olup, kalede en fazla bulunan havan topuydu66.

Erzurum Kalesi Tophânesi’nde 18 Haziran 1776 (1 Cemâziye’l-evvel 1190) tarihinde yapılan yoklama sonucunda toplam 17 adet havan topu bulunmaktaydı. Bu havan toplarından 2 adedi 85 çapında, 2 adedi 32 çapında, 1

adedi 15 çapında, 1 adedi de 18 çapında, 11 adedi ise 18 çapındaki kırılmış

havan topundan oluşmaktaydı67. 1776- 1777 (1190) yılında Erzurum Kalesi’nde 16 adet havan topunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu havan toplarından 2 tanesi 85 çapında, 2 adedi 32 çapında, 11 adedi 18 çapında, 1 adedi ise 14 çapındaki havan topudur68.

    1. Erzurum Kalesi’nde Bulunan Diğer Toplar

Erzurum Kalesi’nde yapılan yoklama sonucunda tanzim edilen defterden Erzurum Kalesi’nde bulunan top, havan topu, çeşitli ağırlara sahip yuvarlak ve humbara çeşitleri ile çeşitli cephâne ve mühimmatla ilgili bilgilere ulaşmak mümkün olmuştur. Bu tarihte Erzurum Kalesi’nde mevcut olan toplar tablo halinde aşağıda sunulmuştur.

65 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 2.

66 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 3.

67 BOA, C.AS. 49794.

68 BOA, D.BŞM. TPH. d. 18701, s. 2.

Tablo 5: Erzurum Kalesi’nde Yoklaması Yapılan Toplar (10 Ağustos 1740/ 17 Cemâziye’l-evvel 1153 ile 1776- 1777/ 1190)

10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde Erzurum Kalesi’nde

  1. adet 5 kıyye yuvarlak atar top,73 3 Mart 1741 (15 Zilhicce 1153) tarihinde 1 adet 9 kıyye yuvarlak atar top, 1 adet 5 kıyye yuvarlak atar top ve 7 adet 3 kıyye yuvarlak atar topun bulunduğu tespit edilmiştir74.

Erzurum Kalesi’nde 18 Haziran 1776 (1 Cemâziye’l-evvel) tarihinde 13

adet eski top bulunmuş ve bu topların 3 adedi 18 kıyye, 1 adedi 11 kıyye, 5 adedi 5 kıyye, 4 adedi 3 kıyye yuvarlak atar toptan oluşmaktaydı75.

1776- 1777 (1190) yılında Erzurum Kalesi’nde kaydedilen yoklama defterinde Erzurum Kalesi’nde mevcut olan top ve mühimmatı ile yine aynı yılda İstanbul’dan tedarik olunan çeşitli mühimmatlar da kaydedilmiştir. 1776- 1777 (H. 1190) yılında Erzurum Kalesi’nde 14 adet mükemmel kundaklı top bulunmaktaydı. Bu toplardan 1 adedi 22 kıyye yuvarlak atar toptan, 3 adedi 18 kıyye yuvarlak atar toptan, 1 adedi 11 kıyye yuvarlak atar toptan, 5 adedi 5 kıyye yuvarlak atar toptan, 4 adedi ise 3 kıyye yuvarlak atar toptan oluşmaktaydı76.

69 BOA, MAD. d 3389, s. 22.

70 BOA, C.AS. 52653.

71 BOA, C.AS. 49794.

72 BOA, D.BŞM. TPH. d. 18701, s. 2.

73 BOA, MAD. d 3389, s. 22.

74 BOA, C.AS. 52653.

75 BOA, C.AS. 49794.

76 BOA, D.BŞM. TPH. d. 18701, s. 2.

    1. Tophane ve Tophane’de Bulunan Toplar

Tophane kelimesi top dökümünün gerçekleştiği ve kundaklandığı yer olarak tarif edildiği gibi baruthane, top güllesi mahzeni ve top deposunu kastetmek amacıyla da kullanılmaktadır77. Osmanlı Devleti gerekli gördüğü ve ihtiyaç duyduğu tophaneleri İstanbul dışındaki bir takım yerlerde ve önemli hudut kalelerinde bulundurmuştur. Osmanlı Devleti’nin Avrupa da; Belgrat, Budin, İşkodra, Pravişte, Temeşvar, Anadolu da ise; Bilecik, Van, Kığı gibi yerlerde top gülleleri yapılır ve gerekli yerlere nakledilirdi. Top ve top mermisinin yapımı için ihtiyaç duyulan dökücü ustaları ve ameleler İstanbul’dan gönderilirdi78.

Erzurum Kalesi’nde tophâne mevcut olup, bu tophânenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Tophane ilk zamanlarda taş ve topraktan yapılmış, binası yağmur ve kardan dolayı büyük bir tahribat uğramış ve kullanılamaz hale gelmiştir. Bunun üzerine 1576 tarihinde tophaneye kargir bir bina yapılarak yeniden kullanıma sunulmuştur. Erzurum tophanesi, Osmanlı– Safevi savaşları esnasında stratejik konumundan dolayı çok önemli üretimler gerçekleştirmiştir. Mesela; 1604 yılında Sinan Paşa’nın şark seferinde kullanması için 100 adet şâhî ve 20 adet miyane darbzen topu Erzurum Tophânesi’nde döktürülmüştür. Dökülen bu top miktarı Erzurum tophanesinin üretim kapasitesinin ne derece yüksek olduğunu göstermesi açısından önemlidir79. IV. Murad Safeviler üzerine sefere çıkarken de Erzurum Tophanesi’nde top döktürmüştür80.

İstanbul’da bulunan topçu ocağında en büyük amir olarak topçu başı (ser topi) bulunmakta ve dökümhane de ona bağlıydı Topçu başından sonra en yetkili kişi ise dökümcü başı bulunmakta ve onun emrinde dökümcü, muavin, burgucu, marangoz, demirci, yamacı gibi yardımcı personeller bulunmaktaydı81. İstanbul’da bulunan bu personellerin bir benzeri de Erzurum Kalesi’nde görülmüştür. 10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde Erzurum Kalesi’nde 1 dökümcü ocağı ve 1 adet demir ocağının bulunduğunu tespit edebilmekteyiz. Dökümcü Ocağında 3 dökücü, demir ocağında da 3 demirci ve ayrıca kalede 2 marangoz bulunmaktaydı82. Dökücüler, dökümcü başının maiyetinde bulunan dökümhanenin teknik personeli olup dökümcü başılar tarafından taşraya görevlendirilirdi83. Osmanlı Devleti 1667 tarihinde bir dökmeci bölüğü oluşturmuştur84. Top dökümü, gülle yapımı ile görevlendirilen

77 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 38.

78 Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, C. II, 45- 47.

79 Ümit Koç, XVI. Yüzyılda Anadolu’sunda Sanayi, Ankara, Nisan 2006, s. 31. 80İbrahim Hakkı Konyalı, Abideleri ve Kitabeleri İle Erzurum, İstanbul 1960, s. 274. 81 Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, C. III, s. 513.

82 BOA, MAD.d. 03389, s. 22.

83 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 159, 160.

84 Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C. II, s. 56.

dökümcüler kul oğlanlar ve acemi oğlanlardan seçilir ve ulûfeli olarak görev yaparlardı85.

6 Şubat 1741 (20 Zilkade 1153) tarihinde Erzurum Tophânesi’ne

İstanbul’dan 13 adet marangoz, 4 adet baltacı, 3 adet kâtip, 4 adet burgucu, 9 adet hamal ve 2 adet errekeş gönderilmiştir. Erzurum Tophânesi’ne giden 3 adet kâtibin her birine 35 akçe yevmiye verilmiştir. Bu kâtiplerin her birine 54 günün sonunda 1.890 akçe ödenmiştir86. Kâtipler dökülecek topların, kullanılacak malzemelerin miktarını deftere kayıt ederdi87.Baltacılar gelen odunları parçalamak amacıyla görev almışlardır88. Erzurum Tophânesi’nde 4 adet baltacı görev almış 35 akçelik bir yevmiye ile 18 günün sonunda her birine

2.240 akçe ücret verilmiştir89.

Erzurum Tophânesi’ne İstanbul’dan errekeşler de gönderilmiştir. Errekeşler, top kalıbının yapımı ile uğraşmakta ve keresteleri ölçülere uygun bir şekilde kesmekle görevliydiler90. Tophâne de 2 adet errekeş bulunmuş ve 35 akçelik bir yevmiye ile 6 günün sonunda her birine 420 akçe ödenmiştir. 6 Şubat 1741 (20 Zilkade 1153) tarihinde Erzurum Tophânesi’ne İstanbul’dan gönderilen marangoz, baltacı, kâtip, burgucu, hamal ve errekeş Aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Tablo 6: Erzurum Tophânesi’ne İstanbul’dan Gönderilen Teknik Personel İle Sanatkârların Sayı ve Ücretleri (6 Şubat 1741/ 20 Zilkade 1153)91

85 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 168.

86 BOA, MAD.d. 03389, s. 24

87 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 156.

88 Zafer Gölen, Osmanlı Devleti’nde Baruthâne-i Âmire (XVIII. Yüzyıl), T.T.K., Ankara, 2006, s. 101.

89 BOA, MAD.d. 03389, s. 24.

90 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, 175.

91 BOA, MAD.d. 03389, s. 24.

29 Ocak 1742 (22 Zilkade 1154) ile 10 Cemâziye’l-evvel 1163) tarihleri arasında Erzurum Kalesi Tophânesi’nde bulunan topları tespit etmek mümkün olmuştur. Aşağıdaki tabloda bu toplar gösterilmiştir.

Tablo 7: Erzurum Tophanesi’nde Bulunan Toplar (29 Ocak 1742/ 22 Zilkade 1154-

17 Nisan 1750/ 10 Cemâziye’l-evvel 1163)

92 BOA, C.AS. 21867.

Erzurum Kalesi Tophânesi’nde 29 Ocak 1742 (22 Zilkade 1154) tarihinde 16 adet top tespit edilmiştir. Bu topların 4 adedi eskidir. Bu toplardan 2 adedi 18 kıyyelik yuvarlak atar mükemmel kundaklı büyük toptan, 1 adedi 16 kıyyelik mükemmel kundaklı toptan diğeri ise 9 kıyyelik yuvarlak atar eski toptur95.

27 Ocak 1747 (15 Muharrem 1160) tarihinde Erzurum Kalesi Tophânesi’nde mevcut bulunan top, havan topu, yuvarlak, humbara ve diğer mühimmatla ilgili Erzurum Kalesi tophanesi Başvekili Hasan tarafından ayrıntılı bir yoklama yapılmıştır. Bu yoklamanın sonucunda tophanede muhtelif türde 30 adet top kayıtlıdır96.

Tablo 42’de anlaşılacağı üzere 17 Nisan 1750 (10 Cemâziye’l-evvel 1163) tarihinde Erzurum Kalesi’nde mükemmel kundaklı büyük toplar bulunmaktaydı. Büyük topların dışında bazı topların eskimiş ya da kırılmış olduğunu anlamaktayız. Mesela; mükemmel kundaklı eski toptan 7 adet, mili içinde ve milinden yukarısı kırık toptan 10 adet, kalıbı kırılmış eski kundaklı toptan 10 adet kalede yapılan yoklama sonucunda kaydedilmiştir97.

93 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 2.

94 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 10.

95 BOA, C.AS. 21867.

96 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 3.

97 BOA, D.BŞM.d. 2950, s. 10.

2. Top Arabaları Ve Top Arabalarına Ait Çeşitli Koşumlar

Osmanlı Devleti çok çeşitli nitelikte, ağırlık ve ebatlara sahip top döktürmeye başlayınca bu topların savaş meydanlarına taşınması için top arabacıları ocağı kuruldu. Bu toplardan hafif olanlar deve ve katırlarla taşınırken, büyük olanların taşınması için de top arabacıları ocağı görevlendirildi. Osmanlı Devleti’nin sınırlarının gelişmesiyle topların uzak yerlere taşınması büyük bir hazırlık gerektirmekteydi98. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul kuşatması sırasında Edirne’de döktürdüğü toplar mandalarla taşınmıştır99. Yavuz Sultan Selim ise Çaldıran, Ridaniye ve Mercidabık savaşlarında topların taşınması için “top sürme” tabiri denilen yağlı kazıklar kullanmıştı100.

Osmanlı Devleti uzun bir süre top arabalarını kullanmış, Anadolu ve Rumeli’de uzun mesafeler için deve kullanırken, kısa mesafeler için de araba kullanmıştır101.

Top arabaları imalathanesi, İstanbul tophanede kurulmuş olup bu imalathanede topların ağırlıklarına ve biçimlerine göre çeşitli top arabaları yapılmıştır. 16. yüzyılda top arabaları için gerekli olan döşeme ağaçları Hırvatistan’dan, top arabalarını çeken atlar, Eflak ve Boğdan’dan karşılanmıştır. Top çeken atların kuvvetli, arazi yapısının zor olduğu yerlerde de top arabalarını çekebilecek dayanıklı olanlarından seçilirdi102.

Top arabaları imalâthanesinde topların taşınması için çeşitli araba ve tekerlekler yapılmıştır103. Top arabalarının üretildiği imalâthaneye kârhane denilmiştir104. Osmanlı Devleti’nde kullanılan kundaklar, metin ağaçlardan yapılmakta olup taşıdıkları topa göre değişmektedir. Kundağın arabasında bulunan tekerlekler de oldukça kuvvetli ve demirden yapılmaktaydı105. Kundakların bağlı olduğu top arabaları da bir dingil ve iki tekerlekten oluşmaktaydı106. Osmanlı ordusu 1541 yılında Budin’i ele geçirdikten sonra burada bulunan tophane Osmanlı topçuları tarafında incelenmiş ve düz demir dingil kullanımının yerine daha farklı bir dingil ve kundak kullanımı olmuştur. Dört tekerlekli bir araba üzerine geçirilen iki demir yatak içine muylular107 yerleştirilmiş ve iki tekerleklilere göre daha kullanışlı olduğu anlaşılmıştır108.

98 İlgürel, “Osmanlı Devletinde Ateşli Silahlar”, s. 607.

99 Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C.II, s. 97.

100 İlgürel, “Osmanlı Devletinde Ateşli Silahlar”, s. 607.

101 Mehmet İşpirli, “Araba”, DİA, C. III, İstanbul, 1991, s. 243.

102 Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, C. II, s.

103 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 291.

104 Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, C. II, s. 202.

105 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 288.

106 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 291.

107 Muylu; Top namlusunun dikine hareketini sağlamak maksadıyla iki yanına yapılmış mil veya çıkıntılı destekler”. Erendil, s. 158

108Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 289.

22 Ekim 1734 (24 Cemâziye’l-evvel 1147) tarihinde Top Arabacıbaşı Ağa tarafından İstanbul’da ki mevcut kârhâneden Erzurum Kalesi’ne 40 adet şâhî top arabası gönderilmiştir. Bu top arabalarından 8 adedi 1,5 kıyyelik şâhî top arabası iken, 32 adedi ise 300 dirhem yuvarlak atar şâhî top arabasıdır. Bu 40 adet şâhi top arabaları İstanbul’dan Trabzon İskelesi’ne gemiyle, Trabzon’dan da Erzurum Kalesi’ne mekkâre taifeleriyle getirilmiştir. Trabzon’dan Erzurum’a gönderilecek top arabalarının nakilleri için gerekli olan mekkâre taifelerinin Trabzon ambar emini marifetiyle tedarik edilmesi ve lazım gelen ücretlerin de Trabzon’daki emval-i mîrîyeden karşılanması şartıyla Erzurum’a nakil ettirilmesi istenmiştir109.

İstanbul’daki kârhaneden gönderilen 40 adet top arabası için çeşitli koşumlarda da gönderilmiştir. Bu koşumlara baktığımızda; at eyeri olan kantarmadan 176 adet kantarma, 88 adet kaltak110, 800 adet kayış gönderilmiştir. Top arabaları için demir ve keresteden mamul edilmiş çeşitli araç- gereçlerde gönderilenler arasındadır. 200 adet demir taban, 2.000 adet çivi tabanı, 8 çift kefçe, 200 adet dingil başlı cıvata, 20 adet demir boncuk, 30 adet ağaç dingil nakledilmiştir. 50 adet çatal ağaç, 40 adet ok, 30 adet haç ağaç, 20 adet ağaç boncuk, 20 adet gürgen, 40 kıyye çeşitli çivi, 200 adet parmak111 gönderilen diğer malzemeler arasında yer almıştır112.

8 Ağustos 1740 (15 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde Erzurum’da bulunan serasker için İstanbul’dan 30 kıta şâhî top arabası ve 5 kıta havan topu arabası gönderilmiştir. Bu 30 kıta şâhî top arabalarından 20 kıtası ile 5 kıta havan topu arabası İstanbul’daki kârhâneden verilmiştir. Top ve havan arabalarının İstanbul’dan Trabzon İskelesi’ne ve Trabzon’dan da Erzurum’a nakledilerek Top Arabacıbaşı İbrahim Ağa’ya teslim edilmesi istenmiştir. Ayrıca İstanbul’da ki kârhâneden top arabaları için 20 adet tomruk, 10 tanesi yedek olmak üzere 90 adet dingil, 40 adet yastık, 1.000 adet parmak gönderilmiştir113.

109 BOA, C.AS. 45784.

110 Kaltak: Arabanın tahta aksamıdır. Tahir Sevinç, “17. Yüzyıl Sonlarında Başarısız Bir Sefer Girişimi: 1695 Mora Seferi”, History Studies, Volume 2/ 3, 2010, s. 291.

111 Parmak; tekerleğin merkezden çıkan aksam parçalarıdır”. Erendil, s.159.

112 BOA, C.AS.45784.

113 BOA, MAD.d. 3389, s. 24.

Tablo 8: Tophane-i Âmire’den Erzurum Kalesi’ne Top ve Top Arabaları İçin Gönderilen Mühimmat (10 Ağustos 1740/ 17 Cemâziye’l-evvel 1153)114

Mühimmat ismi

114 BOA, MAD. d. 3389, s. 22, 23.

115Hartuç; topçulukta bezden ya da kartondan yapılmış barut kesesi olup bu kesenin içinde bulunan barut miktarı da mermilerin gideceği mesafeye göre değişmektedir. Erendil, a.g.e, 154.

116 Arş; taht, çardak, tavan, kubbe gibi anlamları vardır. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, s.87.

117 Aşkı: Derilerin yüzlerini parlatmaya yarayan şimşirden yapılmış perdah aleti. Ümit Koç, XVI. Yüzyıl Anadolu’sunda Sanayi, s. 187.

118 Verdinar (Köknar): Çamgiller familyasının Abies cinsini oluşturan 40 kadar ağ türünün ortak adıdır. Selüloz ve ğıt endüstrisinde, inşaat ve mobilyalarda kullanılmaktadır. Neslihan Sönmez, Osmanlı Dönemi Yapı ve Malzeme Terimleri Sözlüğü, Ağustos,1997, İstanbul, s. 110.

119 Daldız: Marangozların ağaçları oymak için kullandıkları oluklu demir aletidir. Ali Püsküllüoğlu, Türkçe Sözlük, İstanbul, 1995, s. 409.

120 Kemane: “Yontucuların mermer vb. delmek için kullandıkları keskin kalem”. Püsküllüoğlu

,a.g.e, s.930.

10 Ağustos 1740 (17 Cemâziye’l-evvel 1153) tarihinde İstanbul’dan Erzurum’a topların taşınması için 12 adet mükemmel tekerlek ve bu tekerleklerin aksamı olarak 4 adet demir dingil, 1,5 kıyyelik 33 adet demir maymuncuk, 10 adet toparlak123, 12 adet maymuncuk bayrağı bulunmaktadır. Top arabalarının dingili ve tekerlekler için kullanılan tüm parçalar demirden yapılmaktaydı124. Ayrıca 200 adet top sakalı, 33 adet 0, 5 kıyyelik top kefçesi125 Erzurum Kalesi’nde bulunmaktadır126.

Sonuç

Erzurum Kalesi, Osmanlı Devleti’nin şark hududun da Kafkasya ve İran’a açılan tarihi ipek yolunun en önemli kavşak noktasın da bulunmaktadır. Bu nedenle askeri ve stratejik öneme haiz bir kale konumundadır. Osmanlı ordusunun gerek İran ve gerekse de Kafkasya’ya yönelik askeri seferleri

121 Küskü: Taşları yerinden oynatmak ya da taşa, duvara delik açmak kullanılan uzun, ağır, bir ucu sivri manivela demir. Sönmez, s. 69.

122 Kınneb: Bir tür İnce sicimdir. Ferit Devellioğlu, Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ankara, 1998, s. 515.

123 Toparlak; Topu araba haline getiren ve önünde hayvan koşulmasına uygun düzeni bulunan tekerlekli sandıktır. Bu iki tekerlekli araç mevzideki topu toparlamasından dolayı muhtemelen bu ismi almıştır. Erendil, a.g.e, s. 160.

124 Aydüz, Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, s. 235.

125 Farsça da kefçe kepçe anlamına gelmektedir. Kepçegir ise top dökümü için eritilen demiri başka bir yere nakleden işçiye verilen addır. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, C. II, s. 237.

126 BOA, MAD. d 3389, s. 22.

organize edildiği, askeri ve lojistik anlamda önemli bir üs durumundadır. Stratejik konumundan dolayı çeşitli türde silah ve mühimmat Erzurum Kalesi’nde bulundurulmuştur. Bu silah içerisinde dönemin en etkili ve vurucu özelliğine sahip olan çeşitli çap ve büyüklükte toplar da yer almıştır. Bu topların bir kısmı İstanbul’dan Erzurum’a nakledilen toplar olduğu gibi Erzurum Tophânesi’nde top dökümü de gerçekleştirilmiştir. Erzurum Kalesi’nden civar kalelere nakledilen toplarda yer almıştır.

18. yüzyılda Erzurum Kalesi’nde mevcut bulunan toplara bakıldığında şayka, şâhi, miyane, şakaloz ve havan toplarının olduğu görülmektedir. Şâhi topunun diğer toplara nazaran daha fazla bulunduğu görülmektedir. 1742-1776 tarihleri arasında da kale kuşatmalarında kullanılmakta olan ve büyük çapta gülle atan şayka topundan 1’er tane kalede yer almıştır. Topların intikalinde top arabaları ve top arabalarının aksamında kullanılan pek çok parça Erzurum Kalesi’nde tamir, bakım ve onarımdan geçirilmiştir. Top arabaları İstanbul’dan Trabzon’a ve Trabzon’dan da Erzurum Kalesi’ne nakledilmiştir.

KAYNAKÇA

  1. ARŞİV KAYNAKLAR

1. 1. Muallim Cevdet Tasnifi- Askeriye ( C. AS.)

21867, 49794, 52653, 45784.

1. 2. Maliyeden Müdevver Defter Tasnifi ( Mad. d.)

3389

1. 3. Bâb-ı Defteri Baş Muhasebe Kalemi Defterleri ( D.BŞM. d)

2950

  1. 4. Bâb-ı Defteri Baş Muhasebe Kalemi Tophâne-i Âmire Defterleri ( D.BŞM. TPH.d) 18649, 18701.

  1. TETKİK ESERLER

AGOSTON, Gabor; “Osmanlı İmparatorluğunda Harp Endüstirisi ve Barut Teknolojisi (1450- 1700)”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 622- 633.

AYDÜZ, Salim; Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi, Türk Tarih Kurumu Yayınları

VII. Dizi- Sayı 215, Ankara, 2006.

; “Osmanlı Devletinde Ateşli Silah Sanayi ve Top Döküm Teknolojisi ( 1453- 1566)”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 633-642.

DEVELİOŠLU, Ferit; Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügât, Ankara, 1998.

ERENDİL, Muzaffer; Topçuluk Tarihi, Genel Kurmay Basım Evi, Ankara, 1988.

ERTAŞ, Mehmet Yaşar;, “Osmanlı Devletinde Sefer Organizasyonu”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 590- 597.

ERENDİL, Muzaffer; Topçuluk Tarihi, Genel Kurmay Basım Evi, Ankara, 1988.

Eralp, T. Nejat; Tarih Boyunca Türk Toplumunda Silah Kavramı ve Osmanlı İmparatorluğunda Kullanılan Silahlar, Türk tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1993.

GÖLEN, Zafer; Osmanlı Devletinde Baruthane-i Amire(XVIII. Yüzyıl), Ankara, 2006.

İŞPİRLİ, Mehmet; “Araba”, DİA, C. III, İstanbul, 1991, s. 243-245.

İLGÜREL, Mücteba; Osmanlı Devletinde Ateşli Silahlar”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 605- 611.

KOÇ, Ümit; XVI. Yüzyılda Anadolu’da Sanayi, Ankara, Nisan 2006. KONYALI, İbrahim Hakkı; Abideleri ve Kitabeleri İle Erzurum, İstanbul 1960. PÜSKÜLLÜOŠLU, Ali; Türkçe Sözlük, İstanbul, 1995.

SERTOŠLU, Mithat; Osmanlı Tarihi Lûgatı, İstanbul 1986.

SEVİNÇ, Tahir; “17. Yüzyıl Sonlarında Başarısız Bir Sefere Girişimi: 1695 Mora Seferi”, History Studies, Volume, 2/ 3, 2010, s. 285- 306.

TAŞKIRAN, Cemalettin; “Yükselme Döneminde Osmanlı Ordusu”, Osmanlı, C. VI, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 562- 572.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı; Osmanlı Devleti Teşkilatından Kapukulu Ocakları (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı), C. I, II; T.T.K., Ankara, 1988.                     Arast.Yazar:

Uğur DEMLİKOČLU

Bir cevap yazın